10
Yorum
9
Beğeni
0,0
Puan
1114
Okunma

güzel ruhlu dostuma...
bir şiirin nasıl doğduğunu bilirmisiniz!
kalem akrep gibi ısırdığında parmakları
ve zehrini kustuğunda müsvettelere
kızgın çelik bakışlarla
ölüm dirilir her mısrada
karalar bağlar tek tek sesli harfler
anlatamaz neler yaşadığını
ben nasıl anlatayım nasıl doğduğumu!
söz yağmuru ki
aldanıyorsun duymuyorsun
çıkıp gidiyorsun
kızıl eylül gecelerinde
kınından sıyrılır gibi
uykuya vardığın yere
rüyalarında dolunay doğduğunda
yedi renge bürünür ortak arzular
seni yâr bilen senin yâr bildiğin
söz dehlizinde uğultulu yalnızlığa gebe
dinliyor kayalar arasından süzülen
kafiye kafiye suların konuşmasını
ses çoğaldıkça çoğalıyor giz
çok rüzgârlara şahit
çok nehir gören
tepeye inkârı olan ay
hicazdan gelen sesi dinliyor
kelimelerin ruhuyla üstüne serpilir güllerin
zaman döndükçe damıtılan şiirleri
dolaysız süsler kuşku kafiyesi
zaten kesemez ki kanını gizlice devşirilen
artakalandır boşalan damarların
öyleyse vakti geldi
kasılan parmaklarımın
inciler diz(s)e gülün üstüne
hayal dökülür gönlümüzden
söz sınandı
acıklı dönecektir kum saati
müntehir sakladığım çiçekler
bir şiirin terkesine oturacaktır
kaybettiğim denizin enkazında
sahibini bulacaktır.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.