40
Yorum
25
Beğeni
4,9
Puan
2479
Okunma


kendinden sürekli kaçanlar
kendine koşanlardır hep aslında
Hani veda ederken bir zaman dilimine
Kendimizden arkaya giderken öylece adımlarımız
Farkında olmadan birde
Hüznün en derininde
Hayattan göçeriz ya içimizde
buruk bir dün kalır avuç içlerimizde
Ellerimizi ovuşturup birbirine
Geri gelsin dünler deriz ya
Deli bir özlem selinde
Bir de bakarız boynu bükük ıssız bir köşede
Hırsız bir bakış renginde
Çalarız oradan buradan az b/uçuk şeyler işte
Bazen basit bir söz
Yarım kalmış bir cümle bazen de
İnler ya dudak kıvrımlarımızda
Günahız ikimizde
Biliriz
Ortağız bu suçta
Anlamsız avunmak
Uğraşmak boşa
Birde başkalarını kendimizde yaşarız ya
Hani dinleyip dert üstüne oturmuş dertlerini
Şükrederiz ya halimize o an içinde
Yabancı bir hayatta dem tutar sancılarımız
Tanımadığımız bir yaşam tadını düşleriz ya
Titrer göz bebeklerimiz hani
Dağıldığımızı anlarız ya
Ve hep anacağımızı bölündükçe parça parça her bir zerrede
Düşüp eline ahvalimizin
Ve yanık bir halde
Söndürmek isteriz bu derin ateşi
Suya koşmak ki ah
Çare değil ki
Giden dünlerden kalan düşlere sığınıp iç köşelerimizde
Loş bir sızıya bulanıp içten içe
Saklan baç tekerlemeler süreriz ya dilimize
Çocuğuz az birazcık i k(ç)imiz de
Kördüğüm oluruz ya birde
Arap saçı gibi hemde
Bu çözülmek telaşı ki
Nafile
Kör bir salıncakta sallanırız boş yalnızlığa
Gözler bir dünya üzerinde ağır çekimde döner sonra
Döner sessiz bir hızla
Varamayız gitmek istediğimiz o yerlere
Kopmak istedikçe kendimizden bu demde
Gömülürüz ya içsel(liğ)imize
Adımlandıkça yeryüzünü dibe vurur ayaklarımız
Yol aldıkça iç yorgunluğunda
Düne gömülürüz ya
Anlarız
Büyümedik henüz aşka
Ara(n)mak ne çare
Bir karanlık boğar dizlerimizi
Ve bir fırtına silip süpürür tüm geçmişi
Bir yağmur sonrası gibi
Taze toprak kokar ya avurtlarımız hani
Dilimiz ateş
Sözler buz sanki
Karma mevsimler gibi
Büyürüz ya kış rengi
Dilimizde ısırgan otu
Gamzelerde fesleğen kokusu
Düşeriz akşama böylece hani
Korku ve umut yüklü
Sen erkek tipi
Ben kadın rengi
Eririz ya buz gibi
Dar avlularda ayak üstü telaşlardan doğan bir gece
Eleme bulanır saç tellerimiz
Ayrı ayrı kentlerde ikimiz
Hep bir el ararız ya belki sebepsiz
Okşansın diye ağlak ruhumuz
Bekleriz
Bir dokunuş gözleriz
Küçük bir serçenin vurulduğu andaki göz yaşına
Eş değer gelir ahvalimiz
Bunun adına yaşarken ölmek deriz
Çarpındıkça uykular karanlığa
Beyaza ölürüz ya sağır olan rüyalarda
Avuntudur yalnızca
Hayaller boşa
Aşkın karası
Sevdanın akı hangi anlamı taşır içinde
Biri özgürlük diğeri tutsaklıktır işte
Kaç tez çürüttük bu uğurda
Ve kaç kalem kırıp kaç şair devirdik köhne söz çukurlarında
Aşka kurban niyetine
Ellerimiz intihar kokar
Ve şiirler bir katil doğurur finalde
Öldür beni
Ellerimdir tek suçlu
Sevmek evet
Sevmek suç (d)mu
Sorgulu mevsimler içindeyiz yine
Yekpare bir mutluluk özlemi
"annemin köyü olsa" diyor bir ses dudaklarını kıvırıp kendime
Öyle ki
Çıtır, çıtır bir soba olsa şimdi
Dedemin masallarına düşsem bu anda
Ürkek kaçak bir gönül hatırası süregelse geçmişten
O anlatsa
Ben dinlesem
Yorulsam yılsam
Bir mazi olsam
Seneler ardına bakmaz ki oysa
Okşarız çekimser korkularla
Bize yabancı hayatlardaki bu rolleri
İçimizdeki mırıltılar göğsümüzü kutsar
Heves uyandırır her yaşanmışlık anlatıma
Ha gayret bir umut deriz ya
İçindeki o yabancı huzuru yaşarız birde
Öyle hoş
Öylede boştur bazen aslında
Yinede
Soğuk uykuları ısıtan tatlı rüyalarda
Kıvrılıp bazen bir soba başında çocukluğumuza
Aşka dalarız ya
Islak bir kedinin sancısını tanırız
Sokak başı üşümelerde
Biz hep yanılırız
Ve yaşarken taklavari bu hayatı
Zibilsiz bir şehir kadar yalnızız
içSesleriminYorgunlukDemindeBirSöylemOnİkiOcakİkibinOnİki.MHD
içimde buz kesmiş olan sözlerimi gün yüzüne taşıyan çok saygı değer seçki kurlunua kalben şükranlarımı sunarım.ve dostlara...Cuma vaktiniz hayırlara vesile olsun inş...saygımla
5.0
92% (37)
4.0
2% (1)
3.0
5% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.