0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1788
Okunma

Çaycı nedir bu çile,
Tepsi elinde geziyorsun yine;
Şafakta kalkmışsın belkide,
Bir lokma ekmek uğruna
Değer mi bu dertlere,
Buradan gelip geçtiğimde
Gel muhabbet kuralım seninle!...
Çaycı bayatladı çaylar demlikte,
Bir bardak çay ver içelim keyifle
Çay olmadan ciğara gitmiyor ciğere
Ciğara çayla izdivaca girince
Böyle soluk yüzler görünür işte;
Çaycı akşam eve girdiğinde
Dertlerde eve gider mi seninle,
Rüzgarla savuramıyorsan kapının önüne,
Sevmedim bu işi öyleyse;
Zaten büküldü boynum dertlerle...
Sen de dert yok diye oturdum kürsiye
Çayda güzel gider bu saatte,
Otur bir çay içelim birlikte
Belki efkarımız dağılır göğe!...
Çay olmasa elimizde,
Yaşamak zor olur bu günlerde
Zaten seneler gibi geçiyor saatlerde,
Çaycı kalk getir o demlenmiş çayı,
Yoksa gitmeyecek içimizdeki acı
Bu acılar içimizi dışımızı yaktı;
Sanırım acılar ikimizin ortak kaderi
O halde doldur o demli çayları,
Bu muhabbeti iyice koyulaştıralım haydi
Belki dağılır efkarımız akşamları,
Zindanda geçirdiğim nice yılları
Unutmak için,doldur bu çayları!...
Çaycı var mı sende gönül alıcı,
Varsa yak şu ciğaramı
Uçursun kafamızdaki dumanları,
Sende git kokla küçük yavrularını
Zaten yine geldi akşam karanlıkları;
Alıp gideceğim,ben de bu belalı başımı
Geride kalan tüm acılı yıllarımı
Unutmak için yakacağım kalan ciğaramı!...
Yıl:06.01.2005
Saat:16.30-17.00
Yer:Kuzguncuk/İst.
EROL KEKEÇ
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.