Her çocuk sanatçıdır. mühim olan büyüyünce de öyle kalabilmektir. pablo picasso
Barış Bayram KURT
Barış Bayram KURT

Hain sevgi…

Yorum

Hain sevgi…

0

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

55

Okunma

Hain sevgi…


Hain sevgi
Beni bitirdin sen.
Öyle bir gecede değil,
Öyle bir anda hiç değil…
Yavaş yavaş aldın benden ne varsa,
Önce uykularımı,
Sonra huzurumu,
Sonra gülüşlerimi…
En sonunda da kendimi.

Ben seni sevgi sandım,
Sen meğer içimde büyüyen bir yangınmışsın.
Ben sana “ömür” dedim,
Sen bana koca bir ömürlük hasret bırakmışsın.

Bir zamanlar adını duyunca
İçim ısınırdı.
Şimdi adını duymaya bile korkuyorum.
Çünkü biliyorum;
Senin adın geçtiği yerde
Benim içimde eski yaralar uyanıyor.

Ne tuhaf şey şu sevda
İnsanı hem yaşatıyor,
Hem de yaşarken öldürüyor.

Ben seni severken
Kendimden vazgeçmişim.
Senin bir tebessümün için
Koca dünyayı karşıma almışım.
Bir “nasılsın?” deyişine
Bütün kırgınlıklarımı unutmuşum.
Bir gece yanında kalabilmek için
Bin gece yalnızlığı göze almışım.

Sen ise
Bütün bunları hiç görmemişsin.

Belki gördün de
Görmezden geldin.

Belki hissettin de
Umursamadın.

Belki de ben,
Sevilmek istediğim kadar sevildiğimi sandım.

Ah be sevgi
Hain sevgi

İnsan en çok
Kendisini güvende hissettiği yerde kırılıyor.
Ben sana kalbimi açtım,
Sen gelip en hassas yerinden vurdun beni.

Şimdi geceleri
Tavana bakıp seni düşünüyorum.
Kendi kendime soruyorum:

“Acaba nerede yanlış yaptım?”

Seni fazla mı sevdim?
Yoksa kendimi yeterince mi sevmedim?

Sana çok mu güvendim?
Yoksa güvenmek zaten başlı başına bir hata mıydı?

Bilmiyorum…

Bildiklerim de artık
Hiçbir şeyi değiştirmiyor.

Çünkü sen gittin.

Ardında birkaç anı,
Birkaç fotoğraf,
Birkaç yarım cümle
Ve koca bir sessizlik bıraktın.

Şimdi ne zaman yağmur yağsa
Seni hatırlıyorum.

Ne zaman bir şarkı çalsa
İçimde sen konuşuyorsun.

Ne zaman bir çift göz
Seninkilere benzese
Kalbim bir anlığına
Eski günlere dönüyor.

Sonra hatırlıyorum…

Sen yoksun.

Ve insanın en zor öğrendiği şey buymuş:
Birinin yokluğuna alışmak değil,
Varken kurduğu hayallerin
Artık hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini kabul etmek.

Ben seninle yaşlanmayı düşünmüştüm.
Sen benim yarınlarımın içinde vardın.

Sabahlarımda vardın,
Akşamlarımda vardın.
Kurduğum evde,
Çıkacağımız yollarda,
İçeceğimiz kahvelerde,
Birlikte dinleyeceğimiz şarkılarda vardın.

Ben geleceğimi
Senin adınla yazmışım.

Sen ise
Bir gün gelip o sayfayı
Sessizce yırtıp gitmişsin.

Şimdi elimde
Yırtılmış bir hikâye var.

Ne başını yeniden yazabiliyorum,
Ne sonunu değiştirebiliyorum.

Sadece okuyorum…

Okudukça da
Canım yanıyor.

Bazen seni unutmuş gibi oluyorum.
Günler geçiyor,
Saatler geçiyor,
Hayat devam ediyor.

Gülüyorum mesela.

İnsanlarla konuşuyorum.

Dışarı çıkıyorum.

Her şey normalmiş gibi davranıyorum.

