Okuduğunuz
şiir
21.6.2013 tarihinde günün şiiri olarak seçilmiştir.
Duy ne olur
Kimdi tanrının kırbacı Kibri kendinden büyük Atilla Deriler ve gölgeler Bir ırmağın diri balıklarından soyunuş anı
Duy ne olur
Uyandır iskeletleri mağaralardan Orada göğün gözlerine bakmak istiyorum
Yolun kıyısı kar. Melun sisler aç kurtları doyuruyor
Güneş parlayacak mı şimdi. Ağladım bulanık girdaba doğru Azrak bir çello şarkısı Asmada yağmur iğnelenmiş Yarı karanlık mum. Bahçedeki taşlara çiçeği verdiler.
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Uyandır iskeletleri mağaralardan Orada göğün gözlerine bakmak istiyorum
Yolun kıyısı kar. Melun sisler aç kurtları doyuruyor...
Tebrik ediyorumsedbest dizelerin yetkin kalemi sevgili şairemizi! yolcuların yolu bazen böyle güzelliklede düşüyor .başarıların daim,ilhamın bitimsiz olsun selam dua ile.
Mehmet Binboğa Öğretmenimden müthiş bir yorum/değerlendirme. Yer yer gülümseyerek, her zamanki gibi yararlanarak okudum. * Oğlumuz sabah Fen sınavına girdi. Gelince yarınki Edebiyat sınavı için şair-yazar/eser adlarını çalıştık biraz. Liselerde Binboğa tarzı öğretmenlerin çoğalması dileğimdir. Edebiyatın sevdirilmesi, öğretmenle başlar. Günümüz edebiyatını da izleyen, dergilerden/kitaplardan haberli. Sayıları o kadar az ki. "Mutluluk bile daha çok" *
Şiir...
Okurla çoğalan, Okurda çoğalan şiir.
Okura çağrışım alanları bırakan, boşluklar, acabalar...
Belki Gezi Parkı'nda küçümen çadırlar, belki Rio'da Yolsuzluk Panayırı.
Mehmet Binboğa Öğretmenimden müthiş bir yorum/değerlendirme. Yer yer gülümseyerek, her zamanki gibi yararlanarak okudum. * Oğlumuz sabah Fen sınavına girdi. Gelince yarınki Edebiyat sınavı için şair-yazar/eser adlarını çalıştık biraz. Liselerde Binboğa tarzı öğretmenlerin çoğalması dileğimdir. Edebiyatın sevdirilmesi, öğretmenle başlar. Günümüz edebiyatını da izleyen, dergilerden/kitaplardan haberli. Sayıları o kadar az ki. "Mutluluk bile daha çok" *
Şiir...
Okurla çoğalan, Okurda çoğalan şiir.
Okura çağrışım alanları bırakan, boşluklar, acabalar...
Belki Gezi Parkı'nda küçümen çadırlar, belki Rio'da Yolsuzluk Panayırı.
Şiiri yeniden yeniden okudum. Az sözle çok şey demenin, daha doğrusu sezdirmenin derdinde.
Şairin izniyle, teknik anlamda birkaç öneri:
Kimdi tanrının kırbacı Kibri kendinden büyük ( Atilla ) Deriler ve gölgeler Bir ırmağın diri balıklarından soyunuş anı -- Giriş bölümü kusursuz gibi. Bir an (Atilla) vurgusuna gerek var mı, diye düşündüm. (tanrının kırbacı!)
*
(Duy ne olur)
Bu dizeye gerek yok sanki. Çünkü şiirin başlığı imliyor zaten. Ya da bu dize kalacaksa, şiirin başlığı değişebilir. Belki (Azrak) olabilir. Veya (Suyun Susuşu) ... gibi bir şey.
*
Yolun kıyısı kar. Melun sis(ler) aç kurtları doyuruyor
Burada sis(ler) e takıldım. Sis'i çoğul yapmak, doğru gelmedi bana.
Melun sis aç kurtları doyuruyor
*
Güneş parlayacak mı şimdi. Ağladım bulanık girdaba doğru Azrak bir çello şarkısı Asmada yağmur iğnelenmiş Yarı karanlık mum. Bahçedeki taşlara çiçeği verdiler.
-- Buradaki iki dizeyi (imgeyi) çok sevdim.
Asmada yağmur iğnelenmiş Bahçedeki taşlara çiçeği verdiler
Yalnız, ilk dize için önerim:
Asmaya iğnelenmiş yağmur
-- Bir de son dize yerine, "bahçedeki taşlara çiçeği verdiler" gelse. Bence, şiirin en can alıcı imgesi o. (Son dizeye kıymak pahasına) Belki başka bir şiirde değerlendirmek üzere.Belki şiire başlık. Yani şöyle:
Güneş parlayacak mı şimdi. Ağladım bulanık girdaba doğru Azrak bir çello şarkısı Asmaya iğnelenmiş yağmur Yarı karanlık mum
Bahçedeki taşlara çiçeği verdiler
*
Sevgili Şair,
Daha önce de pek çok kez yazdığım gibi, niyetim "büyüksü sözler" etmek değil. Öznel bir bakış açısı. Kesinlemeler değil. Şiir üzerine ortaklaşa düşünmek çabası. İyi niyetli şiir işliği denemeleri. Geçenlerde okuduğum bir söz çok hoşuma gitmişti: "Eleştirinin ikinci yarısı öneri içermiyorsa, ilk yarısı hemen unutulacaktır"
göğün derinliklerinde bir uğultu savaşı. ölen ve öldürenler hep geceden kalma . İlham hünkarlarını tek dokunuşta göğün derinliklerine gönderdiler. susmadı beynimdeki o kölelerin haykırışı. ayak bastıkları vicdan karası topraklarda. niceler bir yokuluşun akabinde ölmediler . Onlar göğün derinliklerinde azgın bir uğultu şimdi düşüncelerimi kanatan
ya bir şey söyleyen şiir vardır ya da hiçbir söylemeyen şiir.bir şey söylemiyor gibi görünüp de çok şey söyleyen şiirler de vardır ve bir de bir şey söylüyor gibi görünüp hiçbir şey söylemeyen şiirler vardır.bu şiir son söylediğime dahil gibi.
jijek tarafından 6/22/2013 10:53:48 AM zamanında düzenlenmiştir.
Deriler ve gölgeler.. daha öncesinde gök gürültüsü, siyah beyaz diye söylemiştin Tam da o vakit, bir vadinin yeşiline rağmen Janis joplin de öldürmüştü kendini Sonra bahçedeki taşlara çiçeği verdiler dedin, hoşça kal der gibi jim morrison
O kuşlar aniden düştü, siyah barikatların üstüne! Aniden toplandı umut, aynı denize karışan sesler korosu
Ses ettiler dinledim, durdum, okudum hepsini Ne güzeldir en başa dönmek üzere yola çıkmak
Bir yürek neden susar sahi şair? Bir dil neden lal olur? Bir gül neden solar? Bir düş nasıl katledilir? Bir yürek nasıl şiire durur? Özgün bir emek ve yürek işciliğiydi. Beğeniyle okudum ve paylaştım
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.