23
Yorum
31
Beğeni
5,0
Puan
3064
Okunma
Ölesiye sevdalının
öylesine bir şiiri bu ,
sana ..
yorgun uykulardan kanter içinde irkilip
her harfiyle yokluğuna çentik atılmış
masallığı, kabusa çevrili
bıçak izi yaralarla ,
yaşamla ölüm arasında yazılmış.
benim kokumu özlemeyip,
şiirimin kokusuna sürüklendiysen,
okuyorsan uzaklardan sevdalının bu şiirini,
giderken olmadığı kadar
yalvarıyorum s a n a .
parmak uçlarını gezdir satırlarımda
hadi hissettir bana özlediğim dokunuşlarını
özleminle sızlayan burnumlailişsin toprak kokulu teninin kokusu
sarılayım sana sarılırmışçasına
öpeyim şu cam parçasını .
medet umduğum
şu soğuk cam parçasıyla ısınsın ciğerim
öptükçe dindirsin can kesiği sancılarımı .
çektikçe, içime içime
dolsun ciğerlerim eski günlerimizle
hayat gelsin ,tek nefeslik canı kalmış sevdamıza ,
huzur dolansın damarlarıma.
bir zamanlar öpücükler kondurduğun
seni sevişlerimi anlatırken susturduğun
parmak uçlarınla .
hadi bir damla dokun
bükme boyunlarımızı,
mahrum etme şiirimle benim
sana çağlayışlarımızı.
duysaydın içimin acısıyla attığım naraları
bilseydin canhıraş feryatlarımı
dokunurdun
geri dönerdin kararan dünyama
öldürmezdin anılarımızı ,yokluğunun girdabında
geldin mi ?
sürdün mü cennet kokunu sayfama ?
özlemlerimi , hasretimi ,
seni ne çok sevdiğimi ,aşkımı saklamıştım,
şiirimin yastığı altına
bulabildin mi ?
Aşk-ı Kıyamet
5.0
100% (28)