17
Yorum
31
Beğeni
5,0
Puan
4712
Okunma

Say kibeyaz kasım güncesi...
ölümü de teğet geçtik...
korkmayı öğreniyorum önce
doğduğum yere yabancılığım arttıkça
kırık aynama yansıyor lanet hayat
amel kitabıma yüz çizgilerim el bastıkça
sebeplerim vardı affetmeye dair
yakamdaki karanfil mutluluk saçarken dudağıma
esir alsa da gidişler c’esareti
kalacak gelgitleriyle dönüyor başım
karanfil kokulu şiir sayfalarımda
kirlendi mi dünya anne
yoksa sen gideli mi gözlerimde çoğaldı çöpler
şu günâh senin bu günâh benim oyununda herkes ebe
gökyüzü kirlenmesin diye oysa
hayallerimi bile uçurmamıştım ben güneşe
susmayı öğrendim bir de şimdilerde
dilimden huzur kelimesi eksildikçe
cehennem çukuru doldu dünya inanki
iblis kulaklarımıza kibri üfürdükçe
gördüm ki
acının rengi her dilde aynı
hüznün rengi sarı her gözde
ölsem gam yemem gayrı
ölsem kalmaz gözlerim geride
bırakacağım bir adım var
bir de tamamlanmamış birkaç dize
anladim ki herşey boş
beyaz gün’âh bulaşmış kefenlerimize
nöbet tutuyor kapıda kıyâm’et
vurulurken beynimizden keskince
ölmek için erken vakitlerin
düşünmek için geç eyvâhı penceremizde
tadı da kaçtı teselli şarabının
yaktıkça boğazımı gamlar
mutlu olabilirdik belki de anne
vazgeçmeseydi uçmaktan kuşlar
biliyorum ki
hayat ölümün az öncesi
yaşam âh beyhude
boşaltın dünyayı ahali
Tanrı geri çağırıyor insanları cennetine...
5.0
100% (34)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.