0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
774
Okunma
Yolcunun ıstırabı, sanmayın ki yoldandır,
Yüklerin ağırlığı, güçsüz kalan koldandır.
Şâhâne az bulunur, bahâneler boldandır.
---İpi kısa olanlar, kuyuya derin diyor,
---Yandım Allah yandım, su verin diyor.
Kimlerin neyi yoksa ondan feryat ederler,
Kurtları koyun sanıp, arkasından melerler,
Olmayana göz diker, olanlar benim derler,
---Dünyayı versen yetmez, insanoğlu doyumsuz,
---Dışlarıyla riyakâr, içleriyle uyumsuz.
Ham hayaller peşinde safi gönül eğlemek,
Hiç değeri olmayan çok sözleri söylemek,
Hovardaca harcayıp, vakti ziyan eylemek,
---Havayı bulandırır, gidişi zora sokar,
---Nefisler isyan eder, nefesleri pis kokar.
Nasıl duymak isterse, öyle anlar her sözü,
Nasıl görmek isterse, öyle görüyor gözü,
Gönül kapısı paslı, örümcek sarmış özü,
---Kalpleri katılaşmış, üstünü yosun tutmuş,
---El-âlemle uğraşıp, kendisini unutmuş.
Anlamaktan kaçıştır, sorulmayan sorular,
Her türlü firarinin, kahredici sonu var,
Soru cevap arayan, en mukaddes konular.
---Bedeli ağır diye, bilenden sorulmuyor,
---Beden aklı ben diyor, Ruh için yorulmuyor.
Bir vekile sığındık, ters düştük vekillere,
Çok şükür bağlanmadık, manasız şekillere.
Verdiğimiz her mesaj, gelecek nesillere.
---Çağdaşlar bizi bilmez, bilse işine gelmez,
---Çok şükür ki Rabbime bu gölge hiç yükselmez.
Kâinatta ki her şey, benim olsa ne çıkar?
Bunları bina eden, bir gün başıma yıkar,
Gönlüm aşka müptela, ne usanır ne bıkar,
---Ölüm; en yakın zaman, doğum denen milada,
---Hangi ten kimde kaldı, hangi canlar dünyada?
08.02.2011…Mustafa YARALI
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.