21
Yorum
47
Beğeni
0,0
Puan
2974
Okunma
yerin asla dolmayacak
gittin
düğümlendi bir ırmak
devrildi dağ
yağmur
bildiğimiz yağmur değil
birileri dayanmış sanki
bulutların boğazına
ellerinde kör bıçak
gittin
öyle birden bire
cemreyle yarışır gibi
düşüverdin toprağa
mevsim alıngan
şivekâr yeşil
yaprak dalına küskün
çiçek bahara
gittin
boğazımda dizili
otuzüçlük iki tespih
çözsem ipini dilimin
adın uçacak
sussam
toz duman mart
gözümü yakacak
gittin
toprak kaydı ayağımın altından
duvara dayanmaz derdin
kazma kürek
çamura bulanmalı insanın elleri
üç tohum bin emek
gittin
tavanda senden kalan
son hatıra
isot tadında
tutmuş işte
görmüyor musun
tam kıvamında
gittin
an kara
deniz kara
gün kara
yazık oldu tutup tutup
salıvereceğimiz balıklara
hicran aydın akçakaya
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.