Okuduğunuz
şiir
27.5.2010 tarihinde günün şiiri olarak seçilmiştir.
Kelebek Vadisinde Açamayan Çiçekler...
Bir deli’nin günlüğü...
/Hani yazsam diyorum Akasya zamanlarında meşru replikleri yutan bir senaryo/
Önce yazsam sonra oynasak Yok yok Bu böyle olmayacak Önce oynamalı gayri meşru Sonra yazmalı en yaşanmış tarafından Ne varsa sana dair Kendini tanımlayamadığın zamanlardan tut da Çocukça ağlayışına kadar Pembe kravatından gümüş kol düğmelerine Pür telaş zamanında ters iliklediğin gömleklerini bile Hatırsız bir adamdın oysa Yine de yazsam diyorum Abartısızca
Aklıma düşmüyor değil çoğu zaman hiç sevmediğim o kelime “keşke” Zamansız düşürmeseydim seni öfkelerime Ya da tam tersi Yerinde öfkelenebilseydim gel-git seyirlerine Bu kadar acımazdı belki içim Şimdi ne zor sindirmek seni Bu halinle uzağıma düşünce
Yine de yazmak için arsız bir istek Hiçbir yazım kaygısına düşmeden seni çizmek Biliyorum Nefessiz koyuyor beni Sancıyor hüznümün çisesinde bıraktığım sol yanım Ahhh! Senli pazar sabahlarım Marjinal düşlerin kurulduğu sohbetler Gözümde büyüttüğüm hafta sonu telaşım Lütfen! Dürt beni ara sıra Kendime gelmeliyim senden sonra sıklıkla Gidişine çokça yanmak vardı ya Askıda sevdalarım
Bak! başa sardım yine Bana ilk gelişine Islığımdan içeri dalan bir türkü gibiydin Önemsizdi nerden gelip nereye gittiğin Sadece benden geçiyordunuz Sen ve zaman Basit bir hikâye Düşün ki Sindrella Paris’te Bir heyecan bir heyecan Oysa durum ne kadar da olağan Bir kadın ve bir adam
Belki de cezamdın Sınanıyordum tanrı tarafından Direncimi geçiriyordu peygamberin sabrından Ya da sana böyle işliyordu zaman Ne bileyim işte Boş ver amannn! Kelebek vadisinde açamayan çiçekler Büyük bir gürültüyle vadiyi terk ederler
Adam tuzak Kadın yasak Doldurup bulutları ardına Bazen çocuk bazen cellât Gülerken kendine / kendine yakalanmak Nasıl da berbat Kır düşünü çök bir yere Siyah düşmüş dilindeki sözlere Seni yazmak seni geçmek demek hayata iki kere Bende o yürek nerde…
/Bir gün! Evet, evet bir gün… Elbet seni yazacağım Hiç aklımdan çıkmıyor senli ahh’larım İşte bu da benim en yalan yanım…/
Sevgi Dündar...Mayıs2010
Çalışmama eşlik eden tüm kalem arkadaşlarıma ve güne taşıyan seçici kurula sonsuz sevgi ve saygılarımla...
sizlerle olmanın ayrıcalığı ile, teşekkürler arkadaşlar...
Paylaş
Beğenenler
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Hani yazsam diyorum Akasya zamanlarında meşru replikleri yutan bir senaryo/ .............. ............ /Bir gün! Evet, evet bir gün… Elbet seni yazacağım Hiç aklımdan çıkmıyor senli ahh’larım İşte bu da benim en yalan yanım…/ ......... .........
