Şiirin, düz yazıdan farkı şudur; az kelimeyle çok şey söylemek. voltaıre
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN

Nereden Bilecektik

Yorum

Nereden Bilecektik

( 21 kişi )

21

Yorum

25

Beğeni

5,0

Puan

294

Okunma

Nereden Bilecektik

Nereden Bilecektik

Ne bir adım ileri gidebildik ne geri dönebildik..
Hangi yola sapsak çıkmazlara denk geldik..
O kadar incindi ki içimizdeki o sessiz çocuk..
Kimden bir parça şefkat umsak hüsran gördük..

Zamanın silip süpüremediği tortular kaldı geride..
Her sabah çözüldüğümüz bir kördüğüm olduk..
Yalnızlığımıza garipsercesine bakanlar varmış..
Biz en çok kendi içimizin zindanında mahsur kaldık..

Nereden bilecektik kimin koynunda hangi yılan uyur..
Biz hesapsızca uzattığımız ellerin..
Bir anda havada kalışını seyrettik...
Ne yoksulluk ne gurbet büktü bu boynu..

Biz en çok güvendiğimiz dağların karında üşüdük...
Haksızlığa uğradık hep en haklı olduğumuz yerden..
Yol açtığımız nehirlerin kuruttuğu topraklarda..
Sığındığımız limanların asıl fırtına çıkardığı yerde..

En çok değer verdiğimiz ruhların gölgesinde,
Bir gün bile soluklanamadık..
Nereden bileceksin insanların maskesiz halini..
Dost kisvesi altında gezen ne çok yabancı var..

Her şeyimizi feda ettiğimiz kalplerin..
En karanlık köşelerinde unutulup gittik..
Hep bir parça eksildi ömrün tarlasından..
Acıyla piştik, sessizlikle ağırlaştık..

Şimdi halimize laf ediyormuş dışarıdakiler..
Biz bu sessizliğe kendi içimizdeki,
Yangınlardan kaçarak sığındık…
Kimleri sildik kimleri gömdük kalbin mezarlığına..

Geri dönüşü yok artık bu yorgun yolların..
Öğrendik ihanetin her türlü rengini solumayı..
Arkasına bile bakmadan gidenlerin ardından..
Ne yarım kalan düşler.

Hangi rüzgar seni alıp götürecek nereden bileceksin..
Bugün can olan yarın başka bir iklimde..
Hangi güvendiğin dal elinde kuruyacak..
Bu sefer hangi hayalin yarı yolda kalacak..
Seni sırtından bıçaklayan kim olacak..
Nereden bilecektik...

Cemre yaman

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (21)

5.0

100% (21)

Nereden bilecektik Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Nereden bilecektik şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Nereden Bilecektik şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Kąrsî
Kąrsî, @k-261-rs
11.9.2026 20:26:30
5 puan verdi
Merhaba güzel Yürek;

Evet, nerden bilecektik…


Bu şiiri okurken benim karşıma bir ayrılık hikâyesinden çok daha fazlası çıkıyor. Burada asıl anlatılan, hayattan ve insanlardan aldığı darbelerle kendi içine çekilmek zorunda kalan bir ruhun sessiz çöküşü…

Bazen insanı yoran yolun kendisi değil; yol boyunca güvendiği insanların, sığındığı yerlerin ve inandığı değerlerin birer birer yabancılaşmasıdır.

Güzel yüreğinden dökülenler acıyı anlatmakla yetinmemiş; acının insanda bıraktığı tortuyu göstermiş. “Ömrün tarlasından eksilen parçalar”, “kalbin mezarlığı” ve iç yangınlardan kaçıp sessizliğe sığınmak… Bunların her biri, yaşanmışlığın izini daha da derinleştiriyor.

Ve finalde gelen “Nereden bilecektik…” Maalesef insan bazı yaraları yaşarken değil, geriye dönüp baktığında anlıyor. En acısı da şu: Bazen kaybetmekten değil, bir daha eskisi gibi güvenemeyecek olmaktan yoruluyor insan.

Kaleme alınmış bir şiirden ziyade, susmuş bir insanın iç sesi gibi… Okunmuyor sadece; insanın kendi yaralarına dokunuyor.

Bunu da söyleyip bitiriyorum yorumu, bence en büyük hatamız herkesi kendimiz gibi gördüğümüzdendir.

