2
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
808
Okunma
Yürüyen kadavradan farkları yok
bir apartıman katında altı daire
altı kapılı morg dolabı
soğuk dairelerine girip
kapıyı içeriden kendileri kilitliyor
bir kadavradan beklenmiycek davranış.
Kadınlarının dudaklarını öpmek
gelmiyor içimden
solgun görünüyorlar
damar hattı tıkalı
ya da bir yerden elem sızdırıyor
biraz kuru gelince
yağlıyor
yağlıyor
yağlıyorlar
öyle çok yağlıyorlar ki
uyuşukluk başlıyor
her şeyi sessiz yapmayı seviyorlar
artık kimse kavga etmiyor
sessiz deliriyorlar
duvarlar sessiz
kuşlar sessiz
güneşi dinliyorum
sarı müziği duyuyor musunuz?
Yazın ucu görünüyor
ve şimdi erken rezervasyon derdine düşmüşler
dokuz ay çalışma karşılığı tatile ihtiyaçları var
sessiz bir tatile
iç deri şarap ile yıkanmış
ama dışları suyu seviyor
ve kadını terbiye etmek için şaraba yatırıyorlar
diş döküyor ayçiçek, minik beyaz dişler
özellikle öğleden sonra bir kafede oturuyorsan
görürsün o kadavraları
iş sahibi kadavralar
ve konuşmayı seviyorlar
sözleri kurumuş kuyu gibi boş
kova dolusu laf çıkıyor ama kuru toprak
beyni kamaştıran bir sözcük çıkmaz ağızlarından
hayır, haksızlık etmeyelim belki yılda bir kelime duyabilirsiniz
ve tırnak saçmalığı
kes babam kes
saçların ölüme uzaması.
Apış arası parfümlü kızları unutmayalım
ölüyü boyamak, parfümlemek
uzun süre taze kalmasını sağlamak
mumyalama sanatıysa
bunu yaşayanlar yapınca adına kozmetik diyorlar
ama seviyorum ölü kozmetiğini
ya da ölüler beni seviyor
benim kozmetik harikası kadavralarım
kırmızı dudaklar arasında solucan geziyor
ojeli ölü parmakları emiyorum
sonra bir yılanı çekip alıyorum bacak arasındaki çalıdan
“dostum benim sıram!” diyorum yılana “sıranı bekle!”
İşte bir öğleden sonra
yaklaşıyor
parlak bir öğleden sonra
sizi bilmem
ama ben kafede içiyor olacağım
kadavralar arasında
tek başıma
büyük ölü sevici
sizi de beklerim…
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.