1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
9073
Okunma
Okulun son günü.
Beş yıl sonunda
mezun olmuş
küçük adamlar
okul bahçesinde bekliyoruz.
Bir ara arkadaşımın annesine
öğretmenin:
“Doğan’ı okula göndermeyin. Okuyamaz. Bu yükün altına girmeyin.” Dediğini duydum.
Koşarak uzaklaştım yanlarından
ve Doğan’ı aradım.
Sonra bunu ona nasıl söyleyeceğimi düşündüm.
Olduğum yere
Atatürk büstü önüne oturdum…
Ve oraya buraya koşan
aptalları izledim.
Hiçbir şeyden haberleri yoktu.
Nefret ettim onlardan
sonra öğretmenimden
ve okuldan…
Onbir yaşındaydım
karnım ağrıyordu
ve yanlış geliyordu
arkadaşımın geleceğine
karar veren
kadının söyledikleri…
Öyle de oldu.
Arkadaşım okumadı.
Son gördüğümde su satıyordu.
Arada o günü düşünürüm,
ve öğretmenin söylediklerini.
Farklı konuşsaydı, nasıl olurdu diye merak ediyorum.
Elbet yeni bir Einstein çıkmazdı
ancak hayata karşı
küçük bir avantaj kazanabilirdi
arkadaşım.
İşte o gün
Atatürk büstü önünde
otururken farkettim
biz öğrensekte öğrenmesekte
maaş aldıklarını
öğretmenlerin…
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.