Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve (eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır. Gerçekten ahiret yurdu ise asıl hayat odur. Bir bilselerdi. (Ankebut 64)
İnsanların Alemlerin Rabbi İçin Kalkacağı Gün (Mutaffifin 6)
Ve onların hepsi, kıyamet günü O’na yapayalnız tek başlarına geleceklerdir.(Meryem 95) ----------------------------------------------------------------------------------------------------
......bırak beni artık ey yaşamak...!!!
son gecenin koynunda son güneşin alnında son sevdanın h/arında ben nar-ı bir dünya
s/onsuzluğa adadım tüm cümleleri son nedamet ahdi yar silik bir gün s/a/n/cısı ey hayat yoruyorsun yolculuyorsun beni sanki bir hiç gibi
kalk bezirgan başı gün son bad-ı saba şafağı bu gün iliş göğsüme bedbin son deli rüzgar kes c/anımın bileklerini neşter vur yarama ve bende bir ben arama
anlat yeni bir yaşam ıssızlığın kaval çaldığı bir an yorulsun leyl-i z/aman i(k)limsiz bir v/akit son dem b/içildi işte emanet can
sürüldüğüm ülke topraklarından bir koku getir bana akan bir nehir sonra ve kuytusunda duru bir sevda sür yüzüme son defa
sus ene
hangi yaşam ustura ağzında büyür ve güngörmemiş bir kalbe Aşk hangi şafakta, İl/ahsız yürür
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
bellli ki bamtelinden süzülüp gelmiş her satırın da ayrı bir mükteza..satırlarında ,satırlerına akseden duygularında ve en önemlisi bu duyguların kaynağı gönül diyarından hiç eksik olmasın.teşekkürler
Ey her şeyi kendine döndüren Allahım!... Biz de o her şeyden bir şeyiz... Sen, kendini senâ ettiğin gibi yücesin... Sana övgü yine Senin, Kendini bildiğin gibi olsun... diyeceğim ama evvelinde henüz hikaye bahsinde zaten bir muhabbete vesile oldu şiir... Ve şiirin bizatihisi kendisi, okuyan adına muhabbet kapısından ilk adıma... Zira bu şehirde evvela terk gerekir sonra bir derin âh...
Hikaye diyorduk... Hikaye, Radyo 15'i hatırlattı ve Necla Nazır ablamızı... Hoş oldu... Güzel'in uşağı, Güzel'i hatırlatır...
Şiire gelince; hayatta ölmeden hayattan bıktım, demek bir anlık nida... Marifet bu sedayı kağıda yazıp duvara asmak ve her gün okumak ve mümkünse bir gün yazının aslına dalmak yani ölmek... İşte o zaman bütün sonlar ve suskunluk sona erer ve şiir, halin olur çıkar...
şu aralar böyle güzel sözlere dua-ya o kadar ihtiyacım varki! tşk ederim... şiirlerinizin çoğunu kendi arşivime aldım...sek kafayla okuycam onları bu sitede yeniyim en'lerime aldım sizi...
ateşden korksaydık günleri serserice tüketmezdik! eyvallahhh sizi okumak büyük bir keyifti..
eyvallah efendim,bu naif ve içten yorumunuz için çok teşekkür ettim...Mevlamız çook razı olsun...
safa geldiniz gönül haneme inş...
huzura ermeye yüzüm var mı? hiç bilmiyorum ve hiç birimiz bilemiyoruz şu an bu dünya hayatında bunu..
lakin bildiğim bir şey varki oda, Hutame ötelerde bize gaib olan bir karanlıkta feryad-ı figan ederken hiç durmadan, ben çığlıklarımı yalnızca ateşin narında yıkayabiliyorum şu an...
çünkü "fenada ki ateş,bekanın bir kıvılcımı dahi değidir" diye buyurur bizlere Yüce Kelam...
demek ki, biz daha henüz ateşle tanışmış değiliz kıymetli dost ...güzel gören ve güzel düşünen varlığınıza selam olsun...
şu aralar böyle güzel sözlere dua-ya o kadar ihtiyacım varki! tşk ederim... şiirlerinizin çoğunu kendi arşivime aldım...sek kafayla okuycam onları bu sitede yeniyim en'lerime aldım sizi...
ateşden korksaydık günleri serserice tüketmezdik! eyvallahhh sizi okumak büyük bir keyifti..
eyvallah efendim,bu naif ve içten yorumunuz için çok teşekkür ettim...Mevlamız çook razı olsun...
safa geldiniz gönül haneme inş...
huzura ermeye yüzüm var mı? hiç bilmiyorum ve hiç birimiz bilemiyoruz şu an bu dünya hayatında bunu..
lakin bildiğim bir şey varki oda, Hutame ötelerde bize gaib olan bir karanlıkta feryad-ı figan ederken hiç durmadan, ben çığlıklarımı yalnızca ateşin narında yıkayabiliyorum şu an...