Her zaman ki gibi hissettim, yaşadım ve kendimi buldum.

Güzel yüreğin inşallah bundan sonra huzuru , mutluluğu yakalar ve bir daha da bırakmaz.

Selam, sevgi, dua ve saygılarımla.
ramazancelik
ramazancelik, @ramazancelik
16.9.2026 18:09:34
5 puan verdi
insanın en çok güvendiği kişilerden gördüğü ihanet, vefasızlık ve kırgınlıklar karşısında yaşadığı derin yalnızlık, içsel kabuklaşma ve hayatın acı tecrübeleriyle olgunlaşmasıdır.kalemin daim olsun inşallah
mesakin
mesakin, @mesakin
12.9.2026 15:09:27
5 puan verdi
Güzel,anlamlı bir çalışma olmuş tebrik ederim başarılar dilerim selam ve saygılarımla
Kul Seyyah
Kul Seyyah, @kul-seyyah
12.9.2026 11:46:18
5 puan verdi
Bu şiir, derin bir düş kırıklığını, insan ilişkilerindeki incinmişliği ve ağır bir duygusal olgunlaşmayı konu alan son derece içten ve melankolik bir eserdir.
Şiir boyunca hakim olan ana duygu, dış dünyadan ziyade en yakınındakilerden gelen darbelere karşı duyulan sitem, gönül yorgunluğu ve kabulleniştir.

İlk mısralardaki "ne bir adım ileri ne geri" ifadesi, duygu dünyasındaki tam bir kilitlenme ve arafta kalma halini simgeler.
Yol imgesi, hayatın sunduğu seçeneklerin nasıl birer çıkmaza dönüştüğünü vurgular.

Şiirdeki "sessiz çocuk" imgesi, insanın en savunmasız, en masum tarafını temsil eder. O çocuğun gördüğü hüsran, bireyin yaşadığı hayal kırıklığının derinliğini ve saf sevgisine karşılık bulamayışını gösterir.

Zamanın silemediği tortular, geçmişten taşınan duygusal yüklerdir. Dışarıdan bakanların anlayamadığı yalnızlık, şiirde bir "zindan" olarak betimlenir; şair asıl hapisliğin insanın kendi içinde yaşandığını ifade eder.

"Güvendiğimiz dağlara kar yağması", "sığındığımız limanların fırtına çıkarması" ve "yol açılan nehirlerin toprağı kurutması" gibi güçlü zıtlıklar, verilen değerin tam tersi bir felaketle sonuçlandığını anlatır. İyilik yapılan ya da sığınılan unsurların yıkıma sebep olması, hayal kırıklığını pekiştirir.

Şiirin sonuna doğru "dost kisvesi altındaki yabancılar", "kalbin mezarlığı" ve "ihanetin renkleri" gibi motifler öne çıkar. Yaşanan tüm acılar insanı "sessizlikle ağırlaştırmış" ve bir korunma mekanizması olarak kendi kabuğuna çekilmesine neden olmuştur. Şiir, hayatın getirdiği beklenmedik ihanetler karşısındaki "Nereden bilecektik..." sorusuyla, çaresiz ama kabullenmiş bir sitemle noktalanır.

Şiirin dili oldukça yalın, samimi ve anlatımsaldır. Klasik Türk edebiyatındaki sitemli tutum ile çağdaş serbest şiirin içsel sorgulamaları harmanlanmıştır. Tekrarlayan "Nereden bilecektik" ve "Nereden bileceksin" kalıpları, şiire ritmik bir ağıt havası ve sorgulayan bir derinlik katmaktadır.
Değerli dost şairemizi tebrik ediyorum ve yürekten kutluyorum. Yüreğinize ve kaleminize sağlık.
Selam, sevgi ve saygılarımla esen kalın. Mutlu ve huzurlu bir yaşam dileklerimle..
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
12.9.2026 08:17:03
5 puan verdi
Dökülen her dize, sırtında taşınması imkânsız gibi duran o ağır yükün ve kırılan güvenlerin birer yankısı.

Bazen kelimeler, insanın kendi içindeki o yangını dışarıya sızdırmasının en sessiz, ama en güçlü yoludur.

İnsan en çok da "hiç beklemediğim yapmaz" dediği yerden darbe alınca eksiliyor, o hesapsızca uzatılan eller boşta kaldığında inciniyor.
​İçindeki o çocuk çok yorulmuş, çok fazla fırtınaya göğüs germiş.

