21
Yorum
20
Beğeni
0,0
Puan
2033
Okunma

’Sen Gidende’ diyerek başlayacağım şiire
çektiğim acılar döküleceğinden bir bir
şevkle yürüyeceğinden en tatlı imgeler mısralara
seni bana kefaret bildiğindendir; bilesin...
’Çünkü’ borçluyum sana yâr
ve her şey ’Ezel Ebed’ arası dönüşüyor
kalbimde sessizleşiyor heceler
susku giymiş gecelere soyunur dilim
mor bulutlarla devrilirim semadan
gözyaşımla serinler güller
ve göveririm gökkuşağının renklerini
bu şiiri yazarım mavi gözlerine ’Sonsuzla Eş’...
Gitme!...
bil ki sen gidende küfleniyor gönül
akbahtımın ışık aldığı yerler kararıyor
gözlerim korkuyor sihri dağılıyor sevdiğim
fecri biteviye yakıyorum ellerime kına bilip
çünkü ellerin fecirdi, ateşi tenimi kavuran
unutamıyorum yâr utanıyorum da: Gitme
sen gidende yılları aydınlıklara verdim
yalnızım yapayalnız ve yalnız
kıyılarda izlerin ötelere taşınıyor kandil gecelerinde
beyaz bir kelebek dert oluyor kalbime
bozulmasın istiyorum kozası; -ama bozulsun varsın-
sen gidende zaman kısalmalı yâr
ayrılığı rûhumla gömmeliyim
Gitme yâr!
özlem ateşiyle üflenmesin sûr
Kalû-beladan şavkımasın avuçlarıma
nabzıma değmesin kelebekten dökülen toz
o hülya ki koparmasın kıyametimi
son umuttur bu sonbahar yaralı aşkıma
izin ver sileyim kahır bulamacı gözlerini
yoksa nereden alırım şiirlerime ilhamı!
bak kaldım toprakla gök arası
merhametin rengi olmaz ama; izin ver yâr
izin ver ki hazar renginle koyulaşayım
Yâr: Mavi gülümsemen vardı anımsıyorum
yankısı beni bulurdu ne yana baksan
gecelere çözerdim rûhumu, yalın unutuluşla
lâl kesilirdi köpekler dûâlarıma
büyülenmiş beklerdim seni yar;
geceler sessizliğinde
’Ezel Ebed’ arası
ne yani gelmeyecekmisin!: O halde
taşısın Ezanın sûr sesi kapkara Cehenneme yüreğimi
çünkü sen gidende akıttığım bâde değil
gidişinin gizini örten kumdur ağladıklarım
ırgalanır yüreğim ta hasrete kadar
’bu yüzden yâr’.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.