çünkü "fenada ki ateş,bekanın bir kıvılcımı dahi değidir" diye buyurur bizlere Yüce Kelam...
demek ki, biz daha henüz ateşle tanışmış değiliz kıymetli dost ...güzel gören ve güzel düşünen varlığınıza selam olsun...
... Onlar ise dünya hayatına sevindiler. Oysaki dünya hayatı, ahirette (ki sınırsız mutluluk yanında geçici) bir meta'dan başkası değildir. (Rad Suresi, 26)
Çok boyutlu ve anlamı derin,içten bir o kadarda sırlarını ele vermeyecek esir asker halini terennüm ettiren güzel ötesi eseriniz için kutlarım Allah razı olsun inşallah kaleminize gönlünüze sağlık selam ve saygılarımla...
Şair çok güzel bir şiirdi. Fakat yılan bir değil bin. En kötüsü yılan olduğunu bilmemek. Çünkü bunların zehirleri az. Dünyaya yavaş yavaş bağlıyor. Ahiretle alakalı kesmeye çalışıyor. Sorsan yürekleri biyük. Evet o kadar büyükki yüreklerinde ve bedelerinde herkese yer var. Uyaıp ona güzel bir kul olmak dileğimle. Gerçek dostlarla, sonsuzluk ve ötesine. Güzel şiirinizi kutlarım. Saygılarımla
Hayatın başlangıcı sonuna kadar bu mücadele içinde. Allah bu mücadeleden kazançlı çıkanlardan eylesin. Bir an yokluğa karıştım. Tebriklerimle,selamlar,sevgiler.
''hangi yaşam ustura ağzında büyür ve güngörmemiş bir kalbe Aşk hangi şafakta, İl/ahsız yürür''
Şiirlerden alıntı yapmayı sevmiyorum ama bu dizeler ne kadar etkiliydi nitekim çok etkiledi. Eğer yürüyorsa şair, söküp atmalı onu, bize fayda getirmeyen o yüreği ...
Yatırım tamamen ukbaya ne mutlu kaleme, bunun farkına dünyada iken varmış olmak.
şiirin bütününe bakıldığında büyük emek harcandığını görülebiliyor. tabii bu şiirin eleştirilemeyeceği anlamına gelmiyor. şiirlerde sözcüklere fark işareti koyarak bir sözcüğü iki farklı anlamda kullanma post-modernist şiirin en popüler yöntemi. doğruyu söylemek gerekirse doğru yer ve zamanda bir de kararında kullanıldığında güzel bir yöntem ancak okuru yoracak kadar kullanılınca şiirin ahengini bozuyor.
değerli şairimiz ses unsuru için mücadele etmiş gibi görünüyor keza dize sonu ve içi kafiyeler bol miktarda kullanılmış. ben böyle şiirleri seviyorum. şiir her şeyden önce sesi duyabilme ve sesi yansıtma sanatı kanımca.
içerik olarak yine post-modernist bir şiir anlayışının hakim olduğunu görüyorsunuz. entellektüel birikimi olmayan birinin şiiri anlaması oldukça zor. günümüzde tarihi,dini karakterlere telmihler, dualar vb. ya da farklı görüşlerin hakim olduğu şiirlerde mitler, mitoslar, eski yunan hikayeleri anlamı kapatan etkenlerdendir. anlayacağınız şiirlerin anlaşırlığını etkiliyorlar ve şairlerin halkla kaynaşmasını da tabii
bütün bunlara karşın başarılı bir şiir olduğunu düşünüyorum. emeğinize sağlık
*dili lal olmak bir anlatım bozuklu değil midir? lal zaten konuşma yeteneğini yitirmiş demek.
eeyore21 tarafından 7/16/2010 4:35:14 PM zamanında düzenlenmiştir.
