1
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1118
Okunma

Dün karların altında kardan bir hayalken
Bugün çığların altında kaldı bak hayal bileklerim
Beni elleri yorgun gözleri uykulu birine sattın aşk
Beni bu keşmekeşliğin dibine yolladın
Şimdi bu kadar susar şu kadar söverim de sana
Ayıp...
Kim akıtmış yastıktan gözyaşlarını gözpınarlarına
Kim tersten yaşamış ta önce ölmüş sonra...
Misal
kaç kez türetti ayrılıklar bu ayıpları
yolsuz yordamsız doğuran bu kuyruklu yalanları
kim söyledi de karıştı cehennemine yeryüzünün
ve biz
misallerin üstüne tuzmuşuz...
Şu geceyi süsleyen gri bakışlı baykuşların
Bataklıkların bizi yem diye tanıdığı
Tüm insanlığın içine kus şimdi
Kus baharı,
Misal
Ben ağlarken gülmesin insanlar
..
Çatallı seslerin boğuk muhabbetlerine gerip göğsümüzü
En koyulmaması gerektiği yerde koyup noktayı
Gitmek sonra,
Bir cümle bile etmezdik oysa...
Yerine acıyı devirdim dağ gibi taş gibi
çöreklendi içime kuşku diye biri
Meçhul bir şarkıydı en beğendiğimiz,
Küçük bir çocuğu andırırdı şirimiz
Oysa
Bu defter çoktan kapandı dedi;şairimiz
...
Şu gece perdesine bakıp bakıp attı rengini yüzüm
Yüzü koyu mürekkep çalıntısı bir kaç nakarattan,
Bir kaç nakarattan dinlemelik bir adam
Öyle ki biliyor güzü,
adı gibi biliyor...
Benim
bir parmağımda Sol
Bir parmağımda Mi
...
Onun serçe parmağı uçarı
bir parmağı yüzükden...
Şimdi hiç de yabancı olmayan bir türkünün kaçtık elinden
Oysa
Bir cümle bile etmezmiş bizden...
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.