2
Yorum
9
Beğeni
0,0
Puan
882
Okunma
yalnızlıktan gelmişler
içi öyle boş ona bütün dünya masallarını anlattıkça
korku tanrının oynadığı bir oyundur diyebilirim
bütün saraylar
altın ırmaklar saklı kapılarını açtı
basit bir sevgiyi alıp gitmek istiyordum
orada bir kaç yeşil ağaç yaprakları güneşe doğru
kaçabileceğimizi umuyordum
oysa geride kalanların öç alma isteği öyle güçlü ki
kapıları görüp ardında ne var diye düşünmek
düşünürken parçası olduğun bu hayale
bu hayaldir diyebilmenin zorluğu
karışınca hayatın gerçeklerine duruldu
bir kaç ölüyü kuyulara götürüp gömdüler
niçin karıştırıyorsunuz ve kimin için bu mucize
artık kalkıp yürüyemezler
bir söz de söyleyemezler ancak
serbest savruluşlarına eklediğiniz bu lakayt
bütün derinliğimize inerek bizi seyretmelerine izin veriyor
çekip yüzünü yüzüme
yeniden hayat
bir başlangıç yarattım izninizle korkum
onca şey hareket ediyor
kendi dalgaları olmalı
bir şeyler hatırlatacak olsak saplandıkları yerde
kımıldayan bir şeyler varmış gibi olağan
gece ile gündüzü ellerine bağlayıp
yorulana dek hayat
başımızda o derin uyku
o derin dans edişlerini duydukça sivrilen
yeni yıldızlar ve yeni saraylar bulma isteği
uzadıkça uzuyor içimizde
kelimelerle anlatılan bahçelerin en güzelini
çocukların eski düşlerine katıyorlar
rahatlıyor boynu bükük bütün çiçekler
bir güneşe doğru azıcık zaman
içi bomboş bir gülümseyiş veriyor
o sonsuz uyku.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.