Lafa girmek istemezdim lâkin "kendime şair demiyorum" sözünüze katılmıyorum, şiiriniz gayet güzel hatta harika ve anlamlı; Rahmetli Mehmet Akif'in tarzını hatırlattı bana Ayeti Kerime ve Hadisleri kendine ilham edinmişti oda. Gayette iyi de Şairesiniz bence ve sitede anlam ve lnezihlik yönünden beğenerek takip ettiğim ender şairelerden birisiniz. Acizane Saygılarımla
öncelikle eleştiri için teşekkür ediyorum ve ikinci olarak henüz kendime şair diyemiyorum ben bunu bildirmek isterim. doğru olanda bunu söylememktir zaten bunun bu işin ehillerince söylenmesidir.
evet şiirde bir kelimede bir iki anlam yüklediğim doğrudur tıpkı tek bir kelime ile ölmek veya dirilmek gibi.
şiirin hikayesinde yazdığım Ayeti kerimeler üç aşamayı anlatıyor bizlere. ilk Ayette dünyanın bir oyun ve oyalanma olduğu, ikincidevakti gelince bir gün tüm insanların tek bir kudret önünde dirileceği ve üçüncü,kıyamet kopunca herşeysiz olarak Allahın huzurunda kar ve kazanç ayrımının ardından akıbetin belirlenme gerçeğidir.
şiire gelince, ilk mısralarda dünyaya gelişle başlayan ve ardından ansızın bir gidişle biten bir vedaya hazırlık var.
sevilen ve ölümüne belki sevilen herşeylerin yakan o derin ateşi ve kalbimizdeki nefsin tükenişi ve nihayet ölümün tüm kirleri temizlemiş olmas duygusu ele alınmaya çalışıldı.
ölümün ardından, insan sonsuzluğa adanır ve son günde tüm kirlerine ve günahlarına rağmen, yaptığı bir tevbe ile bir ruzgar gibi gelen o ecel silip süpürür tüm sancıları ve ya hep ya hiçliğe ulaştırır insanı..
bezirgan başı seslenişi dünya hayatındaki oyunun bitişi ve göğsümüzde yerleşen nefsin artık ölümü tatmaya mecbur kalışı ve canın o acıyı en derinden hissetmesi ve yine geride bir enaniyet ve benlik duygusunun asla kalmayışı anlatıldı.
anlat yeni bir yaşam derken tüm insanlarda ruh bedenden çıkınca geride kalanlara sorarlar ölen kim nereye gidiliyor bu feryat neden diye.
işte o noktada bir kaval sesiyle telkin verilir ve zaman artık el çeker tüm insanlıktan.orada daima karanlık bir gece hakimdir.
i(k)limsiz bir v/akit"derken ben size şunu sormak isterim..
mezar iklimsiz değilmidir ve o gün tüm ruhlar ilimsiz kalmamışmıdır. buradaki iki manadan biri bu bir diğeryse ilimsiz akit kıyamet sabahı Kuran yeryüzünden kaldırlıacak ve insdanlar tümüyle ilimsiz kalcaklar.ilimsiz bir insan nasıl sözleşmeye ulaşsın... ve o gün bütün bedenler biçilip canlar bir rüzgar gibi bedenlerden pıtır pıtır dökülecekler.
o günden sonra istemesede insan ene susacak mecburen. çünkü dünya hayatında kıldan ince ve kılıçtan keskin olarak ifade edilen bir İslam vardi ve o insanlık ömrünü zevkü sefa içinde ve alnını secdelere değidrmediği şafaklarda Allahtan bi haber olarak tüketildi.ustura ağzında yaşamk derken aslında gerçekte o kılıca vurgu yapıldı...
o gün ölümün son halinde nefs bir yılandır ve ölümle bedeni terk edip giden azılı bir düşmandır.
dünlerden müjde ile kurtulan kul yeni günde Rabbin müjdesi ile suskun bir ölüm içindeyken cehennem ehli topluluktan ayrılıp veda ile ve son secde ile Ene Abdüke sen benim Rabbimsin deme sevinci içinde cennet ehline doğru kanat alıp uçacaktır.
aldandı seda derken işte bu müjdeye işaret ettik ve aldandı sevda ifadesindeyse,dünya hayatı ve onun ebedi hiçliği anlatılmak istendi...
evet biraz farklı bir uslubum olduğu söylenir lakin ben karaladığım tüm şiirlerde mutlak bir gerçeğe yönelir ve yine Allah ve dünya haytını unutmadan ve unutturmadan bir gerçeği anlatmak isterim..
