37
Yorum
57
Beğeni
5,0
Puan
2393
Okunma

Sükunetin dayanılmaz ağırlığı
Ezince eski yaraları
Kırılır
Uslanmayan hayallerin şeffaf kozaları
Akran değil
Bu doğurgan sancılarımız
Armağan
Adem’le Havva’dan bize
Ahdini bozar gibi aşk
Kilitlerinden kurtulduğunda
Yağmaya yorgun bulut loşluğu içimizde…
Sahi siz
Nasıl bilirdiniz
Kalbinizden geçeni?
-Kaburganıza değmeden önce-
Beynimde işlek caddelerin gürültüsü
Terkedilmiş evlerin ıssızlığı gözlerimde
Arka mahallesinde dolaşıyorum aklımın
Aynalığa soyunmuş yüzümle beraber
Ne yana baksam boşluk
Ne yana dönsem keder
Kötümser…
Ve elimden kayan yıldız
Sönmüş!
Gitmiş,
Dalgalara resmini çizen yabancı
Sahi ben
Ne zamandır uyuyordum
Düşlerinizde?
5.0
100% (57)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.