1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1524
Okunma

ağlamaya mecbur edilse gözlerim
aklıma ilk annem gelir,
kurumuş dudaklarım ıslanır
bakışlarım mavinin
tatlı dokunuşlarına teslim olurdu.
annemin gözleri gül bahçesinde ki
toprağı yumuşatan
sevgiyi yayardı ruhumun iklimine,
içimde devrilmiş güzel günleri
acılarımdan kurtarmak için
adını anmam yeter di;
günün her hangi bir vaktinde
yüreğime inceden bir sızı düşse
sesi kulağımda yankılanır,
tanımadığım bütün sancılar
kendini gizlemekten vazgeçerdi.
gece ay ve yıldız
gündüz güneşim
hüzne boğulduğum zaman
huzur veren esinti
kabusumu örten gökkuşağı
hislerime yayılan en mukaddes yolcu
gönül mabedimdeki
o hatırı sayılır sevgi,
uyku ne zaman sürgün edilse
camlardan beni çağıran
eşsiz bir melek görürüm.
ayaklarım kesilir yerden
ve onun avuçlarına dökülmüş
küçük bir bebek gibi olurumum.
seni konuşuyorum
gurbeti yakın etmek için,
bu melankolik havayı
bana ısmarlayan şarkıya
aslında bir teşekkür borçluyum;
insanlığım içimde başka
uykulara dalmışken.
keşkelere bulaşan pişmanlıklarım çoğalırken
beni her hissedişin
bu batık dünyadan kurtulmak için
bana yeni çareler doğuracak.
göz kapağıma konacak
farklı bakışlara senin yasakların dokunsun
çünkü sen benim özgürlüğümsün anne.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.