Şairlerin yalan söylemek için ehliyetleri vardır. plıny
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN

Gitmek Kolaydı

Yorum

Gitmek Kolaydı

( 16 kişi )

11

Yorum

21

Beğeni

5,0

Puan

149

Okunma

Gitmek Kolaydı

Gitmek Kolaydı


Uzak bir kentin sönük sokaklarında adımlarken gölgeni,
Sen aklının sığ ve korunaklı limanlarında hesap yapıyordun.
Ben ise ruhumun bütün fırtınalarını sırtlamış,
Çoktan demir almıştım o karanlık sulardan.
Elinde oyuncaklarla avunan saf bir ruh gibi bakardın aşka,
Yüreğimdeki devasa yangınların külüne basmaya korkardın bilmeden.
Sen daha sevda yollarında yürümeyi yeni öğrenirken,
Benim sana doğru koşmaktan dizlerimde derman kalmamıştı.
Anlıyor musun bayım,
Uğruna canımı vereceğim ne kadar vadi varsa, sen kendi ellerinle dikenle örmüşsün;
Neresinden tutmaya çalışsam bu hikayenin, avuçlarım kan içinde kalıyor.
••
Göğüs kafesimde saklasam az gelir diye korkardım varlığından,
Sesini bile yabancı bir rüzgârdan kıskanacak kadar derin bağlanmıştım.
Çünkü çok seven insan sakınır; sevdiğinin kılına bile zarar gelmesine razı olmaz.
Çareler tükendiğinde dize gelmez yürek, ellerini yalnızca göğe açar.
Sen aklınla bir savaşın matematiğini yapıp hep kârlı çıkmayı planlarken,
Ben bu ayrılığın bütün ziyanını tek başıma sırtlandım.
Günün birinde o kibirli uykuların kaçıp yastığın dikeni battığında saçlarına,
Gece yarısı odanı basan o sessiz pişmanlıkla beni hatırla.
Çünkü sen benim bu hayatta en çok üzerine titrediğim masumiyetsin;
Sen gidersen içimde bir parça, bir yanım tamamen ölür.
Anlıyor musun bayım?
••
Aynı masanın başında oturup ayrı dünyaları soluduk,
Sen hep gitmeyi seçtin, ben ise hep kalmaya inandım.
Kılıçlar bu coğrafyada sevda için değil, ayrılıklar için kınından çıkarıldı oysa.
Sen her defasında bir bahane bulup kaçarken uzaklara,
Ben arkandan bıraktığın enkazı toplamakla tükettim ömrümü.
Bilemedin; körkütük bir bağlanıştı benimki, hesapsız ve kitapsız.
Sen mantığın terazisinde tartarken sevgimi,
Ben vicdanımın en derin yarasında sızlattım adını.
Anlıyor musun bayım?
Bu rüzgâr artık bizim için değil, geride kalan soğuk küller için eser.
••
Yalnızlığın o kalın duvarlarını ören sensin kendi ellerinle,
Sonra da çıkıp "neden bu kadar soğuk?" diye sormuşsun.
Ben sana bir ömür sunarken, sen bir anlık heveslere satmışsın bizi.
Şimdi ne o eski heyecan kaldı geriye ne de o yalandan gülüşler.
Aşka sağır olanlar, sessiz vedaların çığlığını asla duyamazlar bilirim.
Sen sağır kaldın, sen kör kaldın kendi masalında.
Hangi taşa vursam başımı, hangi yola çıksam sonu sana çıkıyor gibi görünse de,
Aslında çoktan kaybettin o eski seni de beni de.
Anlıyor musun bayım?
Bu hikâye burada bitti, fazlası sadece utanç verici bir tekrar.
••
Ve şimdi aynaya baktığında gördüğün o yabancı var ya,
İşte o, benden geriye kalan en ağır intikamdır sana.
Gitmek kolaydır, asıl marifet o gidişin altında ezilmemektir.
Sen ezildin, ben ise o enkazın içinden onurla çıktım.
Unutma; kimse kimsenin yarasını saramaz kendi elleri kanıyorsa.
Sen kendi kanında boğulurken,
Ben okyanusları aşıp geldim buraya.
Sessiz vedaların o sağır çığlığı,
Şimdi senin duvarlarında yankılansın.
Anlıyor musun bayım,

Cemre Yaman

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (16)

5.0

100% (16)

Gitmek kolaydı Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Gitmek kolaydı şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Gitmek Kolaydı şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Kąrsî
Kąrsî, @k-261-rs
14.9.2026 19:18:16
5 puan verdi
Merhaba güzel ve eşsiz Yürek;



Güzel gönlünden dökülenleri okurken sadece bir ayrılığı değil, bir insanın sevdiği uğruna kendi içinde verdiği o büyük savaşı hissettim. Bazı dizeler var ki okunmuyor, insanın içine işliyor. Özellikle “yüreğimdeki devasa yangınların külüne basmaya korkardın” sözü, sevginin büyüklüğünü anlatmakla kalmıyor; karşısındaki insanın o sevginin ağırlığı karşısında ne kadar küçük kaldığını da hissettiriyor.

