0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
36
Okunma
Ben seni bir masalın içinden sevmedim,
Masalların bittiği yerden başladım sana.
Çünkü hiçbir tanrı,
hiçbir kehanet,
hiçbir yıldız haritası
adını taşımıyordu.
Sen,
unutulmuş bir çağın son sırrı gibiydin.
Bir gece göğe baktım;
Orion yerindeydi,
Ay yine eski yarasını taşıyordu,
takımyıldızlar binlerce yıllık sessizliklerini sürdürüyordu.
Sadece ben değişiyordum.
Çünkü seni tanıyan insan,
eskisi olarak kalamıyor.
Athena’nın bilgeliği yetmezdi seni anlamaya,
Aphrodite’nin aynası yetmezdi yüzünü taşımaya.
Sen,
tanrıçaların bile adını koyamadığı
başka bir güzelliğin tarafındaydın.
Bazen düşünüyorum;
Belki de Prometheus ateşi insanlara değil,
bir gün sana bakacak gözlere bıraktı.
Yoksa nasıl açıklanır
içimde ansızın büyüyen bu ışık?
Nasıl anlatılır,
bir insanın başka bir insanda
kendi kaderini bulması?
Ben seni sevdikçe
şehirlerin haritası değişiyor.
Köprüler başka kıyılara çıkıyor,
sular başka denizlere akıyor,
zaman başka türlü ilerliyor.
Ve dünya,
sanki seni görmeden önce
eksik yazılmış bir şiirmiş gibi geliyor bana.
Bir gün bütün efsaneler unutulacak.
Troya’nın taşları susacak,
kahramanların adları silinecek,
tanrıların heykelleri toprağa karışacak.
Ama ben inanıyorum;
Bir yerlerde,
bir rüzgârın değil,
bir yıldızın değil,
yalnızca seni sevmiş olmanın hatırası kalacak.
Ve belki o gün,
evren ilk defa
kendini tamamlanmış hissedecek.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.