Lafa girmek istemezdim lâkin "kendime şair demiyorum" sözünüze katılmıyorum, şiiriniz gayet güzel hatta harika ve anlamlı; Rahmetli Mehmet Akif'in tarzını hatırlattı bana Ayeti Kerime ve Hadisleri kendine ilham edinmişti oda. Gayette iyi de Şairesiniz bence ve sitede anlam ve lnezihlik yönünden beğenerek takip ettiğim ender şairelerden birisiniz. Acizane Saygılarımla
öncelikle eleştiri için teşekkür ediyorum ve ikinci olarak henüz kendime şair diyemiyorum ben bunu bildirmek isterim. doğru olanda bunu söylememktir zaten bunun bu işin ehillerince söylenmesidir.
evet şiirde bir kelimede bir iki anlam yüklediğim doğrudur tıpkı tek bir kelime ile ölmek veya dirilmek gibi.
şiirin hikayesinde yazdığım Ayeti kerimeler üç aşamayı anlatıyor bizlere. ilk Ayette dünyanın bir oyun ve oyalanma olduğu, ikincidevakti gelince bir gün tüm insanların tek bir kudret önünde dirileceği ve üçüncü,kıyamet kopunca herşeysiz olarak Allahın huzurunda kar ve kazanç ayrımının ardından akıbetin belirlenme gerçeğidir.
şiire gelince, ilk mısralarda dünyaya gelişle başlayan ve ardından ansızın bir gidişle biten bir vedaya hazırlık var.
sevilen ve ölümüne belki sevilen herşeylerin yakan o derin ateşi ve kalbimizdeki nefsin tükenişi ve nihayet ölümün tüm kirleri temizlemiş olmas duygusu ele alınmaya çalışıldı.
ölümün ardından, insan sonsuzluğa adanır ve son günde tüm kirlerine ve günahlarına rağmen, yaptığı bir tevbe ile bir ruzgar gibi gelen o ecel silip süpürür tüm sancıları ve ya hep ya hiçliğe ulaştırır insanı..
bezirgan başı seslenişi dünya hayatındaki oyunun bitişi ve göğsümüzde yerleşen nefsin artık ölümü tatmaya mecbur kalışı ve canın o acıyı en derinden hissetmesi ve yine geride bir enaniyet ve benlik duygusunun asla kalmayışı anlatıldı.
anlat yeni bir yaşam derken tüm insanlarda ruh bedenden çıkınca geride kalanlara sorarlar ölen kim nereye gidiliyor bu feryat neden diye.
işte o noktada bir kaval sesiyle telkin verilir ve zaman artık el çeker tüm insanlıktan.orada daima karanlık bir gece hakimdir.
i(k)limsiz bir v/akit"derken ben size şunu sormak isterim..
mezar iklimsiz değilmidir ve o gün tüm ruhlar ilimsiz kalmamışmıdır. buradaki iki manadan biri bu bir diğeryse ilimsiz akit kıyamet sabahı Kuran yeryüzünden kaldırlıacak ve insdanlar tümüyle ilimsiz kalcaklar.ilimsiz bir insan nasıl sözleşmeye ulaşsın... ve o gün bütün bedenler biçilip canlar bir rüzgar gibi bedenlerden pıtır pıtır dökülecekler.
o günden sonra istemesede insan ene susacak mecburen. çünkü dünya hayatında kıldan ince ve kılıçtan keskin olarak ifade edilen bir İslam vardi ve o insanlık ömrünü zevkü sefa içinde ve alnını secdelere değidrmediği şafaklarda Allahtan bi haber olarak tüketildi.ustura ağzında yaşamk derken aslında gerçekte o kılıca vurgu yapıldı...
o gün ölümün son halinde nefs bir yılandır ve ölümle bedeni terk edip giden azılı bir düşmandır.
dünlerden müjde ile kurtulan kul yeni günde Rabbin müjdesi ile suskun bir ölüm içindeyken cehennem ehli topluluktan ayrılıp veda ile ve son secde ile Ene Abdüke sen benim Rabbimsin deme sevinci içinde cennet ehline doğru kanat alıp uçacaktır.
aldandı seda derken işte bu müjdeye işaret ettik ve aldandı sevda ifadesindeyse,dünya hayatı ve onun ebedi hiçliği anlatılmak istendi...
evet biraz farklı bir uslubum olduğu söylenir lakin ben karaladığım tüm şiirlerde mutlak bir gerçeğe yönelir ve yine Allah ve dünya haytını unutmadan ve unutturmadan bir gerçeği anlatmak isterim..