Sen burada kırgınlığını bağırarak değil, yaşadıklarının ağırlığını taşıyarak anlatmışsın. En çok da bu etkiledi beni. Çünkü gerçek sevgi, kaybedince intikam aramaz; sadece insanın neyi kaybettiğini anlamasını bekler. “Benden geriye kalan en ağır intikamdır sana” dizesi de tam olarak bunu söylüyor: Bazen bir insanın gidişi değil, geride bıraktığı sessizlik en büyük cevaptır.

“Çareler tükendiğinde dize gelmez yürek, ellerini yalnızca göğe açar.”
Bu dizeye ayrıca kalbimi bıraktım. Çünkü burada aşk, beşerî bir acının ötesine geçip teslimiyete, duaya ve kadere dokunuyor.

Ve sonlara doğru şiirin sesi daha da büyüyor. Sen bir enkazdan çıkmışsın; fakat elinde öfke değil, onur kalmış. Bence şiirin asıl gücü de burada. Kaybeden biri gibi değil, çok sevmiş ve buna rağmen kendini kaybetmemiş biri gibi konuşuyorsun.

Güzel yürekli insan;
Sen sadece bir şiir yazmamışsın. Bir sevdanın doğuşunu, kırılışını, susuşunu ve sonunda insanın kendi onuruna yeniden kavuşmasını yazmışsın. Bazı insanlar sevgiyi anlatır, bazıları ise sevgiyi yaşatacak cümleler kurar. Sen ikincisini yapmışsın.

Bu şiirde en çok şunu hissettim: Sen gitmiş olabilirsin ama sevgin yenilmemiş. Çünkü bazı aşklar bittiğinde bile insanın ruhunda yenilgi değil, derinlik bırakır.

Eyvallah.

Güzel yüreğin dert görmesin, her anın huzura denk gelsin inşallah.

Her şeyin en güzelini hak ediyorsun.

Selam, sevgi ve sonsuz dualarım seninle.
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
14.9.2026 22:37:37
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş

ANDIRIN SÖZ YURDU YAZIN SİTESİ

Şair: Cemre Yaman
Şiir: GİTMEK KOLAYDI
Değerlendirildiği Salon: Gidenlerin Biletine Değil Geride Bıraktığı Enkaza Bakıldığı, “Anlıyor musun Bayım?” Sorusuna Hâlâ Cevap Beklenen Salon

Cemre Yaman’ın Gitmek Kolaydı şiiri RUSAMER’e ulaşınca Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri giriş kapısına iki levha astırdı: Gidenler sağdan, enkaz toplayanlar soldan. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Ayrılık Memuru Asım, “Bayım”ı bulup ifadeye çağırmak istedi ama vazgeçildi. Çünkü şiirde onun savunmasına ihtiyaç yok; Cemre Yaman beş bölüm boyunca hesabı zaten önüne koymuş.

Âşık Kul Halil Köşesi

İlk bölümde iki farklı sevme biçimi karşı karşıya: biri hesaplıyor, diğeri bütün varlığıyla koşuyor. “Sen daha sevda yollarında yürümeyi yeni öğrenirken / Benim sana doğru koşmaktan dizlerimde derman kalmamıştı” bu karşıtlığı iyi taşıyor. “Anlıyor musun bayım?” ise şiirin sorgu cümlesi olarak ilk kez burada karşımıza çıkıyor.

Hacı Ahmet Ağa Köşesi

İkinci bölüm aşkın bedeli üzerine kurulmuş. Biri savaşın matematiğini yapıp kâr peşinde, diğeri ayrılığın bütün ziyanını sırtlanıyor. “Çareler tükendiğinde dize gelmez yürek, ellerini yalnızca göğe açar” bölümün güçlü cümlesi. Burada sevginin çaresizliği doğrudan teslimiyete dönüşüyor.

