14
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
1685
Okunma

Söz konusu (şiirde adı geçen) oyunlar, Van yöresinde de oynanmaktadır...
......
Adilcevaz’da Çocukların Oynadığı Sokak Oyunları
...
ŞONGUR: İki veya daha fazla oyuncuyla oynanır. Yere küçük delikler açılır ve bu deliklerin iki üç adım uzağına bir çizgi çizilir. Oyuncular bu çizgiden deliğe ceviz atarlar. En çok hangi oyuncunun cevizi deliğe girmişse, o kişi deliğin başına geçer. Diğer oyuncular, çift sayıda cevizi deliğe atarlar. Bu cevizlerden deliğe kaç tane girerse (çift sayıda olmalı) oyuncular deliğin başındaki oyuncudan o kadar ceviz alırlar. Şayet tek sayıda ceviz deliğe girerse, oyuncular deliğe giren tek sayıdaki ceviz sayısınca deliğin başındaki oyuncuya ceviz verirler. Çift atan oyuncu diğer oyunda deliğin başına geçer. Oyunda birde tekerleme söylenir; “Şongur şongur direş gel, oturmuşam kalkmanam, tek taşa kalmışım”
HOKKA: İki veya daha fazla oyuncuyla oynanır. Topla oynanan bir oyundur. Oyuncular arasından bir ebe seçilir ve seçilen bu ebe, topu sabit bir yere koyup belli bir süre sayar. Bu esnada diğer oyuncular saklanırlar. Ebe, sayma işlemi bitince diğer oyuncuları aramaya başlar. Eğer saklananlardan biri, ebeden daha önce gelip de topa vurursa yeniden saklanırlar. Ebe de onları aramaya devam eder. Ebe oyunculardan birini görürse, topun üzerine hokka diyerek basar. Yakalanan oyuncu ebe olur.
ÇÖMBELEK: En az dört oyuncuyla oynanan ve kızların oynadıkları bir oyundur. Oyuncular arasında atışma yapılır. Bu atışmada “Çöm çöm çömbelek” denerek oyuncular ellerinin içi veya dışlarının aynı gelmesine göre ebeyi seçerler. Sona kalan iki oyuncu yere çömelerek el ele tutuşurlar. Diğer oyuncular da yerde çömelmiş şekilde duran oyuncuların ellerinin üzerinden atlarlar. Bu atlama on bir safhadır.
1’de, “yıldırım bir”
2’de, “iki dilim ekmek”
3’de, “ceviz kırmaca”
4’de, “Çift makas”
5’te, “Beş karış”
6’da, “Altıda fes, kurban kes”
7’de, “Yedi cüceler”
8’de, “Sekizim sek sek, bir şeyler bulup gelsek”
9’da, “Dokuzum, dur al”
10’da, “Onum, oturak”
11’de, “On birim, uzun minare boyu” denerek, çömelen oyuncuların ellerinin üzerinden atlanır. Bu esnada çömelen oyuncular, her safhada ellerini yerden biraz daha yükseltirler. Atlayan oyuncuların kıyafetleri ya da vücutlarının, çömelen oyunculara ya da onların ellerine değmemeleri gerekir.
KEMİK KEMİK DON: Üç ya da dört oyuncu tarafından oynanır. Oyuncular bir halka oluştururlar ve bu esnada “Kemik Kemik Don” denir. En son donan (hareketsiz kalan) oyuncu ebe olur. Diğer oyuncular don’u bozup hareket ettiklerinde ebe onları kovalar. Bu arada kaçan oyuncu diğer donan oyunculara “Ateş” diyerek dokunursa onlarında donu bozulur. Ebe kime dokunur ya da yakalarsa o kişi yeni oyunda ebe olur.
