11
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
963
Okunma
Rüzgar topluyorum usul usul dilinin ucundan.
Susarsan,
Dikenini dökecek gül
Silinecek imkansız aşkların harfleri kitaplardan
Yavan bir şey olacak yaşamak.
Geçer mi ki ömür yaş tahtaya basmadan?
Bir
İki
Üç
Sil baştan!
Hangi rüyanın kapısını aralasam
Komşunun bahçesine izinsiz girmişim duygusu
Ellerimde çalınmış meyvelerin kokusu ve inatçı yapışkanlık
Damağımda kara üzüm tadı var
Bir solukta yutuyorum çocukluğumu.
Mantar tabancamı yastığımın altına saklıyorum.
Ağabeyim misketleri sakladığı yeri keşfettiğimden habersiz
Huzurla dalıyor uykuya
Çizgi romanlarını okuyup yerine koydum gizlice
Kaybolan bayram harçlıklarımdan sorumlu olduğunu hissettiğimden beri
Odasından çıkmıyorum o yokken
Yediği abur cuburların ambalajlarını
Yatağın altına atmak gibi bir huyu var çoraplarıyla birlikte
Her birimizin eşsiz hazineleri , sırları var
Ve hayalleri
El değmemiş.
Her birimizin kocaman dünyası var
Keşfedilmemiş
Zihnimde uzun bir yolculuğa çıkıyorum.
Gölge oyunları oynuyorum kendimle
derken;
Her adımda
Çoğalıyorum.
Ardıma dönmek anlamsız geliyor çünkü
Bir çift göz de kafamın arkasına koyardı diyorum
Geriye bakmamı isteseydi yaradan.
Bir
İki
Üç
Doğ baştan!
5.0
100% (16)