binbir oyunlar oynanır yaşam sahnesinde herkes ya kendi oyununda bir kahraman ne replikler de anlam var, ne de mizansende başkalarının oyununda olmuşsak bir figüran ........ hadi yaz kalemin elindeyken kendi sözlerin dilindeyken sezon daha açılmamışken hiç bir bilet satılmamışken... .......... .......... tebrikler şair.. tebrikler sn Yalgın
Aşk ne dayanılmaz bir zevk ve katlanılmaz acılar verir insana. Hayatında aklına gelmeyen duyguları, aklının ucundan geçmeyecek olayları yaşatır. Bir bakarsın mazide kalan ve belki de hiç hatırlamadığın biri seni taşımıştır yüreğinde senin haberin olmadan. Zaman yese de yaşamının büyük kısmını dönüp değiştirmeye çalışırsın kaybolan yaşanası günleri. Bir sitem yollamak acımasız yıllara değiştirmez kaybettiğin sayısız , mutluluk kaçaklarını. "Ah" çare olmasa da ahlar tükenmez. Hala bir umut vardır yüreğin en derin en keşfedilmemiş ve sağlam köşesinde . Aşk umut demektir, aşk emek demektir, aşk yarınları düşünerek gökyüzü kadar umutla sonsuza kadar beklemektir. Ellerinize sağlık. Etkilendim ve diyorum ki:yaşasın aşk, nasıl olursa olsun.
şiirdeki bır kaç dizeyi alıp bunlar çok hoş dizeler beni çok etkiledi demek isterdim.şiirde öle çok ki bu dizelein hepsi birbirinden güzel.çok güzel bir şiir.teşşekkürler.
Bunların tamamı balözü emerler. Çiçeklerin balözünün tadını ayaklarıyla alırlar. Tat alma cisimcikleri ayaklarına yerleşmiştir. Ayaklarıyla çiçeğin suyunu kontrol ederler. Beğendikleri takdirde kıvrılı duran hortumlarını uzatarak emerler.
Kelebekler, gece kelebekleri ve gündüz kelebekleri diye biliniler..zehili olanları da vardır, kanatlarındaki süsler zehilerine işaret eder bazılarında.. Çüçeğin özünde bir ışık vardır, bizim gözle göremediimiz, kelebekler bu ışık sayeseinde çiçeği uzaktan görür ve balözü için yaklaşır çiçeğe..
Ama şiirin isminde dehşetengiz bir durum var; açmayan çiçekler !..
Peki ne yapacak bunca kelebek; el-cevap; ölecekler..
Şiirin içine girip 'yazarak mı yaşayayım, yoksa yaşayarak mı yazayım' mantalitesini irdeelemeye kalkışırsak şairin iç dünyasına ait şifreleri bilip ona göre davranmamız icab edeceğinden susalım..
ve fakat mütehayyır zamanların tortusu olan bu tür güzel şiiler bize bir oluş hakkında kesin bilgi verir. Şair yaşayarak yazmış. Gelgitlerin en ucundan başlayarak yaşamış ve öyle yazmış. Kelimelere döktüğü yaşam biçimi kesinlikle yeterince ete kemiğe bürünenemiş. Ki zaten şair bunu yüzde yüz başardığında, ya da kelimeler ruhun hallerine, med-cezirlerine kifayet ettiklerinde o zaman lisan ile yeni bir dünya kurmak mümkün olacak..
Belki de cezamdın Sınanıyordum tanrı tarafından Direncimi geçiriyordu peygamberin sabrından Ya da sana böyle işliyordu zaman Ne bileyim işte Boş ver amannn! Kelebek vadisinde açamayan çiçekler Büyük bir gürültüyle vadiyi terk eder Kutlıyorum,uzun zaman oldu sayfana uğramayalı,kaybım büyük,telafi ederim ama kendi yararıma...
**Seni yazmak seni geçmek demek hayata iki kere*** içten,yalın duygular inci tanelerini çağrıştırdı sıcak kumlar üzerinde.... bütün sevgimle kutluyorum sevgili sevgi
Oldukça başarılı bir çalışma öncelikle tebrik etmek isterim. "Kır düşünü çök bir yere" mısraını çok beğendim. Güzel yakalamışsınız. Sonlara doğru dikkatimi çeken her mısralanın aynı sesle bitirilmesi oldu. Kafiye tutturmak gibi halbuki başlarında çok da iyi gidiyordu. Son kısma denk gelen yukarıdaki mısranın da içinde bulunduğu bu kısma biraz daha özen göstermeniz çok iyi olurdu doğrusu. Bende sıklıkla yaşıyorum bu sorunu. Beziyorum belki de ama yapmamam gerektiğini biliyorum. Tek tavsiyem bu kafiyeyi hatırlatan sonları peşi sıra getirmemeye dikkat etmeniz. Sevdim şiirinizi.
