3
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1458
Okunma
Sen sarı hüzün;
Sen erimeyen kar tanesi.
Aşkımın sırdaşı, aşığımın yoldaşı,
Sevdiklerimin mezar taşı!..
Aşinayım sana, yoluna, yolcuna
Gözünden akan yalancı yaşına
Hatta geç uyanan,
İsteksiz doğan sarhoş güneşine!
Aşinayım,
Taş kesmiş sır dolu yüreğine...
Korkarım alaca duruşundan,
Kara yazından,
Rüzgarlı bakışından,
Adsız kahırlarının hoyrat yalnızlığından
Ve en acımasız zamanlarındaki
Suskun kalışlarından...
Korkarım!..
Ey, soluksuz bekleyişlerinde
Güneşin gözlerini körelten
Gizemli bahar!
Ey, en uzak kayalıklarda sesi yankılanan,
Gölgesi önünde giden,
Gülümsemeleri karanlık eylül!
Ey, yorgun gönüllerin,
Toprağı öpenlerin adı!..
Git artık, git benden ne olur!
Avuçlarımda umut boğulmasın,
Düşlerim gölgelenmesin
Çaresizim!..
Çıkmaz sokaklarda duldasızım!..
Sen sarı hüzün;
Yazımı çalan iki gözüm,
Baharıma gölge oldun
Kışıma dokunma bari!..
Rukiye Çelik
19 Eylül 2009
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.