0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1326
Okunma

Sustum
Sustun
Konuştuğumda konuşuyordun
Güldüğünde yüzün aydın
Sevinçlerimiz ne tanıdık
Çılgın hayaller avuçlarımızda
Ayrık otlarını topluyoruz
Hıçkırıklarımız içli
Serzenişlerimizin yüzü
Birbirine dönük
Aynı cümlede sırıtıyordu kelimelerimiz
Oysa
Bir sonbahar ikindisi
Yudumlarken demli çayımı
Zülfünün hayali düşüyordu
İnce belli bardağa
Ne yana dönsem
Ah-u zârın kalır elimde
Neyana yönelsem
Hıçkırık
Sessiz kırlangıçlar çalıyor kapımızı
Konuk ağırlamalarını
Unutmuşuz
Haylaz çocuklar
Koşturuyor koridorları
Yılkı atları ehlîleştiriyor
Delikanlarımızı
Yaşlarımız kanımızın akışına
Yetişemiyor şimdi
Gülümsüyordun oysa düşümde
İnciler saçarak dişlerin
Ben
Senin
En çok sesini özlüyordum
Sen
Kimsesizliğime sığınıyordun geceleri
Ve bir yağmur akıyordu üzerimizden
Bir tutam filiz sevdam
foto: Ö.E.Yücebaş
5.0
100% (2)