27
Yorum
3
Beğeni
4,8
Puan
1748
Okunma

Serdi şehrin üstüne seccadesini akşam
Kayboldu dağ ardında âfitâb-ı cihantâb
Günlük öyküler bitti uykuya daldı yaşam
Belki de bu yüzdendir bütün bedenim bitâb.
Vicdan azabı gibi üstüme bir hâl çöktü
Ben kavruldum kozamda, ağlayan yalnız göktü.
Sakladı karanlığa kızıl güller hârını
Gülistan-ı safayı hüzün sardı aniden
Yıldızlar selam verdi düşünerek yarını
Yanıp söndü göz kırptı döndü arza yeniden.
Bütün âlem dönerken yepyeni bir sabaha
Ben yine kozamdayım düştüm bitmeyen âha.
Gecenin ışıkları kanarken pencerede
Kim bilir ne umutlar saklamıştır perdeler
Karanlık kutudayım ruhum bir cenderede
Son mumu yakan eller şimdi hangi yerdeler?
Nefsin nakkaş şişinin ördüğü bu kozada
Sıkıştım sitemlerim bahara da yaza da.
Durmayın parçalayın sökün liften duvarı
Damla damla dökülsün dolsun aktâr-ı eflâk
Bu kapkara kozanın nurla dolsun civarı
Hapsedilen bu böcek olmasın artık helâk
Şişler delsin göğsümü yeni koza örmesin
Nefse kul eden gözler başka bir nur görmesin.
AFET KIRAT
Tüm dostların kandili kutlu olsun....
5.0
94% (17)
2.0
6% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.