3
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
1088
Okunma

henüz söylemeye başlamadan
eskiyiveriyor kelimelerimiz
pervazlarda tutunamayan
kuşlar gibi halimiz
üşüyenlerle düşenler hep aynı
aşk uzun zamandır bir eksiğin
tam ve yalın parçası
sustun mu kainata inat
kelama kafa tutar
fillerin saltanatını yıkan karıncalar
durdun mu orada bir başına artık
kimi bulursan onunla gidersin
kulağında o muhteşem ses
ardına bakma ardına bakma
bir boşluk kapısında büzüşmüş
bir başına durursun
oysa senin sırtın tek hainin ise bir o kadar çok
eylül gelip dikilmeden karşına
dur sakın ağlama
aklında dar ağaçları dar ağaçlarında
sallanan ebabil kuşları
ayyuka çıkmış arzdan
eyvahlarda kaldık ki nicedir
hak hakikat yok selamsızlar yurdunda
kaptı kaçtı oynuyor ruhsuzlar
ey hayali seven ayna ey aynanın
hayalindeki kadim dost
bir yurt bul bana sonsuz olsun
sonra göğsüme bastırıp ellerimi
yemin olsun dedim
şu deli taylar gibi koşturana seni
gelmeseydin gidiyordum ardıma bile bakmadan
eski bir ahitten alıntı
şu şehadet parmağıma inat
ölüm erteledim seni
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.