Ama sonra…

Hiç beklemediğim bir anda
Bir koku, bir şarkı, bir sokak,
Bir kelime…

Ve sen.

Yine içimde beliriyorsun.

Sanki hiç gitmemişsin gibi.

Sanki dün ayrılmışız gibi.

Sanki hâlâ
“Buradayım” diyecekmişsin gibi.

Ama yoksun.

Ve ben her defasında
Bir kez daha anlıyorum:

Bazı insanlar hayatımızdan çıkmıyor.
Sadece hayatımızın içindeki yerlerini değiştiriyorlar.

Sen artık yanımda değilsin.

Ama içimdesin.

Bir yara gibi…

Kapanmayan,
Kabuk bağlamayan,
Dokundukça kanayan bir yara gibi.

Hain sevgi

Beni bitirdin sen.

Ben senden sonra
Eskisi gibi sevemedim kimseyi.

Çünkü insan bir kere
Kalbinin kapısını sonuna kadar açınca
Ve içeri giren kişi
Her şeyi dağıtıp gidince,

Bir daha kimseye
O kapının anahtarını vermiyor.

Şimdi biri bana
“Seviyorum” dese
İçimde bir ses soruyor:

“Ne kadar sürecek?”

Biri “Gitmem” dese
İnanmak istiyorum ama
Kalbim cevap veriyor:

“Herkes gider.”

Biri bana sarılsa
Bir yanım ısınıyor,
Bir yanım korkuyor.

Çünkü ben bir zamanlar
Bir sarılmanın sonsuza kadar süreceğini sanmıştım.

Yanılmışım.

Meğer bazı sarılmalar
Vedadan önceki son sarılmaymış.

Bazı “seni seviyorum”lar
Son kez söylenirmiş.

Bazı “yarın görüşürüz”ler
Gerçekten de son görüşmeymiş.

İnsan bunları yaşarken bilmiyor.

Keşke bilse…

Keşke insan
Mutlu olduğu anın son mutlu anı olduğunu bilseydi.

Belki biraz daha sıkı sarılırdı.

Biraz daha uzun bakardı gözlerine.

Biraz daha fazla konuşurdu.

Biraz daha çok severdi.

Ben seni son kez gördüğümde
Bunun son olduğunu bilseydim
Sana söylemek istediğim her şeyi söylerdim.

“Kal” derdim.

Gururumu bir kenara bırakırdım.

“Gitme” derdim.

Belki dizlerinin dibine oturur,
Çocuk gibi ağlardım.

Ama söylemedim.

Sustum.

Çünkü bazen insan
Sevdiğini kaybetmemek için
Güçlü görünmeye çalışıyor.

Oysa bilmiyor ki
Bazı savaşlar güçlü görünerek kazanılmıyor.

Ben sustum.

Sen gittin.

Şimdi ikimizin de
Söyleyemediği cümleler
Aramızda kocaman bir mezar gibi duruyor.

Ve ben her gece
O mezarın başına gidip
Kendi kendime konuşuyorum.

“Belki döner…”

Diyorum.

Sonra başka bir ses
İçimden cevap veriyor:

“Dönse bile
Eskisi gibi olmayacak.”

İşte en acı tarafı da bu.

Bazı insanlar geri dönse bile
Kırılan şeyler eskisi gibi birleşmiyor.

Çünkü güven bir cam gibi…

Bir kere kırıldı mı
Yapıştırabilirsin.

Ama çatlakları
Hep orada kalıyor.

Ben de kaldım öyle.

Çatlak bir kalple…

Dışarıdan bakınca
Hâlâ ayaktayım.

Hâlâ gülüyorum.

Hâlâ yaşıyorum.

Ama kimse bilmiyor
İçimde kaç kere öldüğümü.

Kimse bilmiyor
Bir gecede kaç defa
Seni düşünüp gözlerimi kapattığımı.

Kimse bilmiyor
Telefonuma gelen her bildirimde
Bir anlığına sen olduğunu sandığımı.

Kimse bilmiyor
Bazen numaranı açıp
Aramak için parmağımı ekranda beklettiğimi.

