4
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
875
Okunma

yere dökülünce gece
sehpada su
idamlıkların annesi
bir yağmur sonrası
boynunda yafta nasıl durur
ağlamak gibi
çatılardan sızan
o kızıl kiremit tozu naz
üstümüz başımız
güvercin kanatlarından
sıyrılan gökyüzü
demir parmaklıklara tutunamaz
yırtılan bir gömlek gibi
ardımdan gelen
ah şu su güllerinin kokusu
avuçlarımızda beliren
kader çizgisidir sorduğunuz derin
çukurlarda ten korkusu akıl
başka bir yerlerde sanki
hayat yok mu var mı
önemli mi
kedilerin aklını alan güneş
benim olamaz
olamaz içimde Tanrıdan başka sır