1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1333
Okunma

Her gün biraz daha Kıyıdan uzaklaşınca bu sessiz aşk
Limandaki yalnızlığım tavana vuruyordu.
Ve Bir yudumluk bocalamadan sonra,
Yalnızlık bana aitmiş/ im gelen bir parçaya dönüşüyordu.
Ve bu duygu beni aşkın o hal bölgesinden çıkarıyordu.
Yani insanı tutkusu ile bağımlı hale getiren
esrarengiz kokusunu benden alıp götürmüştü.
yeni bir senaryoydu
belki de yaşamım için,
öyle ki bu senaryo endişesiz
bir düşünce sarmalından geçirirken
beni ve ruh hali /yetimi
aşka da yeni bir tanım getiriyordu.
‘’aşk birleşince bedende,
tende çırılçıplak kalıyorduk’
Ve aşkın bir tanımı da bu değil miydi,
Gözleri kör eden tutkusuyla,
Onu dünyanın merkezinde tutan
Görmek istediklerimizi göstermeyen
Ve arzularımıza kement vurulmuş
Geleceğe dair bilmediğimiz bir tuzaktı.
Ve bu tuzağın farkında değildik hiç birimiz.
Bunu anlamaya başladığımız gün
Arzularımız konyak tadındaki bir tende birleşiyordu.
Ve artık her şey çırılçıplaktı,
Aşk da çırılçıplak kalmıştı.
Ve bu kadar aciz ve zavallı duruma düşmemişti..
Çünkü tenin için de birleşen şehvet dolu açlık
bilmediğimiz ve ilk defa öğreneceğimiz
gerçekleri ayyuk/ aya çıkarıyordu.
Yani gözlerimiz kör olmaktan kurtuluyordu
arzuların kaynaştığı bir gecede.
Sonrası gürültü ve kavga
Hiç tanımadığımız bir liman
Ve bu limanda yıllarca neye hizmet ettim
neden durdum diye hayıflanıp
Durumu kavrayamamak.
Ve en önemlisi pişman olmak…
Şimdi bunları düşünüp yazarken
Kıyıdan sessizce uzaklaşan aşka güle güle diyorum,
Sen gidince seni ve yalnızlığımı daha iyi anladım…
Kırşehir/temmuz 2013
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.