1
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1352
Okunma
Öküz güderdik
Sekizli onlu yaşlar, baharın..
Bağlı olur belimizde azık çıkınımız
İçinde kuru ekmek,
Yanında kuru soğan
Varsa ,zengin katığı temetos.
Çarıkta, çorapsız ayaklar
Elde değnek.
Ve cımcılık olurduk yağmurda yaşta
Cıpıl su, çamur..
Bizimdi biçer sonu bütün firezler.
Teleme çalardı çoban Hamza,
Olursa gönlü
Süt sağardı tekeden
Külek dolusu.
Üşüşüp arı kimi başına
Banardık yufkayı..
Çiğnemeden yutardı çoğumuz
Daha çok yemek uğruna.
Oynanırdı elbet,
Güreşirdik de mi ne
Mıcılgattık,
Süklüm püklüm olurduk suçluysak.
Celfin çağımızdı
Ve cibelir
Kerc ederdik..
Anam bir başına yolar kırk dönüm ekini,
Kabal.
Yamacı on timin buğda, emeğinin
Bideri ne kadarsa yani,
Usul böyle..
Yolar yolmayı Haççe,
Elçim elçim,
Dolar kucağı,
Katar desteye..
Desteler ırok olur köme köme.
Şelek edip sırtlar,çeker, harman yerine,
Koşar dayım Kara ile Bozoyu cercere harmanda..
Gıcırdar yürüdükçe..
Ben cercerdeyim,
Dayım tırka çıkarır bir yandan
Yığar yumuşağı desdeğirmi..
Sonra yel bekler, elinde yaba,
Atar beş on yaba havaya
Savrulur saman.
Kesilirse yel, bekle ki gele..
Bekler Kamber dayım,
Kişifler gibi bir hırsızı
Yel dolandırır..
Kimse süremez sürdüğü çütü,
Tuttuğu iş de öyle
Him örer, sen de kale duvarı.
Ve kalkar buğday yük yük,
Basılır saman haral haral..
Anam da afara onarır encemi,
Sarat elinde, yanında kalbur,
İki gırat buğdayı hora geçirir afaradan.
Ondan öğrendim,
İki gırat bir ölçek,
İki ölçek bir timin,
Ve bir kile sekiz timin..
Tosunlar firezde..
İri ve kara gözlüydüler
Yayılır oylumda,
Adı vardı herbirinin
Sarılırdım boynuna Bozo’nun,
Gözlerinden öperdim Kara’yı
Birlikte dönerdik köye,
Günbatımı.
Olurduk yola revan..
Duyduk ki
Kara satılmış,Bozo kesilmiş
Çil tosunu kasap almış
Gitmişler bir iki..
Bet bereket de kalktı
Kara gözlü tosunlardan sonra
Bıldır daha güzeldi gelim..
Ekin kıt, muğal az..
Dize ulaşmaz arpa
Baş bağlamaz göcek
Ve gelim gelmez..
Toprak küs,
Kara dargın, Bozo içlenmiş traktöre,
Orak paslı, tırpan kında, saklı..
Carıf kayıp,
Dönüp bakılmaz yüzüne sabanın,
Mesesin kırılmış labıtı,
Düşmüş sakıt.
Çıkmış musulalar boyunduruktan..
Gemde, seyrelmiş çakmak taşları
Cercer atıntı, paslanıptır köşede
Ve loğ yok damlarda
Loğduruk desen kim bile
Bu deminde ömrün
Hal böyle böyle
Efendime söylüm..
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.