13
Yorum
31
Beğeni
5,0
Puan
195
Okunma
Gönül tahtında bir sırla, nihân ola bana aşk
dil vîrâne her dem ayân beyan ol bana aşk
Gece hicrânda yanan kandîl-i aşkın nûrundan
alemin zerresi bir âsumân olmuş bana aşk
nefsîn perdesini araladım, düştü tenden hicâb
bir nefesle açtı gönlümde gör nice bâb-ı kitâb
Her ne gördümse O’nun nûrundan bir âyîne idi
bir suâlin cevabı oldu şu fani bana bin bir cevâb
Aşk meyi sundu sâkî, ben harâb oldum yine
nazar kıldı geçmiş düştüm türâb oldum yine
Vuslatın menzili nere,yönüm bilmem ey gönül
yolculuk için yola çıktım ,bî-hisâb oldum yine
Felek döndür demi devranını çarkın kırıla
karınca rızkına yürür, bir dem geri kalmaya
sırtında sarar zerre yük ile aşar dağ taşları misâli
kulun azmi aşk’a ise, hiçbir yük ona ağır gelmez.
bir habbe taşıyan mürg ü mâr, rızkından emin
kim bilir ? hangi kapıdandır şu gelen lutf-ı kerîm
ben de bir zerre-i âvâreyim bu alemi dergâhında
Lutfuna muhtâcım ey Rabb, sensin ancak Kerîm
ne şöhret gerekli ey beşer, ne de dünya mülkü
bir nazar kâfî sana, silinir gönülden gam yükü
seyr ü sülûkum tamam olsun bir “Hû” nefesiyle,
"nefsin arzusundan geç" bulursun Hakk’ın yolunu
ey gönül!! terk et, var Harîm-i aşka sen
vuslat geçmez nefsin kibrin içinden
bir adım at Hakk’a, bin adım rahmet gelir
kul kapısında durdukça açılır bâb-ı Kerem.
5.0
100% (22)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.