1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
63
Okunma
Toprağın bağrına girmeden önce,
Nefsin kalesini yık da öyle git.
Mevki, makam, şöhret hepsi bir gölge,
Bir gönül pınarına ak da öyle git.
Baki değil sana şu fani alem,
Eline tutuşturulmuş bir kalem,
Silinir rütbeler, kalmaz hiç elem,
Gerçek bir iz bırak da öyle git.
Hakkı gözet, sakın incitme canı,
Vicdanındır senin asıl mekanın.
Boşuna harcama sana verilen anı,
İyilik meşalesi yak da öyle git.
Nasihat istersen zaman en büyük hoca,
Geceyi devirir, doğar bir loca.
Hesap günü gelip çattığı anda,
Alnın ak, yüzün pak olupda öyle git.
Servet dediklerin elde bir kirdir,
Toprağın altında zengin, fakir birdir
Kibirle basma hiç, bastığın yerdir,
Kendi mezarını kazıp da öyle git.
Açılan kucaklar kapansa bir gün,
Ne dostun kalır hiç, ne eski öğün.
Dünya bir nefestir, sanma ki düğün,
Kalplere nefreti aşılamadan öyle git.
Zaman rüzgar gibi savurur tozu,
Kör eder dünyalık hırs ile gözü.
Tutamayacaksan verme hiç sözü,
Eğriyi doğrudan ayır da öyle git.
Bir garip kuş olsan şu geniş bağda,
Ne izin kalacaktır ne adın dağda.
Tüm insanlık için şu son çağda,
Arkanda bir adalet bırak öyle git.
Sermaye sanma hiç ömrün gününü,
Unutma nereden geldiğin dünü.
Arkandan konuş tur hayırla ünü,
Ruhunu hırslar’a satmadan öyle git.
Gücün yetiyorsa bir düşeni kaldır,
Ağlayan bir gözün yaşını dindir.
Kötülük dediğin zehirli bir oktur,
Dostun yüreğine batırma dan öyle git.
Güneş batacak tır, kararır devran,
Boşalır saraylar, kalkar şu kervan.
Hakk’ın divanında kurulunca divan,
Kulun hakkını savunup ta öyle git.
Toprak kabul etmez zulmün yükünü,
Kurutur yaratan kötülüğün kökünü.
Dünya sofrasında son rızık günü,
Helal den bir lokma tat da öyle git...
Ufuk Güney
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.