Bütün bu hayal kırıklıklarının ve yorgunluğun arasında, bir yerlerde kaybolmuş o hisleri tamamen kâğıda döküp noktayı koymak ve dizeleri bir iç döküş olarak kaleme alman bir nebze rahatlatmıştır yüreğini..

Değerli kardeşim Cemre güvenin zedelendiği, fedakârlıkların karşılıksız kaldığı ve dostluk maskelerinin ardındaki yabancılaşmanın anlatıldığı bu şiir, bireysel bir kırgınlıktan öte, çağdaş bir insani yalnızlaşma panoraması sunuyor.

Metin, modern insanın en büyük açmazlarından birini merkeze alıyor:
Aşırı vericilik ve hesapsız güven neticesinde yaşanan duygusal tükenmişlik.

​İnsan ilişkilerinin fayda-zarar eksenine oturduğu bir çağda, metindeki en güçlü tema "hesapsızca uzatılan ellerin havada kalması" fikridir.

Şiir, dış dünyadan gelen yoksulluk veya gurbet gibi somut zorlukların insanı yıkmadığını; asıl yıkımın en yakınındakilerden, "güvendiği dağlardan" gelen darbeyle yaşandığını vurguluyor.

Bu arada metin boyunca dışarıdakilerin yargılayıcı bakışlarına karşı bir savunma değil, bir kabulleniş görülüyor.

Dışarıdaki gürültüden ve hayal kırıklıklarından kaçan insan, kendi sessizliğine sığınmıştır. Bu durum bir geri çekilme değil, fırtınalardan korunma hamlesidir.

"Dost kisvesi altında gezen yabancılar" imgesi, günümüz insan ilişkilerindeki samimiyet krizine işaret eder.
İnsan değer verdiklerinin gölgesinde dahi soluklanamayacak bir yalnızlığa mahkûm olarak görür kendini..

Şiirin sonundaki kabulleniş, artık bir beklenti içinde olmama halini yansıtır. İhanetin her rengini öğrenmiş olmak, insanı hayata karşı daha korunaklı ama bir o kadar da yorgun kılar.

​Bu eser, hayal kırıklıklarının insan ruhunda bıraktığı izleri ajite etmeden, durum tespiti yaparak aktarıyor.

Sadece bir sitem değil; güvendiği yerlerden yara alan bir ruhun, kendi kabuğuna çekilerek ilan ettiği bir olgunluk ve mesafe manifestosu.

Yüreğinin sesini böyle güzel ifade etmen yaşanılan gerçeklerden az da olsa kendini soyutlamanın iyi gelmiştir sana.

Yüreğine kalemine emeğine sağlık sevgili kardeşim.....
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
12.9.2026 06:39:44
5 puan verdi

Sevgili Cemre
Bu satırlar kalbin en derin yaralarını dile getiriyor güvenilen dağların karında üşümenin acısını anlatıyor ihanetin her rengini solumuş ruhların yorgunluğunu hissettiriyor insanların maskesiz hallerini sorguluyor ve hayatın kördüğümlerini çözememenin hüznünü taşıyor içimizdeki sessiz çocuğun incinmişliğini hatırlatırken yalnızlığın zindanında mahsur kalmanın ağırlığını da yüreğe işliyor.