Off be Sevgili Şairem off neydi bu şimdi! Hakkınız var mı bana bunu yapmaya:)) Bilmez misiniz ben dalınca satırlara kolayına çıkamam. Hele, hele de böylesi bir 'Şiir'in içinden gel de çık, çıkabilirsen.. Sayfalarca yorum yazabilirim:)) Şiirden öte, öte birşey bu. Şiir ötesi birşey. Emek, lezzet, demlenme, güçlü bir kalem ve yürek. Öylesi yerli yerinde kesmeler kullanılmış ki, sözlerde hepten vurgulama ve manalandırma artırılmış/artmış.. Şiir başlığı bile başlı başına şiir ve yeter, çok şeye. Hadi deneyim satırlarınıza dalmayı, 'Şiir'e ve şiiri yazan 'Yüreğe' o 'Kalem'e.. Der ki 'Şair'; 'S/onsuzluğun Dili Lal'. Sonsuzluk... Sonu sınırı olmayan hiç bitmeyensin.. Korkulan, ürkütücü ve belirsiz.. Ey hayat/sonsuzluk sen; Her şeyin bir başlangıcı ve sonu olan dünyada yaşadığı için insanın yaratılış gereği aklının alamadığı ama hakikatte var olduğuna kesin olarak inandığımız zaman mefhumusun.. Ey sevgili/ilahi aşk; Sen sevgilinin dilinden yazılan bir şiirin mısralarısın. Teninize ince ince dokunan bir ayın kendini mühürlemesi gibi.. Belki gökyüzünün kalbinize dolup taşması.. Bir bakışın, bir yangının, bir varoluşun alevlere bürünüp satıraralarında buluşmasısın.. Ellerinizde güvenin, kalbinizde aşkın notalarını duymak, bir gözün içinde başka bir gözü eritebilmek, bir oluş sebebisin. Sonsuza ve sonsuzluğa dair.. Hayatınızdaki en güzel kokunun yüreğine dolmasıdır Rab. Aşkın/aşkı satır satır kalbinize yazılmasıdır/yazmaktır. Aşk'tır sonsuz. Özel ve tek. Sonsuzluktan açtığı gözlerini sonsuzluğa kapatmaktan ibaretti sonsuzlukta kaybolan küçücük nokta değerindeki hayatı/m. Ey hayat! Bak şimdi yüreğime/yaşattıklarına; sıfır ile çarpıldığında elde edilen sonuç kadar değersiz, sıfıra bölündüğünde elde edilemeyen sonuç kadar belirsizsin... Ne kadar da yoruyorsun! Onsuzluk.. Kimi zaman yarım kalmak, kimi zaman da tamamen kendin olmaktır yokluğunda.. Ey dili lal ben/hayat/sonsuzluk.. Şimdi uzun uzun, derin derin sessizliklerdeyim.. Sessizliğin çığlığında haykırıyor aslında dilim. Duyulmuyor, anlaşılmıyor/anlamıyorsun(uz). Ahh ne kadar da yorgunum! Öyle bir an vardır ya hani; kapıdan çıkan kendi halinde bir kadının çaresizliği.. Herşeyin normal olduğu bir günde herşeyin alt üst olabilirliği.. Herşeyin iyi gittiğini zannettiğimiz zamanlarda hayatın birdenbire umutları yıktığı.. İşte öyle bir andayım! Hayata dair istenmeyen ne varsa hepsini herşeyi kapının arkasında bekleyen deliler gibi, hiç belli etmeden ama koşa koşa bekleyenim.. Kimbilir bilmem kaç insanı ve beni ne çok acıttı neşterin. Kaç kez yıkıldık en beklenmedik zamanlarda, en beklenmedik haberlerle, vedalarla.. Güle oynaya başlanan kaç gün, daha ortasına bile varmadan karardı, göz kapakları ne kadar isyankar oldu bazı geceler.. Ne çok acıdı yürekler. Acıttın! Kanattın.. Ve ne çok teselli etmek, ne kadar çok teselli edilmek zorunda kaldık.. Bazen, bazen kendi hayatımızı kontrol edememenin acizliği herkül oldu binlerce defa, defalarca. Suskun bıraktın.. Dilsiz... Sana sustum hayat sana! Dilsizim işte artık sana.. Bu halim; ne zamana kadar sürer bilmiyorum.. Onsuzluğum/yokluğun bitene kadar mı? Kimbilir.. Belki de sonsuza kadar...! Ey yaşam! Tırnaklarımla tutunmaya çalışırken/asılırken sana, kanayan tırnaklarıma aldırmadım, ama sen söktün attın tırnaklarımı.. Bak acımıyor bile artık.. Şimdi, bilmiyorum ne kadar süreliğine, çekildim bir kenara, seyrediyorum öylece seni... Acıtmaman için yüreğimi, yakamdan düşmen için yapmak zorundayım bunu... Küskünüm sana hayat/sevda/zaman.. Küskünüm. Sadece izliyorum seni... Beklemiyorum artık! Sade ve sadece izliyorum, sessizliğin sesinde, elimde yalnızlığım, limanım olan yüreğim ve herşeye rağmen kaybetmediğim umutlarımla ilahi aşka sığınarak... Yok yok devam etmeyeceğim, edemeyeceğim artık:)) Muhteşemsiniz, muhteşemdi tek kelimeyle, 'Şiir'di. Günümün/günün şiiriydi bana göre. Her daim; daim olsun o güzel yüreğiniz/kaleminiz.. Saygı ve sevgilerimle..
