0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
64
Okunma
Söylesene
Ben seni nasıl affedeyim;
İçimde sana kıyamayan o çocuk hâlâ diz çökmüşken ayaklarına?
Ben seni bu kadar koşulsuz, bu kadar çaresiz severken
Sen beni tek bir kelimeye bile layık görmeden sildin.
Affetmek, göğsümdeki bu bıçağı kendi elimle daha derine itmek demek.
İnancımı katlettiğin bu karanlıkta, ben seni hâlâ canım pahasına severken
Söyle, bu kanayan merhametle ben seni nasıl affedeyim?
Yüreğim hâlâ sana çok kırgın;
Çünkü kırılan tek şey ümitlerim değil, sana olan o lekesiz inancımdı.
Bir insan hem birinin her şeyi olup hem nasıl hiçbir şeyi gibi gidebilir?
Aklım kabullenmiyor bu terk edilişi, kalbimse hâlâ senin adınla çarpıyor;
İşte beni asıl mahveden, beni asıl bitiren bu korkunç çelişki.
Sana duyduğum bu devasa sevginin karşılığı, bir hiçe sayılmak mıydı?
Seni durduramayan kollarımı kesecek kadar ağır bu yük,
Yüreğim hâlâ sana çok kırgın.
Vedalaşmadan gittin aklımdan kalbimden;
Arkanı dönüp gitmek değil bu, beni kendi yokluğumun içine kilitleyip gitmek.
Bir elveda deseydin, bir son baksaydın, belki tutunacak bir acım olurdu;
Sen bana acımayı bile çok gördün, beni yarım bile bırakmadın, hiç ettin.
Şimdi odamda, sokağımda, aldığım her nefeste senin o sessiz cinayetin var.
Sana dair tek bir kötü cümle kuramazken, bu sonsuz ızdırabın ortasında
Sen hiçbir şey olmamış gibi,
Vedalaşmadan gittin aklımdan kalbimden.
Söylesene seni nasıl seveyim;
Dünyanın en güzel baharına inanmışken beni bu zifiri kışta bıraktıysan?
Sana olan sevgimden bir zerre eksilmedi, işte en çok da bundan nefret ediyorum.
Hala bir çocuk gibi yolunu gözleyen bu kalbe ne diyeyim ben şimdi?
"Gitti" bile diyemiyorum, çünkü sen hiç gitmemiş gibi duruyorsun içimde.
Bütün gururumu, bütün varlığımı ayağının altına seren bu karşılıksız sevdada,
Beni kendimden bu kadar tiksindirmişken,
Söylesene seni nasıl seveyim?
Eskisi gibi...
Artık ne gökyüzü o kadar mavi, ne de bir insana inanmak mümkün bu dünyada.
Sen sadece benden gitmedin; benim geleceğimi, ruhumun masumiyetini de götürdün.
Seni hâlâ ölesiye severken, sana bir daha asla sarılamayacak olmanın sızısı bu.
Kavuşmak zaten hayaldi, sen o hayalin kurulduğu toprağı bile kuruttun.
Kapanmayan bu yara, söylenmemiş o tek veda cümlesinin ağırlığıyla kanayacak hep.
Aşkın duruyor içimde, ama ona dokunacak bir inancım kalmadı artık...
Eskisi gibi.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.