23
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
1830
Okunma
Bir arkadaşı ‘’Gülmekten utanmadığın gibi ağlamaktan da utanmamak gerek yeri geldiğinde katıla katıla ağlayacaksın demişti’’
O zamanlar yaş yirmi söze gülüp geçmişti.
Genç adam gözlerini açmadan mırıldandı
‘’Kırk mı?’’
Kırk yaşında olmak, kırk kahretsin
Yanında duran sigaraya uzandı
Düşünceli tavırla sigarasını yaktı
Saat sabahın dördü
Kapalı gözler alt dudağına sıkışmış sigara
Perdelerin süzgecinden süzülerek geçen duman
Yorgun beden isyan halinde
Uzun gecelerden kalma
Çürümüş gibi duran mor gözaltları
Arınmalı tüm düşüncelerden
Gözlerini kapatmalı
Sarılmalı uykunun dingil kollarına
Uyumak için her yolu denese de yine uykusuz
Olmuyor
Olmuyordu işte
Umudu kesiliyor artık uyuyamayacak
Dolanıyor salonda raflar dolusu kitaplar
Sürekli açık radyo ve adını fısıldayan yok
Duvardaki iz her şeyi kanıtlamak istercesine
Ne umuyordu
Geride kala kala anılar
Sırtını soğuk duvara yasladı
Eski püskü kiralık odalarda
Heyecan sandığı kaç kadın tanımıştı
Şimdi açık pencereden
Bir tek sesi çağırmak istiyor dağlara doğru
Belki geriye bir yankı bir yanıt duymak
Burnundan sigara dumanları çıkarken
Elini düşünceli alnına yaslamış
Yakışıklı güzel yüzü hani nerede
Saçları seyrelmiş küçük göbeği
Yakışıklı ha!
Dedi kendi kendine
Smokinli partileri düzenlerken
Pırıl pırıl gülümseme elini tutan destek
Bakımsız ev saksıda sararmış çiçekler
Sessizlik kokusu dağılmış giysiler
Bir yığın kitaplar arasına kapanarak
Onun sabun kokusunu arıyor
Döndü yatağın yanında kül tabakasını uzandı
Katıla katıla güldüğü bu odada
Dumanlar arasında katıla katıla ağlıyordu
Ümmühan YILDIZ.
5.0
100% (21)