4
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1473
Okunma
/çektiğimiz hasret sevdaya dair ise, bunun iki ucu vardır canımın içi
bir ucu senin elindeyse eğer, bilesin ki mutlaka benimledir diğeri.…/
sen bu köşesinde üşürken gecenin, ben başka ayazda çok tuhaf olurum
ecel gibidir beklemek saatin onikisini, cesaretim olsa kendimi vururum
hani ay nerede, nerede saklı yıldızlar, bu karanlık böyle, nereye kadar
firar olup atsam kendimi yollara, dudağım bile dokunamadan dudaklarına
mevsimler biter, renk açmadan renk atar, bütün baharlar.
bu bir nöbet saatidir, gecelerin ıssızlığıdır
olmayacak kovuklardan duyulan seslerin,
bir kırbaç gibi yalnızlığını şaha kaldırmasıdır.
bu bir nöbet saatidir, sevdanın sancısıdır
çaresizlik girdabında atılmamış adımların,
ayağındaki prangalar gibi yüreğini sıkmasıdır.
bir yanım, tırmandığım bütün dağlara ismini yazarken, yalçın doruklara
öte yanım parçalanmış yüreğimi anlatır, düştüğüm en derin uçurumlara
ve sanki seni görürüm birden, iki damla yaş gibi bir ceylanın gözlerinde
çığ gibi büyürüm, çığlığa bürünürüm, o gözyaşlarında kendimi de görürüm
dikenli cetvellerle çizilmiş, alnımın kanayan çizgilerinde.
nöbetin bitiş saatidir, günün gecede erimesidir
buz altında donarken bütün kılcal damarlar,
kızgın çölde son akrebin, yelkovanı öldürmesidir.
nöbetin bitiş saatidir, hasretin yeni rengidir
tutunup anka kuşunun kül kokan kanatlarına,
gökkuşağının altından rüzgar gibi geçilmesidir.
/ben böyle boyarken hasret rengini, sen nasılsın kim bilir canımın içi
işte böyle çekiliyor birer ucundan, asla terk etmeden nöbet yerini…/
Cevat Çeştepe
Sevdanın içindeki hasretin yaşam içindeki karşılığı, nöbet saatinin biri biterken diğerinin başlaması ve nöbet yerinin asla terk edilmemesidir.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.