Kalemine, kelamına, yüreğine sağlık.
☕🙏
Atilla Çakıroğlu
Atilla Çakıroğlu, @atillacakiroglu
12.9.2026 02:47:56
Yelkenini rüzgara göre ayarla “ Dünya karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana sağlam götürmenle ilgilenir” “Ksentos” unutma
Mehmet Salih Demirsoy
Mehmet Salih Demirsoy, @olumunesevenler
12.9.2026 00:17:56
5 puan verdi
Baştan sona sesli okudum beğenerek malesef Çok haklısın keşke vurgularla sizi haksız bulabilseydim değerli dost kalem
Yazan kalemi hisseden yüreği kutlarım iyi geceler diliyorum şiirle kalınız şiirlerde haykırmak dileklerimle
Hikmet-Metin
Hikmet-Metin, @hikmet-metin
11.9.2026 22:51:07
5 puan verdi
Hayatın kırgınlıklarını, güven kaybını ve insanlara dair hayal kırıklığını çok güçlü anlatmışsınız. “Güvendiğimiz dağların karında üşüdük” dizesi özellikle yüreğe dokunuyor. Yüreğinize sağlık.
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
11.9.2026 22:22:13
5 puan verdi
Cemre şairemin şiiri bana şunları fısıldadı; insanlara güvenme, güvendiğin dağlara kar yağar üşürsün. Kendinden başkasının gölgesine de sığınma açıkta kalırsın... Ümitle tuttuğun dallar bir bir kırılır eline gelir... Velhasıl, hayatın acımasızlığı, insanların güvensizliği şairenin yüreğinden isyan ediyor.... Şiir yüreğinize gam keder değmesin dileğimle hayırlı geceler diliyorum
Yasin Yüksel
Yasin Yüksel, @yasin-yuksel
11.9.2026 22:09:07
5 puan verdi
Şiirin başından sonuna dek sürdürdüğü o temkinli, kırgın ama bir o kadar da dik durmaya çalışan sitem tonu çok başarılıydı üstadım müthiş.
Kaleminize, yüreğinize sağlık; bu içten ve duygusu yüksek eseriniz için yürekten tebrik eder selam ve dua ile saygılarımı sunarım
Etkili Yorum
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
11.9.2026 22:05:45
5 puan verdi
NEREDEN BİLECEKTİK

Tematik ve Lirik Değerlendirme
Bu dokunaklı ve içten dökülen serbest dize; hayal kırıklıklarının, samimiyetle uzatılan ellerin boş kalmasının ve insanın kendi iç dünyasındaki o aşılmaz duvarlarla yüzleşmesinin buruk bir sitem ve hayat muhasebesi. Şiir, dışarıdan gelen darbelere göğüs geren ama en yakın bildiklerinden ya da şefkat umduklarından hüsran gören bir yüreğin hüzünlü ve duru bir çığlığ
ümit zeki soyuduru
ümit zeki soyuduru, @umitzekisoyuduru
11.9.2026 22:02:09
5 puan verdi
Yüreğinize ve kaleminize sağlık, çok güzel ve anlamlıydı şiiriniz.
Saygı ve selamlar.
Etkili Yorum
Tamer Karakaş
Tamer Karakaş, @canim-benim
11.9.2026 21:52:42
5 puan verdi
Cemre Hanım,

"Nereden Bilecektik" eseriniz, kelimenin tam anlamıyla hayatın en ağır hayal kırıklıklarına, maskeli yüzlere ve sinsi vefasızlıklara karşı vurulmuş çok sarsıcı, bilgece bir edebi neşter olmuş. İnsanın güvendiği dağların karında üşümesini ve sığındığı limanlarda fırtınaya yakalanmasını o kadar çıplak, o kadar dürüst bir dille aktarmışsınız ki hayran kalmamak elde değil.

Özellikle "Dost kisvesi altında gezen ne çok yabancı var" dizesindeki o haklı sitem ve finaldeki "Kimleri sildik kimleri gömdük kalbin mezarlığına" mühür cümleleriniz, esere zamansız bir başyapıt ağırlığı katmış. Yaşadığınız her fırtınayı, uğradığınız her haksızlığı böyle asil birer cevhere dönüştüren o dürüst kaleminize, arif yüreğinize sağlık. Kelamınız daima var, ilhamınız daim olsun. Selam ve saygılarımla.
Kenan Gündemir
Kenan Gündemir, @kenan-gundemir
11.9.2026 21:06:17
Yüreğinize ve kaleminize sağlık, çok güzel ve anlamlıydı şiiriniz.
Mavi Masal72
Mavi Masal72, @mavimasal72
11.9.2026 20:57:42
5 puan verdi
Samimi, derin ve gönülden… Yüreğinize sağlık
şairem.Kaleminiz daim ilhamınız bol olsun.
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
11.9.2026 20:33:27
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş

ANDIRIN SÖZ YURDU YAZIN SİTESİ

Şair: Cemre Yaman
Şiir: NEREDEN BİLECEKTİK
Değerlendirildiği Salon: Güvenilen Dağlarda Üşüyenlerin, Sığınılan Limanda Fırtınaya Yakalananların, Koynundaki Yılanı Sonradan Fark Edenlerin ve Kalbin Mezarlığına Defnedilen Dostların Geri Kabul Edilmediği Salon