İnanilmaz bir şiir okudum kaleminizden...Aldı götürdü beni taaa uzaklara ve derinlere...Kurgusu,herşeyiyle mükemmel..Sevdaların acıtan yanları nedense şiirsel lezzet bırakıyor damaklarda...Ayaklar aslında bu zamanlarda yere basmııyor galiba..Nedeni,nasılına bakmadan,hüzünü seviyorum vesselam..BVütün duyguları içinde barındıran,bir aşure gibidir hüzün,yaktıkça iştah açan,açtıkça yediren...
Bu kadar mükemmel bir anlatımda,hani eleştirilebilecek ne bulunur? İşte ben,buluru ve yazarım belki de böyle pervasızce..Sevdiğinizden bahsederken,"sadece benden geçiyordunuz1 diye çoğul ve resmi bir dil kullanımı,o dize de güzel durmamış..Ama,eminim bir klavye sürçmesi olmuş...
Yürekten kutlarım,şöyle bir bulutlarda dolaştırdığınız için beni...Çok ama çok güzeldi,hakettiği değer de seçici kurul tarafından ödüllendirilerek verilmiş zaten..Yalın,ama son derece saf bir nalatım,özgün bir anlatım..Emekleri geçen herkese şükran...Saygılarımla....
şiir talan, çok can yakar. ne zaman şiir dense, ilk bu kadının mısraları gelir aklıma. ve nezaman şiirinden geçsem, sol yanımda büyür kadın, şiirse sancır, kalbimin varlığını hissettirmek istercesine.
/Hani yazsam diyorum Akasya zamanlarında meşru replikleri yutan bir senaryo .... Ki yazarsan ve replikleride yutmuşsa senaryo, hangi oyun oynanır o zaman? Hayat diyeceksin biliyorum.Senaryosuz bir oyun. Lâkin her oyun hayat değil. ''Keşke''ler hiç sevmediğimiz ama sık tekrar ettiğimiz kelimeler. Belki de hayatın senaryosuzluğundandır.Ne belli.
Kendine çalan bandolar gibi, kendi ahengine hayran Şiir. Ve bilir Şair en olağan haliyle yazmak olağanüstü çabayı gerektirir. Ve Şair, iyi yazılmak istenmediği için iyi yazılmamış bir Romanı anlamamızı istiyor. Saygımla.
deniz_tayanç tarafından 5/27/2010 6:21:58 PM zamanında düzenlenmiştir.
hep mükemmelk yazanlardan mükemmel şeyler bekleniyor öyle degil mi, daha el degmemis, daha değinilmemiş, cok daha özgün. Ama hayat bu, aslında öyle sıradan ki ve acılarımız ortak. Siirler hepimizin eli ayağı, yüregi, öyle degil mi. Kendi kendine sohpet ve bir iç döküştü sanki, tüm şiirler bir emektir, emeginize saglik.
Ya ben yanlış hatırlıyorum ya da bu kalemin esgi çizgisinde bir değişim var! Şair bir geçmişi imgelerinde aklayarak yazardı ve hem de ses olaylarına hiç düşmeden bu şiirde özelliklere sonlara doğru bir tekerleme havasına gidilmiş Bu şiiri Sevgi'ye ait göremediğimi söylesem kızmazsınız umarım
Acı çekmeden yakalayamazsın geniş kanatlarını hayatın ellerim her şeye değdi...
......................................
Bizler ki derin dalgalar gibi inadına inadına gider kıyada bize ait olan kayaya çarparız. Zeten çarpmak istediğimiz kayada anka kayasıdır bize has bize özgü ve sadakatla bağlandığımız sonra kum gibi sulara dökülür hem ıslanır hem parlarız. Mitolojide kadın ağaç ile özleştirilmiş olmasına rağmen ne ağaça değer verir ne de açıkça yazıyorum kadına değer veriririz. Yorumum yanlış anlaşılmasın kadına değer vermekle kastettiğim ilgi alaka paylaşım ve sadakattır. Ha bir de bunları yaşayan erkekleri hak etmediği kelimelerle suçlarız. İnsan ömründe yaşamdır asıl olan o yaşamak ki iki kanatlıdır. ( Bir kaç yazacağım daha vardı ama gitmem gerek)
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.