8
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
1372
Okunma
içimde tren
yine yolsuz, yolcusuz
tenha peron
beklemede
karanlığımın soykırımından kurtulmuş
bir iki yıldızlı hece aranıyorum
akıl sır ermeyen bu alem
bazen deviriyor, bazen okşuyor
şiirler gibi
bazen, savaşçı, hırçın
bazen, bir yaz rüyasını anlatan
bazen, göğüs kafesini sıkıştıran hüzün gibi
bazen boynu öpülen kadının titreyen kirpikleri gibi
bir, sprial alem
bazen, bir dağ evinde piyano çalmak istiyorum
eski bir efsaneyi uyandırmak için
bazen, kalabalık bir barda her an bayılacakmış gibi
bomboş durmak
ne düşündüğümü bulabilmek için konuşuyorum
kerelerce okusam da
anlayamadığım kitaplar gibi bakınıyorum çevreme
bir cenin, gün tozunu almamış henüz
tekinsiz bir şeyler var aklımdan geçenlerde
Nilgün Marmara sesimde ki çamuru alkışlıyor
kalabalık bir caddede kendime geç kalırken ezilmiş gibiyim
kronikleşmiş nihilizm
neşesiz bir loşlukta bilincim
heybesi boşunalık öyküleriyle dolmuşsa
bir eskici ne arayabilir karanlıkta
can sa can
işte aranızda
anlam bulmalıyım bu akışkan zamana
yağmur tanesinde ece
uç uç böceğinde şiir
karıncanın taşıdığı buğday
mısırlı rahibin asası
bir karganın kocamışlığı olmak istiyorum
incinmek, bumerang günlerin yaşattığıysa
dilde yalan, tenimize yapışan hırs
şirretin karanlık bakışı
kentin kulelerini sıtmalı gibi titretiyorsa
haberi bile olmadan kirleniyor insan
işlediğimiz suçların ortak adı
yalnızlık
iyi ki gökyüzü var
seni ve beni hala seviyor
kan rengi sonelerimize rağmen
yaşanmamış aşk masallarımızı biliyor
çekilmez dertlere yakalanmadan
canım ufalanmadan
seni bulmalıyım
iyilerin sabrı bu kadar örselenmemeli...
5.0
100% (22)