MENEKŞE: Çok sayıda oyuncu ile oynanır. İki grup seçilir ve bu gruplar kendi oyuncularından birini başkan olarak seçerler. Oyuna ilk olarak başlayacak olan grubun elemanları el ele tutuşurlar ve diğer grubun elemanları “Menekşe mendilin düşe, bizden size kim düşe” diye sorarlar. El ele tutuşan grubun başkanı genellikle o gruptan zayıf bir oyuncunun bir ismini söyler. Seçilen bu oyuncu koşarak gelir ve el ele tutuşan oyunculara çarpar. Bu çarpma sırasında el ele tutuşan oyuncuların elleri açılırsa, bu oyuncular karşı tarafa geçer. Elleri açılmazsa diğer gruptan çarpmaya gelen oyuncuda bu tarafa geçer. Oyun gruplardan birinde hiç oyuncu kalmayana kadar devam eder.
BONCUK: İki veya daha fazla oyuncuyla oynanır. Yere bir başlangıç çizgisi çizilir. Bu başlangıç çizgisinin iki üç adım uzağına bir delik açılır. Oyuncular başlangıç çizgisinden, bu deliğe boncuk atarlar. Çukurun içine boncuğu atan; eğer kimse atamadıysa çukura en yakın boncuğu atan oyuna ilk olarak başlar. Oynayan oyuncu diğer oyuncu ya da oyuncuların boncuklarına en fazla üç defa vurarak deliğe sokmaya çalışır. Şayet üç defada başaramazsa sıra diğer oyunculara geçer.
BİNLİK: İki ya da daha fazla oyuncuyla oynanır. Yere bir başlangıç çizgisi çizilir ve bu başlangıç çizgisinden iki üç adım uzağa bir daire çizilir. Başlangıç çizgisine geçen oyuncular, daireye taş atarlar. Kim daireye isabet ettirirse ya da en yakınına taşını atarsa oyuna önce başlar. Oyunda sıralama yapıldıktan sonra dairenin içine kibrit kutusunun ön ve arka kapakları konur. Oyuncular dairenin içindeki bu kibrit kutusu kapaklarını, attıkları taşlarla dairenin dışına çıkarmaya çalışırlar. Kağıtları daireden çıkaran oyuncu oyunu kazanır.
(Yasin İPEK’in ’’Tarihle doğanın buluştuğu yer Adilcevaz’’ isimli kitabından alıntıdır.)
Önce de üşürlerdi; ama vardı oyunları
Yürekleri ısıtan, ışıtan gül yüzleri
Şongur, Hokka, Çömbelek
Boncuk, Binlik, Menekşe
Daha kusmadan önce toprak ana felaket...
Önce de yoksullardı; ama yoktu çatısızlık
Kar, boran, kuru ayaz; velhasıl-ı karakış
Üşütmezdi yürekleri, bükülmezdi boyunlar
Ta ki demeseydi yazgı “Haydi gelin oyuna!”
Çadır altı dünyada, oynar mıydı çocuklar?
Kemik kemik don...
Hoşnut sofralar vardı, sofralardaysa çorba
Kaşık kavgalarına ev sahipliği yapan
İster yüzleri kirli ister burun sümüklü
Yine de ağlamazdı salya sümük çocuklar
Oysa vardı umutları üşümeler ardında
Yarına yürüyecek, kör topal olsa bile
Hepten yangın yeriyken çadır altında dünya
Nereye saklasınlar!Kkömür gözlü çocuklar
Kömür ve küle yatan el ve ayaklarını?..
Şimdi, bahar desem çık
Kış desem çıkma çocuk!
Ama kalma altında çadır altı dünyanın
Bilmiyorsan da öğren, bak işte söylüyorum!
Çadır altı dünyada tez sönermiş ev-ocak
Hele de dal kırıksa ve çökükse omuzlar…
Söz tükendi ey çocuk! Yüreğimde vaveyla
Geldikçe aklıma sen, cinnete yürüyorum
Çaresizlik bu işte! Elim yok uzatacak
Senin çadır dünyanı üstünden kaldıracak
Ama bir çift sözüm var, yaranı sarmasa da
Acını öptüm çocuk ve o kömür gözleri…
Özüne
İyi bakasın çocuk...
Saadet Ün-03.12.2011
Açıklama:
Şongur, Hokka, Çömbelek, Boncuk, Binlik, Menekşe, Kemik Kemik Don:
Van yöresinde çocukların oynadığı oyun adlarıdır.
5.0
100% (14)