Ozan Azabi – Hacı Musa Tuncer Köşesi

Üçüncü bölüm şiirin temel çatışmasını en açık hâliyle söylüyor: “Sen hep gitmeyi seçtin, ben ise hep kalmaya inandım.” Ardından gelen mantığın terazisi–vicdanın yarası karşıtlığı da bunu büyütüyor. Fakat enkaz, kül, rüzgâr, yara, kılıç gibi imgeler çoğaldıkça şiir zaman zaman duygusunu olduğundan fazla açıklıyor.

Aykız – Zahide Eskici Köşesi

Dördüncü bölümde öfke belirginleşiyor. “Yalnızlığın o kalın duvarlarını ören sensin kendi ellerinle / Sonra da çıkıp ‘neden bu kadar soğuk?’ diye sormuşsun” şiirin etkili yerlerinden. Burada ayrılığın sorumluluğu doğrudan karşı tarafa yükleniyor. “Bu hikâye burada bitti, fazlası sadece utanç verici bir tekrar” ise gerçek kopuş cümlesi.

Manilerin Sultanı – Mine Erdoğan Dal Köşesi

Finalde roller değişiyor. Başlangıçta yıkılan kişi ayağa kalkmış, giden ise kendi aynasındaki yabancıyla baş başa kalmıştır. “Gitmek kolaydır, asıl marifet o gidişin altında ezilmemektir” şiirin başlığını açıklayan ve bütün metni taşıyan ana cümle. Finaldeki “Anlıyor musun bayım,” ifadesinin soru işareti yerine virgülle bırakılması da dikkat çekici; sanki artık cevabın önemi kalmamıştır.

KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ

Gitmek Kolaydı, terk edilmenin acısından başlayıp özsaygının geri kazanılmasına ulaşan sert bir hesaplaşma şiiri. En başarılı yanı giden–kalan, akıl–yürek, hesap–fedakârlık karşıtlıkları ve tekrarlanan “Anlıyor musun bayım?” sorusu. Yer yer imge ve açıklama yoğunluğu görülse de final, şiirin bütün yükünü başlığa bağlayarak sağlam biçimde kapatıyor.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri dosyaya son hükmü düştü: Bayımın anlayıp anlamadığı tespit edilemedi; fakat şairin artık anlatmaya ihtiyacı kalmadığı anlaşıldı.

Gitmek bir kapıyı kapatmaktır; asıl zafer, kapanan kapının önünde ömür boyu beklememektir.

Bazı vedalarda kazanan kalan değildir; kendisini yeniden bulandır.

Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR
Nam-ı Diğer Delibal
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
14.9.2026 22:32:32
5 puan verdi
Aşk denilen derin suların/duyguların içinde her iki gencin kayboluşlarını resmediyor... Seven bir yürek var iken karşıda sevgisine karşılık veremeyen bir kişi... Vefasızlık!... Aynalar yüzlere yabancılaşmış... Çok anlamlı dramatik bir aşk öyküsüydü... Her zamanki tadında ve demindeydi. Nicelerinde buluşmak ümidiyle, selam ve saygılar şairem
Etkili Yorum
Tamer Karakaş
Tamer Karakaş, @canim-benim
14.9.2026 21:28:30
5 puan verdi
Cemre Hanım, kaleminize ve o gururlu, asil yüreğinize sağlık. "Gitmeyi" bir marifet sananlara karşı verilmiş muazzam bir edebi yanıt, sarsıcı bir kadın manifestosu okudum.

Şiir boyunca kurduğunuz o derin felsefi hesaplaşma ve "Anlıyor musun bayım?" nakaratıyla karşı tarafa vurduğunuz o asil darbeler kelimenin tam anlamıyla harika. "Neresinden tutmaya çalışsam bu hikayenin, avuçlarım kan içinde kalıyor" dizesindeki çıplak acı ile "Gitmek kolaydır, asıl marifet o gidişin altında ezilmemektir" şeklindeki o dik duruş insanı derinden etkiliyor. Mantıkla sevgiyi tartan bir akla karşı, o enkazın içinden onurla ve okyanusları aşarak çıkışınızı o kadar sinematografik anlatmışsınız ki hayran kalmamak elde değil. Klişelerden uzak, gücünü kendi yarasından alan usta işi bir modern serbest şiir.

