1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
1065
Okunma
taşın parlaklığı geçici
ona ışık getirenden daha geniş bir yerdi
oturdum ellerimin kıyısını tanıdım
otlar vardı yer yer
yer yer bakışlarım kalkardı göğe
kısacık anların içinde gezen
hangi duygu bana eşlik edecek
seçme hakkım olsa uykunun güzelliğine kapılır
yumuşak yudumlarla ilerleyişini kutlardım
lakin batan acının adını bile koyamazken
yutkunup daha sığ bir çukura düşüyorum
beni bin parça eden fikir olsa
keşke öyle olsa
ne basit bir yol seçmek ve tutunmak ona
oysa ölülerin fısıltısına eşlik ettikçe
yamuluyor palavrası yaşamanın
kanın varmış kırmızı akarmış hepsi husumet
yağmur yağar sızar kardeşimin mezarına
kalkar soğuk bir ot gibi
değer parmaklarıma.
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.