Sonra vazgeçtiğimi.

Çünkü insan
Kendisine dönmeyecek birini
Aramaktan da yoruluyor.

Ve ben yoruldum.

Çok yoruldum.

Seni sevmekten değil…

Seni unutmaya çalışmaktan yoruldum.

Her sabah
“Bugün daha iyi olacağım” demekten,

Her gece
“Yarın unutacağım” diye kendimi kandırmaktan yoruldum.

Meğer unutmak
Bir karar değilmiş.

İnsan “unutacağım” deyince
Unutmuyormuş.

Sadece alışıyormuş.

Senin yokluğuna…

Sesinin olmamasına.

Mesajlarının gelmemesine.

Yanımda yürümemene.

Adımı senin ağzından duymamaya.

Ve bir gün
Bütün bunlar normal geliyor.

İşte o gün
İnsan anlıyor:

Acı geçmemiş.

Sadece insan
Acıyla yaşamayı öğrenmiş.

Hain sevgi

Beni bitirdin sen.

Ama sana yine de
Bir teşekkür borcum var.

Çünkü sen bana
İnsanların her zaman kalmayacağını öğrettin.

Her “seviyorum” diyenin
Sevmenin ne demek olduğunu bilmediğini öğrettin.

Ve en önemlisi…

Kendimi kaybedecek kadar
Kimseyi sevmemem gerektiğini öğrettin.

Belki bir gün
Gerçekten iyileşeceğim.

Belki bir gün
Adını duyduğumda içim sızlamayacak.

Belki bir gün
Seni hatırladığımda
“Ne güzel günlerdi” deyip geçeceğim.

Belki…

Ama bugün değil.

Bugün hâlâ içimde
Sana ayrılmış bir yer var.

Kimsenin bilmediği,
Kimsenin dokunamadığı,
Benim bile kapısını açmaya korktuğum
Karanlık bir oda gibi.

Orada hâlâ sen varsın.

Ve ben bazen
O odanın kapısında durup
İçeri bakıyorum.

Sonra usulca kapatıyorum kapıyı.

Çünkü biliyorum:

Sen artık benim hikâyemin
Kendisi değilsin.

Sen sadece
En güzel sandığım bölümün
En acı sonusun.

Hain sevgi

Beni bitirdin sen.

Ama bak…

Hâlâ buradayım.

Eksik,

Yorgun,

Kırgın,

Biraz da yalnız…

Ama buradayım.

Ve belki de hayatın
Bana bıraktığı en büyük ders bu:

İnsan sevdiğini kaybedebilir.

Hayallerini kaybedebilir.

Hatta kendini bile bir süre kaybedebilir.

Ama bir gün…

Kendi küllerinden yeniden doğmayı öğrenebilir.

Ben de öğreneceğim.

Seni unutmasam bile
Sensiz yaşamayı öğreneceğim.

Adını kalbimden sökmesem bile
Kalbimin geri kalanını koruyacağım.

Ve bir gün…

Bir gün biri çıkarsa karşıma,

Ona seni anlatmayacağım.

Sadece şunu söyleyeceğim:

“Bir zamanlar çok sevdim.

Çok güvendim.

Çok kırıldım.

Ama hâlâ sevecek kadar
İçimde biraz olsun umut kaldı.”

Çünkü sen beni bitirdin sanmıştım.

Meğer…

Sadece eski beni bitirmişsin.

Şimdi yeni bir ben var.

Daha sessiz.

Daha temkinli.

Daha kırgın.

Ama daha güçlü.

Ve son kez söylüyorum sana:

Hain sevgi

Beni bitirdin sen.

Ama beni tamamen öldüremedin.

Çünkü kalbimin en derin yerinde
Hâlâ küçücük bir ışık yanıyor.

Belki aşk değil artık o.

Belki umut da değil.

Belki sadece
İnsan olmanın son kırıntısı.

Ama yanıyor.

Ve ben,

O küçücük ışığa tutunup

Sensiz de olsa

Hayata devam edeceğim.

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 
Hain sevgi… Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Hain sevgi… şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Hain sevgi… şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL