13
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
1295
Okunma

ister/d/im ki,
ismim her daim mai bilinsin...
-öğret bana dilini aşkın
yeniden.
ta ki;
tutulsun dilim.
baştan ayağa /varsın/
sarsın hüzn-ü aşk,
sarsılsın bedenim.
varsın ellerinden gelsin,
ölüm şerbetim… -
diyecektim;
sen, vedayı diline pelesenk etmeseydin…
her hali sana yakışır vedanın,
her elveda sana münhasır sevgili!
limandan ayrılan her gemide senin parmak izin.
ve gizi;
iyi sırlanmış bir ayna içre saklı,
bu mecnun halinin…
bilsen ki;
bunu ancak, ve ancak ben bilir/d/im...
tumturaklı birkaç söz zannettin sen
galiba bunca beyti
yahut laf-ı güzaf.
ondandır belki
müstehzi suallerin…
/ tam da saf kan atlar çiğneyip geçiyorken
böğrümden,
asil bir poyraz olup gelmese
nefesin… /
ihtilâl görmüş düş gibi,
yosun tutmuş siyah bir taş yahut,
nun ağıtlarına sırdaş,
dolaş,
dur,
girift sabahlarla sarmaş dolaş…
“sağ duyu” dediğin
ezip geçer her daim,
“ah! sol yanım!” der;
incelir,
incinirsin…
taze bir ölü gibi kıvrılıvermek var/dı
kıyısına ellerinin…
istemedin…
/ mai /