5
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
1123
Okunma

duru...
Hiç bir şeyi kirletmeden dokunmak istiyorum dudaklarına
Ve bütün cümlelerin ağzında kayboluşunu duymak
Sonra kökleri derinlere bırakılmış bir ağrının tünelinde
Sonsuza baştan başlamak...
öncesi...
Çarkına çomak sokulu bir feleğin türküsünde de ağladık biz
Sonra gecenin ayazında üşüyen yapraklarca titredik
Ecelinden ölmeyen binlerce bedenin yasını tuttuk
Bazen en ince yerinden tutuşmuş bir küfürün yoksulluğuna güldük…
Sabah ezanlarının sesini duyduk, güneşsiz
Bilmem kaç pismanlığın üzerinden yeniden doğarken gün
Karın boşluğumda hergün sancılarına ağıtlar yaktığım
Mavisi üzerinde, soluyan umutlara döküldük...
öfke..
Çukurlarda unutulmuş bebeklerini gördük gazete manşetlerinin
İnanclarımızı sınadık, sen hep galip geldin ben yenildim tanrıya…
Kin tohumlarının kanla örtülmüş izlerine tükürdük
Haklıydın, unutulmuş çocuklar vardı dünyada ve hep biz sucluyduk….
.............
(kahretsin)
“Anne…
Beni cennete yolladılar
Katil bir silahın namlusuna sürülmüş bir mermiydi kilitli
Önce bedenimden
Geçti kurşun
Sonra beynimin içinde sonsuz bir uğultu“
yenilgi...
Hiç birşeyi kirletmeden dokunmak istiyorum dudaklarına
Parmak uclarimda kalan son şefkati dökmek
Bütün kaygıları bir siyahın içinde tutuklanmış bedenimden
Avuclarıma dökülürken isyanlar,
Matemin usturasıyla
Gecenin gözlerinden sabahı sökmek…
YILDIZ
5.0
100% (7)