2
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1710
Okunma

şehrimin deniziyle seviştim ..martıların türküsünü dinledim,köpüklerin masalında hayal kurdum, içime mavisini çaldım, çay içtim ,simit kokladim. Sokak sarkıcılarından benim şarkımı çalmalarını istedim, gizli bir flört yaşadım sehrimle...
sen yoktun…
bir masa iki sandalye
parmak uçlarimda sessizligi paylaşan bir kalem
beyaz bir kagida serdim icimdeki kabuk tutmuş yaralari
agustos sicagina teslim
küf kokulu anilari böldüm birer birer,eridiler
gemiler geldi limana
kalabalik, telaş icimdeki çocugun kirazli şapkasina dokundu rüzgar
bir sevgilim olsun istedim birden
papatyalar elinde beklesin en köşede
uçusan eteklerime baksin önce ,sonra onu özleyen gözlerime…
sen hiç olmadin
orda,beklediğim yerde…
eylül kapımda yine
saçları kızıla boyanmış biraz da yorgun
bilmem kaç sonbahar daha biriktirecek geri kalan ömrümde
bir sabah ben çıkıp gideceğim
ardında baharlarin olmadığı kış güneşine
Sen geleceksin…
……
Limanlarında hala ayrılık var,taksicler hep hayatın zorluğundan dem vuruyor ve hep küfür ediyorlar birbirlerine….
Arabesk çalıyor radyolardan birinde, otobüs duraklarında hayatın en içini sergiliyor insanlar,o topuklarla nasıl yürüyor genç kızlar inişli çıkışlı caddelerde derken bir bakıyorum elele yürüyor dünyanın en uyumsuz çifti ama gözlerinde dünyayı umursamayan aşkla…
Şehir seni soluyor
Aklımın ortasında
Adın, sayıklıyorum
Kalbim
Hadi dursana….
YILDIZ
5.0
100% (3)