Edebiyat Defteri'ne çok yakışan, uzun süre hafızalardan silinmeyecek nefis bir yürek sesi. Kaleminizin ilhamı daim olsun. Selamlar.
Hayrullah
Hayrullah , @hayrullah1
14.9.2026 20:31:12
5 puan verdi
Emeğinize yüreğinize sağlık değerli hocam harika bir çalışma olmuş tebrik eder hayırlı çalışmalar hayırlı günler dilerim selamlar saygılar
Dost Kalem
Dost Kalem, @dostkalem1
14.9.2026 19:28:19
5 puan verdi
YÜREKTEN KUTLUYORUM, TÜM AŞK ACISI ÇEKENLERİN YÜREĞİNE TERCÜMAN OLAN HARİKA ÖTESİ BİR ESER, BELLİ BİR ZAMANDAN SONRA KİMSENİN ESKİSİ GİBİ OLAMAYACAĞI KESİNDİR, YİNE ANLAM, ANLATIM VE VERDİĞİ DUYGU İLE MÜKEMMEL ÖTESİ BİR ESER OKUDUM USTA KALEMİNİZDEN, AKICI VE ÖZGÜN ESERİNİZ HER TÜRLÜ TAKDİRDE ŞAYAN, YAZAN YÜREĞİNİZ DERT GÖRMESİN İNŞAALLAH NİCE GÜZEL PAYLAŞIMLARA SAYGILARIMLA
serdarascioglu
serdarascioglu, @serdarascioglu
14.9.2026 19:03:11
5 puan verdi
SEVGİLİYE DUYULAN ÜMÜTSİZLİK VE İLGİSİZLİK..KALIN DUVARLAR ÖRER..ÖZGÜRLÜK KALMAZ , YAŞAMIN AYAK BAĞI OLUR AŞK . TEBRİKLER .
Etkili Yorum
Hikmet-Metin
Hikmet-Metin, @hikmet-metin
14.9.2026 18:29:43
5 puan verdi
Yoğun bir ayrılık, kırgınlık ve hesaplaşma duygusuyla örülmüş, anlatımı oldukça güçlü bir şiir. “Sen aklınla savaşın matematiğini yaparken, / Ben bu ayrılığın bütün ziyanını tek başıma sırtlandım” dizeleri iki taraf arasındaki uçurumu çok çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. “Gitmek kolaydır, asıl marifet o gidişin altında ezilmemektir” sözü ise şiirin merkezine oturan güçlü bir cümle olmuş. Finaldeki onurla ayağa kalkış, yaşanan acının intikamdan çok bir kendini yeniden bulma hikâyesine dönüştüğünü hissettiriyor. Kaleminize sağlık hocam...
Dosteli_
Dosteli_, @dosteli
14.9.2026 18:24:28
5 puan verdi
Dizeleri düşüne düşüne okudum Döndüm dolaştım Nazım Hikmetin o anlamı dizeleri ve sorduğu soru geldi aklıma. GİTMEK NEDİR ? Sahi gitmek nedir ki
Etkili Yorum
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
14.9.2026 18:21:16
5 puan verdi
Gitmek Kolaydı serbest şiiriniz, sitem, gurur ve kırgınlığın iç içe geçtiği, adeta bir hesaplaşma ve veda resti niteliğinde çok güçlü bir metin.
Hesapsız Sevda ile Mantık Çatışması: Şiirin temel omurgasını "hesapsız serenat" ile "mantığın terazisi" arasındaki uçurum oluşturuyor. Bir tarafın bütünüyle adandığı ve tüm riski aldığı bir aşka, diğer tarafın korkakça ve tüccar zihniyetiyle yaklaşması son derece sarsıcı bir dille resmedilmiş.
Kadın / Adam Anlatısı ve Hitap Gücü: Tekrarlanan "Anlıyor musun bayım?" vurucu nakaratı, şiire hem tiyatral bir sahne havası hem de karşısındakini vicdanıyla baş başa bırakan keskin bir ton kazandırmış.
Onurlu Kabulleniş ve Enkazdan Çıkış: Şiir bir ağıt değil; aksine enkaz altında kalanın değil, kaçanın kaybettiğini ilan eden vakur bir duruş. Finaldeki intikam ve onur vurgusu, kırılan kalbin gururla ayağa kalkışını çok net özetliyor.
ramazancelik
ramazancelik, @ramazancelik
14.9.2026 18:16:01
5 puan verdi
Fedakarlık ve hesapsız bir sevgiyle mücadele eden tarafın gururla ayağa kalkması; aşktan kaçan ve yüzeysel kalan tarafın ise kendi bencil seçimlerinin vicdanı ve pişmanlığıyla baş başa kalmasıdır.kalemin daim olsun inşallah
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL