2
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
373
Okunma

şimdi sen gülünce
istasyonda bekleyen saatler
geç kalmış bütün trenleri affeder
"artık bitti." diyenlere inat
salıncaklara sütleğen sesleri asarsın
çatlamış bir narın içinden
binlerce yakut kuş havalanır göğe
kış, paltosunu
sessizce bırakıp gider kapının önüne
saatler akreplerini bırakıp
leylek sürülerine karışır
dağlar yükünü unutur
sfenks, bin yıllık bilmecesini
çocukların kahkahasına bağışlar
medusa, saçlarındaki yılanları
zeytin dallarına dönüştürür
ırmaklar ipekten örülmüş uzun saçlarını
ovaların üstüne serer
şimdi sen gülünce
şebtab gümüş bir semaver gibi geceye ışık demler
yıldızlar bir gelinin duvağına serpilmiş
boncuk taneleri gibi birbirine umut dizer
bulutlar, kozasından çıkmış melekler gibi
firuze harflerle yazılmış uzun bir ilâhiyi
yeryüzünün avuçlarına bırakır
göğün çömleğinden
zambak kokulu yağmurlar dökülür
sen gülünce
aydınlık sana benzeyebilmek için bin gece eksilir
güneş, bal peteğinden süzülen
kıvamlı bir şarkıya dönüşür
acılar camdan yapılmış bir kervan olur
simurg, henüz yaratılmamış
yarınları silkeler kanadından
yalnızlık
kendi gölgesini yiyen
siyah bir ejderha olmaktan vazgeçer
azrail
kanadındaki geceyi beyaz bir güvercine giydirir
ölüm bile kendi mezarını kazıp
hayata sığınır
_boran
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.