40
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
4064
Okunma

bu bir uzun yol türküsüdür
dinledikçe uzun havası bol
gidildikçe ağıtlara duran
yoktur ya kitabımızda yalan dolan
yaşam dediğin altın tasta sunulan koca bir yalan
hayatın ağzından çıkacak yılan
nice tövbeler dilimin ucunda
imanımda koca bir boşluk
kan bulaşığı
dualara yabancılaşan dudaklarımda
bir kalabalık ki içimde
sessizliği ile katre katre irin akıtan
her umut nasıl da kendisine sıkılgan
kim ağlar bana
kim bulunur huzur ikramlarında
kimin bu ah’lar
kim ördü duvarları inançlarıma
içimde bugünüme el sallayan bir çocuk
bakamıyorum bile
gözleri boncuk boncuk
rabıtasından çıkmış bir arayış özümde
ölüler dolaşıyor düşümde
boncuk gözlü çocuk
düşüme düşme
yordu beni bu bahaneler
öfkemin narında bırakırken geçmişi
bu mudur özlemek ana rahmini
talan olmuş bir gökyüzü üstümde
körpecik bir acı var içimde
acılarla büyüyormuş ya insan teoride
büyümek benim neyime
dönüp dönüp baktığım bu ben de kim
her gün biraz daha hayret ettiğim
arsızca büyüyorken yaşanan sefilliğim
haydi bitirelim
ve an gelir
durur zaman
kırılır sazın teli
yırtılır kelimeler
susar şiirler
diner tanrının sığınağında bütün türküler
nasılsa hep aynıdır orda öyküler
heyhat…! ölüler türkü söyler mi… ?
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.