sera. tarafından 7/16/2010 12:39:17 PM zamanında düzenlenmiştir.
Ah be Şairem ah... Yazmış yüreğiniz/kaleminiz yazdırmış bana da naçizane.. Sizinkinin, sizin 'Şiir'iniz yanında benim yorumum olsa olsa okyanusta bir damladır sadece.. Layık görmüş renklendirerek onurlandırmışsınız tarafımı. En yürekten içten duygularımla çok teşekkür ederim.. Kabul buyurun. Yolunuz cennet yolu olsun.. Tüm güzellikler ve pembeliklerle dolu olsun ömrünüz. Dilerim incinmesin/incitilmesin adına yaşamak denilen o yolda; nadide ve güzel yüreğiniz..
Ürpermeyen kalpten Allaha sığınmak lazımdı....umu,t telaş ve korkularım adına düşen bir kaç kelamdı yalnızca....ama en çok umut ve umutlar adına elbette....
öperim hissedip anlayan ve şiir ötesi anlatan o güzel kalbinden Sera...
Ah be Şairem ah... Yazmış yüreğiniz/kaleminiz yazdırmış bana da naçizane.. Sizinkinin, sizin 'Şiir'iniz yanında benim yorumum olsa olsa okyanusta bir damladır sadece.. Layık görmüş renklendirerek onurlandırmışsınız tarafımı. En yürekten içten duygularımla çok teşekkür ederim.. Kabul buyurun. Yolunuz cennet yolu olsun.. Tüm güzellikler ve pembeliklerle dolu olsun ömrünüz. Dilerim incinmesin/incitilmesin adına yaşamak denilen o yolda; nadide ve güzel yüreğiniz..
Ürpermeyen kalpten Allaha sığınmak lazımdı....umu,t telaş ve korkularım adına düşen bir kaç kelamdı yalnızca....ama en çok umut ve umutlar adına elbette....
öperim hissedip anlayan ve şiir ötesi anlatan o güzel kalbinden Sera...
/ONSUZLUĞUN DİLİ LAL... ( Şiirin Hikayesini Görmek İçin Tıklayın )
Şiirin Hikayesi
Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve (eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır. Gerçekten ahiret yurdu ise asıl hayat odur. Bir bilselerdi. (Ankebut 64)
İnsanların Alemlerin Rabbi İçin Kalkacağı Gün (Mutaffifin 6)
Ve onların hepsi, kıyamet günü O’na yapayalnız tek başlarına geleceklerdir.(Meryem 95) ----------------------------------------------------------------------------------------------------
yaşamak kendine çoğalmaktır "tenha"da ki ölmek kendinden b/aşka her şeye...(...... ..... ve dehliz(im)den
süzülen cansız ölümler......bırak beni artık ey yaşamak...!!!
hangi yaşam ustura ağzında büyür ve güngörmemiş bir kalbe Aşk hangi şafakta, İl/ahsız yürür
içimde yuvalanmış yılan hadi düş yakamdan
ölü dünden diri güne
canlı bir sükut sal dudağıma
son v/eda
(ene abdüke)
a(l)dandı se(v)da...
değerli gönül dostu sayfanızdan mükemmel bir şiir okudum
ente, manevi duyguların ilmek ilmek nakşettiği mısralarında anlamlı ve duygulu dokunuşlarınla şiir adına ruhumuzu okşadın yüreğine sağlık kalemin daim olsun
rabbim rıza kapısından ayırmasın selam ve saygılarımla
Bunca hüznü taşıyan o yürekte gördüğüm iki şey var biri Yaradan RAB bine olan o muhteşem sevda diğeri ciğeri beş para etmez şu fani dünya ya sitem şiir di Allah a emanet ol bacım
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.