1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
43
Okunma
Ah eder insan, sese dönüşmez bazen,
Suskunluk birikir, dağ olur sessizce.
Günü gelir, hesabı sorulur elbet,
Kimse dokunmadı sanır, kaldıkça gizde.
Gözyaşı akarken dökülen her damla,
Toprağa düşer ama kaybolmaz asla.
Adalet gecikir, unutuldu sanma,
Zamanın koynunda saklanır bir yaşla.
Kaçabilir misin kendi gölgenden?
Hangi tenha sokak saklar ki seni?
Yaktığın canların ahı peşinde,
Bırakmaz, bulur o karanlık seni.
Gülüşlerin eğreti, sevinçlerin yarım,
Geceleri rüzgâr adını fısıldar.
Kırdığın kalplerin enkazı üstünde,
Ettiğin yanına kalır mı sanırlar?
Ne bu dünya ebedi ne de yapılanlar,
Sessizce yazılır her bir ah, her sitem.
Yanına kalmaz bu haksızlık, bu acı,
Hesabını sorar bir gün elbet âlem.
İlahi adalet ne acele eder ne de geç kalır,
İlmek ilmek dokur kederin ağını.
Sanma ki unutuldu çekilen sancı,
Herkes yaşar bir gün kendi yaptığını.
Kulaklarında çınlar o masum çığlıklar,
Kendi kuyunda boğulursun vakit gelince.
Dünya bir yankıdır, ne verirsen onu verir;
Kaçamazsın ektiğin o zehirli tohum düşence.
Güneş doğar sanırsın karanlık dünyana,
Oysa her şafak biraz daha yaklaştırır sonu.
Sattığın dostluklar, harcadığın sevdalar,
Teker teker kapatır kaçış yollarını, o yolu.
Koyduğun engeller, kazdığın o derin kuyular,
Bir gün kendi ayağına dolanır dolambaçlı.
Güvendiğin dağlara karlar yağdığında,
Bulanır gözlerin, bakarsın yaşlı yaşlı.
Sanma ki terazi şaşar, tartmaz bu yükü,
Her zerre ölçülür, her adımın bir izi var.
Taştan kalbin bile dayanamaz o güne,
Her ahın geride bıraktığı bir enkazı var.
Zaman akıp gider, silinir sanır gafil,
Oysa defterler açık, sayfa sayfa yazılı.
Kimsenin ahı kimsede kalmaz bu handa,
Alın yazın olur o kırdığın kalbin sızısı.
Son söz söylenmedi henüz, bekle ve gör;
Rüzgâr tersine döner, fırtına kopar elbet.
Yanına kalmaz bu çaldığın gülüşler,
İlahi adalet yerini bulur, sabret...
Ufuk Güney
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.