7
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1519
Okunma

güneşe doğru bakınca
Kasım diş ağrısıdır babamın
kış ölümler yurdu
dağılan karınca yuvası
gamze çukurum
kavalyesiz bulutlar
isli şehrin gökyüzünde durunca
matem doğurur yoksul
bitap düşer suya Ay
onunla büyürüm
gece dudakları mor
nemli bir zulümdür yaşamak
hiçin içinden çıkmışlar için
karanlık sokak lambalarından
çocuklar toplar düşüm
masalımsı bir hayat
genzimi yakan bu acı hatırat
kehribar benizli ayyuka yansır
ifrit kocakarıları soğukları
kendimden üşürüm
niçin üşümek var
gittiğin yerde bunu da sor
yakasını iki de bir
rüzgara kaptıran adamım
ayrılık kısır döngüm
sesimin yankısına düşen
kelimelerden kurtar
avurtları çökmüş hasretleri
ben gideyim sen ardımdan gel
soğuk ve sessiz ölüm
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.