2
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1046
Okunma
Neden sorulmaz ki bana
Anlamak istiyor musun diye,
Her şey hep benim dışımda bilinir dimi?
Sanıyor musun ki güneşe her sabah ben doğ derim,
Hani akan derelere de ben yön verdim...
Ayda zaten ben istedim diye çıkıverir yıldız eşliklerinde...
Bahar ben istedim diye gelir,
Kuşlar ben istedim diye ötmeye delirir,
Zaman ben istedim diye koşa koşa uzaklaşır...
Bense yaşamaya çalışırım,
sırf ben istedim diye...
yanlış bilirsin!
Durduramıyorum zamanı...
Akıtamıyorum da özümün içinden.
Keşkelerim yok sanki
Bilmem! Yoktur belki...
Çekilen kanımla,
Dişlerimin arasına sıkıştırıp tıslayarak sürüklediğim
Canlarım var benim.
Canlarım var çünkü;
Her gün batımında tunç yüzlü ayda son bulur,
Her doğumda aynı sancılarla yeniden dirilirim...
Nefret edemem ben;
Bu yüzdendir dibine kadar acıyı yaşayışım
Ne gidebilirim ne kalabilirim
Belirsizliklerin efendilerine el pençe divan derim.
Ölmeyi bilmem
Yaşamayı hiç sorma zaten...
Çoktan çaldılar zamanı elimden,
Peki sen bunu bilir misin?
İçimde ki beni ne kadar bilirsin...
Nerden bilirsin açtığın beyaz yelkenleri görmediğimi ?
Yelkenin ucuna ilişip keşkelerimden kaçmak istemediğimi.
Hak mıdır?
Eğer dilimin kemiğini kırabilseydim
Hakkın hükmünü verebilirdim.
Yapamadım
Hiçbir zaman dilimin kemiğini kıramadım.
O yüzden;
Hatırlayışların tende bıraktığı kesikten sıyrılan
Her burkulmada parçalanırım.
Parçalarım tek tek yanmaya döner,
Her parça
bir öncekinin peşi sıra daha yükünlü yakar canımı,
Kolay mıdır sence?
Ne önemi var ki
Nasıl olsa hep yanarsın
Ha bir eksik ha bir fazla!
Dilektir yanar döner cihanda...
Bilebilir misin?
Bilemezsin ki...