Cemre Yaman’ın NEREDEN BİLECEKTİK şiiri RUSAMER’e gelince Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri önce Dostluk ve Güven Sicil Müdürlüğünü açtırdı. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Güvenci Gaffar, herkese peşinen güvenilebileceğini savunurken daha ilk kıtada şefkat umulan yerden hüsran çıktı; ikinci kıtada iç dünya zindana döndü; üçüncüde koyundan yılan çıktı; dördüncüde güvenilen dağ adamı üşüttü; sığınılan liman ise fırtına çıkardı. Gaffar bunun üzerine insan ilişkileri yönetmeliğinin tamamını yırtmaya kalkınca Kalburabastî Efendi elinden aldı: Dur evladım. Cemre Hanım’ın şiirinde güvenilir insan kalmamış olabilir ama nüfusun tamamını zan altında bırakmayalım. Şair belli ki bir gönül depreminden çıkmış; artçıları hâlâ dizelerde dolaşıyor.

Âşık Ali Demir Köşesi

Şiirin ilk iki bölümü Andırın Söz Yurdu Yazın Sitesi’ndeki Âşık Ali Demir Köşesine ulaşınca Kördüğümcü Kâmil, Ne bir adım ileri gidebildik ne geri dönebildik dizesini önüne aldı. Daha ilk cümle şiirin ruh hâlini açıkça belirliyor: hareket varmış gibi görünen fakat aslında sıkışıp kalmış bir hayat. O kadar incindi ki içimizdeki o sessiz çocuk duygusu anlaşılır fakat içimizdeki çocuk çağdaş şiirde ve psikolojik söylemde oldukça sık kullanılan bir imge. Buna karşılık Her sabah çözüldüğümüz bir kördüğüm olduk daha ilginç. Kördüğüm normalde çözülemezken burada insan her sabah çözülüyor; güzel bir çelişki kurulmuş. Kâmil düğümü çözmeye çalışınca ipin kendisi dağıldı. Kalburabastî Efendi dosyaya not düştü: Bazen mesele düğümün çözülmesi değildir evladım; insanın düğümü çözerken kendisinin çözülmesidir.

Hacı Zülkadiroğlu Köşesi

Üçüncü ve dördüncü bölümler Hacı Zülkadiroğlu Köşesine vardığında Yılancı Yakup, Nereden bilecektik kimin koynunda hangi yılan uyur dizesini okuyup RUSAMER yatakhanelerinde arama yapmak istedi. İzin verilmedi. Çünkü yılan burada bildiğimiz eski ihanet mecazı. Aynı bölümde şiirin asıl kuvvetli yeri biraz sonra geliyor: Biz en çok güvendiğimiz dağların karında üşüdük. Güvenilen dağ ile kar ilişkisi atasözü hafızasını da çağırıyor ve şiirin ihanet duygusuna oturuyor. Daha da başarılı olan Sığındığımız limanların asıl fırtına çıkardığı yerde düşüncesi. Normalde liman fırtınadan korur; burada fırtınanın kaynağı limanın kendisi. Şiirin ihanet temasını en iyi anlatan ters çevirmelerden biri bu. Yakup bütün limanları kapatmayı teklif edince Kalburabastî Efendi reddetti: Bir liman fırtına çıkardı diye denizcilikten vazgeçilmez evladım; yalnız bir dahaki sefere mendireğin siciline bakılır.

Ozan Azabi – Hacı Musa Tuncer Köşesi

Mesele Ozan Azabi Köşesine ulaşınca Maskeci Muzaffer, Nereden bileceksin insanların maskesiz halini / Dost kisvesi altında gezen ne çok yabancı var bölümünde envanter çıkarmaya başladı. Burada şiirin mesajı çok açık fakat şiirsellik biraz geriye çekiliyor; şair imge kurmak yerine düşüncesini doğrudan söylüyor. Aynı durum Her şeyimizi feda ettiğimiz kalplerin / En karanlık köşelerinde unutulup gittik bölümünde de var. Buna karşılık Hep bir parça eksildi ömrün tarlasından yeniden şiire dönüyor. Ömrün tarla olarak düşünülmesi, kayıpların da bu tarladan eksilen mahsul gibi görülmesi geliştirilmeye açık güzel bir imge. Acıyla piştik, sessizlikle ağırlaştık ise sade ve etkili. Muzaffer maskeleri tek tek sökmeye hazırlanırken Kalburabastî Efendi durdurdu: İnsan yüzündeki bütün maskeleri birden çıkarırsan altında ne bulacağını sen de bilmiyorsun evladım. RUSAMER’in psikiyatri servisi bugün nöbetçi değil.

