8
Yorum
53
Beğeni
5,0
Puan
1097
Okunma

kıyamete beş kala bir şair
bildiğin şiirlerden çıkmayacak
imgelerin ilk halifesini görecek de
haramileri görmeyecek
cehennemin kapı kolunu kurcalayan
asiler gibi girecek içeri
çekilin! diyecek
ben ruhumun havarilerini
şah damarından vurulmuş bir atın gözbebeğinde bıraktım
şimdi her harf
kaburgama saplanmış çarmıh çivileri
idam sehpasından arta kalanları
baston yapıp dayanacak kaldırımlara
içinde akrebi sökülmüş saatler
soğumuş kömür kırıntıları
cüzdanında alt tabaka yalnızlıklara
faizle kiralanmış gülüşler
annesinin sözünü omurga kemiğine dikip fırlayacak birden
babasının sesi
örste dövülen kızgın saçakların lisanı olacak
’’kalbinin sıkı tut
düşerse eğer üstüne basarlar oğul!’’
kıyamete beş kala bir şair
gel ey gece!
omzumuza kapkara ve küstah bir ölüm giydirelim
bir denizi jiletleyip kavanoza koyalım
tuzunu bir mendile dalgasını bir tabuta saralım
kefen alalım ağıt alalım
bir avuç siyanürlü sessizlik alalım
kırmızı bir kelepçeyi halhal yapıp bileklerine
yalnızlığın alnına zakkum suyu sürelim
ceplerimizde kemik çiğneyen zifiri bir kurt olsun
cam yiyen sarhoşların kusmuk seslerini duyalım
fırlatacak kalemini şair ’’olmuyor’’ diyecek
böyle bir alfabeyle taze bir hayat çatılmıyor
ya bütün sözlükler kurşuna dizilmeli
ya da susmalı
gırtlağına sarılan son canavara teslim olmalı
kıyamete beş kala bir şair
kimliğini suratsız polislerin yüzüne tükürecek
"isim dediğin bozuk bir paradır"
cinayet ceketini ilikleyip
aynaların cenaze namazına duracak
saçlarını taramayacak
onun yerine çocukluğunun derisini soyuyor olacak
işte şu bağıran kadavra benim diyecek
şu yürüyen enkaz da
sonra üstünü başını düzeltmeden
son saniyede
felç geçirmiş bir kelimeyi kaldıracak ayağa
kırılmışlar adına
ötelenmişler adına
sesleri duvara çarpıp dönenler adına
yürekte bir Habil görüyorsun
göğsünde kanatlarını saklayan bir beyaz kuş
karşında sana benzemeyen bir insan
seviyorsun
elindeki taşı yere bırakıyorsun
ve insan oluyorsun
...
5.0
100% (21)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.