7
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
1884
Okunma

Mavi bir tınıydı koynumda
Semah eder…
Bir albeni, bir şuh-u eda idi gülşenimde
Etekleri yerleri döver…
Nazenin bir sedaydı akşamın göğsüne yollanan
Sislerde kaybolmuş ufkun gümüş teliydi...
O ki, bir tını!
Bir renkti koskoca evrende…
Bir firuze taşırdım her dem koynumda
Mavi yeşil bir fısıltı, ibrişimden soneler konar dallara.
Bir icazet, bir salınımdır doğanın kucağında.
Sevgili eda, ah şüheda!
Mavi yeşil bir şölendir insanın ruhunda.
Ne baharları zamansız getirir
Ne yağmurları ardına takıp seğirtir…
Ah mana!
Ah makam!
Hisar buselik gülüşler sallanır ortalıkta akşamdan.
Arka sokağı bir bahçeye bakan konaktan çıkmış
Kuyruklu piyanoların fısıltısı iner akşamdan
Yürür sabaha…
Ah aşk!
Hangi sabahları kattın önüne göremedik dümdüz gidişi
Hangi akşamlara sığındın keder yüklerin elinde
İnmeler indi gencin ağır sancı dolu kalbine
Şimdi…
Hangi diyarın bilinmeyen yerindesin
Maviden yeşile dönen renginle salınırsın firuze
Sen, sana kalansın ömrünün ahirinde
Bir takat bir dileksin lalezar denen yerde
Hangi dilde bir aşksın sen firuze?
Işıltılı kolyeler takılır boyunlara
Sen hepsinden hülyalısın…
öğrendik bizde senden
firuze, fruze derken.
Kaybolmayan mavi, yeşil bir nakışsın
Sen tenden…
maide yılmaz özgüç.
9 Eylül 2013
5.0
100% (1)