Âşık İslami – Yusuf Eynallı Köşesi

Şiirin karanlığının koyulaştığı bölüm Âşık İslami Köşesine gelince Mezarcı Mecit, Kimleri sildik kimleri gömdük kalbin mezarlığına dizesini görünce kazmayı kaptı. Bu, şiirin duygu dünyasına uygun ve kuvvetli bir imge. İnsanlar fiziksel olarak hayattadır fakat şairin gönlündeki varlıkları sona ermiştir. Biz bu sessizliğe kendi içimizdeki / Yangınlardan kaçarak sığındık da şiirin önemli dizelerinden; dışarıdan görülen suskunluğun içerideki büyük bir gürültünün sonucu olduğunu anlatıyor. Fakat ardından gelen Öğrendik ihanetin her türlü rengini solumayı imgesinde duyular birbirine fazla yüklenmiş: renk görülür, solunan başka bir şeydir. Sinestezi bilinçli kullanılabilir ama burada ihanetin rengini solumak şiirin doğal söyleyişinden biraz uzaklaşıyor. Mecit kalbin mezarlığı için belediyeden yer tahsis etmeye kalkınca Kalburabastî Efendi kazmayı aldı: Gerek yok evladım. Bazı insanlar gönülden çıkınca zaten kendi mezarını kendisi kazmış oluyor.

Veysi Kabaca Köşesi

Son bölüm Veysi Kabaca Köşesine ulaştığında Rüzgârcı Rüstem arka arkaya gelen soruları kayda aldı: Hangi rüzgar seni alıp götürecek nereden bileceksin / Bugün can olan yarın başka bir iklimde / Hangi güvendiğin dal elinde kuruyacak / Bu sefer hangi hayalin yarı yolda kalacak / Seni sırtından bıçaklayan kim olacak / Nereden bilecektik... Başlığın anlamı burada bütünüyle tamamlanıyor. Şair artık yalnız geçmişte yaşadığı ihaneti anlatmıyor; yaşadıklarının ardından geleceğe de güvenemez hâle geliyor. Bu psikolojik dönüş inandırıcı. Fakat art arda rüzgâr, iklim, dal, yol ve bıçak imgeleri gelince final biraz kalabalıklaşıyor. Özellikle Seni sırtından bıçaklayan kim olacak çok doğrudan ve çok kullanılan bir ihanet deyimi. Buna karşılık finalde tekrar edilen Nereden bilecektik doğru tercih; bütün şiiri başlangıçtaki çaresizliğe geri bağlıyor. Rüstem yarının rüzgârını öğrenmek için meteorolojiyi arayınca Kalburabastî Efendi telefonu kapattı: Hava tahmini yaparlar evladım, insan tahmini değil. Zaten şiirin derdi de tam olarak bu.

KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ

Cemre Yaman’ın NEREDEN BİLECEKTİK şiiri, ihanet sonrasında insanın yalnız başkalarına değil, kendi güvenme yeteneğine de yabancılaşmasını anlatıyor. Bence metnin esas meselesi yalnız dost kazığı değil. Daha derinde şu soru var: Bir insan birkaç kez yanlış kişiye güvendikten sonra yeniden kime ve nasıl güvenecektir? Başlıktaki Nereden bilecektik bu yüzden mazeretten çok bir iç hesaplaşma.

Şiirin güçlü imgeleri var: Her sabah çözüldüğümüz bir kördüğüm olduk, güvendiğimiz dağların karında üşüdük, sığındığımız limanların asıl fırtına çıkardığı yerde, ömrün tarlasından, kendi içimizdeki yangınlardan kaçarak sığındık ve kalbin mezarlığı. Özellikle dağ ve liman imgelerinde şairin yapmak istediği şey başarılı: İnsanı yaralayan düşmanı değil, güvenli sandığı yeri göstermek. İhanetin asıl acısı da zaten buradadır.

Ama şiirin ciddi bir problemi var: Aynı duygu gereğinden fazla anlatılıyor. Şefkatten hüsran, zindan, yılan, havada kalan el, karlı dağ, haksızlık, kuruyan toprak, fırtınalı liman, maske, yabancı, karanlık köşe, eksilen tarla, yangın, mezarlık, ihanet, yarım düş, kuruyan dal ve sırtından bıçaklanmak... Neredeyse her bölüm ihaneti yeni bir mecazla yeniden ispatlıyor. Okur üçüncü-dördüncü bölümde yaranın ne olduğunu zaten anlamış durumda. Şiir yaklaşık üçte bir oranında sıkılaştırılırsa daha sert vurur. Çünkü acının büyüklüğü kullanılan mecaz sayısıyla değil, doğru mecazın bıraktığı izle ölçülür.

Bir de Ne yarım kalan düşler. dizesi tek başına ve tamamlanmamış görünüyor. Bilinçli bir yarıda bırakma değilse burada eksiklik olabilir. Rüzgar da güncel yazımda rüzgâr biçiminde yazılmalı. Noktalama işaretlerinde ikili ve üçlü noktalar çok yoğun; şiirin kendi ritmi zaten kırık olduğundan bunların azaltılması metni temizler.

Şiirin bir başka riski ise bütün insan ilişkilerini karanlıklaştırması. Dost kisvesi altında gezen ne çok yabancı var, şiirin yaşadığı tecrübe bakımından anlaşılır; fakat bütün güven ilişkilerini ihanet ihtimali üzerinden okumaya başladığımızda yara artık yalnız geçmişi değil geleceği de yönetir. Şiirin son kıtasında tam olarak bu tehlike hissediliyor: Henüz gerçekleşmemiş ihanet bile beklenmeye başlanıyor. İşte metnin psikolojik olarak en ilginç noktası burası.

Andırın Söz Yurdu Yazın Sitesinde inceleme tamamlandığında Kördüğümcü Kâmil ipleri toplamış, Yılancı Yakup koyun aramasından vazgeçmiş, Maskeci Muzaffer yüzleri kendi hâline bırakmış, Mezarcı Mecit kalbin mezarlığının kapısını kilitlemiş, Rüzgârcı Rüstem ise insan ilişkileri için hava tahmini yapılamayacağını nihayet kabul etmiştir.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri dosyayı kapatırken son hükmü şöyle düşmüştür:

Nereden bilecektik? Bilemezdik. Fakat birinin bizi aldatmış olması, bizim güvenmiş olmamızı ayıp hâline getirmez; ayıp, güveni ihanete çevirenin hanesine yazılır.

İhanetin en ağır mirası kaybettiğimiz insan değildir; ondan sonra karşımıza çıkan iyi insanlara da kuşkuyla bakmaya başlamamızdır.

Kalbin mezarlığı kalabalıklaşabilir; yine de bütün toprağı mezarlığa çevirmemek gerekir. Çünkü insanın içinde yeniden çiçeklenecek bir yer kalmalıdır.

Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR
Nam-ı Diğer Delibal
emre vehbi alkan
emre vehbi alkan, @emrevehbialkan
11.9.2026 20:25:35
5 puan verdi
Belli ki bir Şair yüreği dokunmuş. O dokunuşla da kelimeler çiçek açmış. Her okuyuşta başka bir anlam filizleniyor gibi. Ben severek okudum. Kutlarım sizi.
Hayalleryumağı
Hayalleryumağı, @hayalleryumagi
11.9.2026 19:56:15
5 puan verdi
yüreğiniz dert görmesin
tebrikler
esenlikler dilerim
Etkili Yorum
Dost Kalem
Dost Kalem, @dostkalem1
11.9.2026 19:54:58
5 puan verdi
YÜREKTEN KUTLUYORUM, USTA KALEMİNİZDEN YİNE ÇOK MANİDAR VE DUYGULU, YÜREKLERE İŞLEYEN VE DOKUNAN, ANLAM VE ANLATIMIYLA HARİKA ÖTESİ BİR ESER OKUDUM, AKICI VE ÖZGÜN ESERİNİZ HER TÜRLÜ TAKDİRDE ŞAYAN, YAZAN YÜREĞİNİZ DERT GÖRMESİN İNŞAALLAH NİCE GÜZEL PAYLAŞIMLARA SAYGILARIMLA
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL