Yağmurlu bir pazar günü öğleden sonra ne yapacaklarını bilmeyen milyonlar, bir de ölümsüzlük isterler. susan ertz
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN

Sen gidince

Yorum

Sen gidince

( 21 kişi )

12

Yorum

33

Beğeni

5,0

Puan

269

Okunma

Sen gidince

Sen gidince

Sen gidince şehir susar, bütün lambalar birer birer söner sokaklarda,
Gece yavaşça çekilir odamın kuytu köşelerine, karanlık çöker omuzlarıma.
Masada yarım kalan o çay sessizce soğur, zaman paslı bir çivi gibi çakılır duvara,
Adımlarının yankısı silinirken caddelerden, ben yalnızlığın tam ortasında kalırım.
Pencerenin camına küser ışık, içeriye tek bir aydınlık bile sızmaz,
Rüzgâr perdeyi her savurduğunda senin adını fısıldar bu kimsesiz eve.

Hangi yöne dönsem ağır bir sessizlik, hangi eşyaya dokunsam soğuk bir yabancılık,
Gökyüzü yıldızlarını gizler benden, bulutlar ağlamak için sırasını bekler.
Bir cümlen takılır boğazımın tam ortasında; yutkunamam, konuşamam kimseyle,
Duvarda asılı duran gölgen bile hareketsizleşir, gülüşünün izi silinir zamanla.
Sen gittiğin an başlar içimdeki amansız kış, kar yağar bütün düşlerimin üzerine,
Baharın geleceğine inanacak tek bir umut bile bulamam artık ufka baktığımda.

Sen gidince ben bende kalmam ki; sökülür giderim senin ardın sıra adım adım.
Bir sesin çınlar boşlukta, bir de tam ortadan ikiye kırılmışlığım.
Sokaklar asfalta dökülmüş yapraklar gibidir, hayallerim ayaklar altında ezilir.
İçimde büyüyen bu kimsesizliği ne bir dost eli avutur ne de geçen zaman.
Eski bir plak döner durur içimde, aynı acıyı usanmadan tekrarlar,
Unutmak istediğim ne varsa daha da belirginleşir gecenin dumanlı sessizliğinde.

Ellerimi uzattığım her boşluk senin yokluğunla dolar birdenbire,
Kendi sesim bile yabancı gelir kulağıma, adını anmaktan korkarım.
Taksim’in kalabalığı bile bir çöle dönüşür, insan yüzleri silinir gözümden,
Vapurlar martılara, martılar gökyüzüne küser,
Boğaz’ın suyu karanlığa gömülür.
Her köşe başında seninle yürüdüğümüz yollar dolaşır bileklerime,
Yürüyemem ileriye; geçmişin ağırlığı çeker beni kendi derinliğine.

Bir takvim yaprağı daha düşer yere ama zaman ilerlemez sen yokken içimde.
Aylar değişse ne çıkar, mevsimler dönse ne değişir benim dünyamda?
Gündüzün geceye devrolduğu o ince çizgide hep senin hayalin durur yanı başımda,
Gözlerimi kapatsam sen varsın, açsam ardında bıraktığın kapkaranlık boşluk.
Avuçlarımda biriken sıcaklık birdenbire buz keser bu sessiz odada,
Kurumuş bir çiçek bile boynunu büker kitapların arasında.

Sana yazılmamış ne kadar şiir varsa dökülür kalemin ucundan,
Ama hiçbir dize anlatmaya yetmez bıraktığın bu uçsuz bucaksız enkazı.
Yollara bakarım sabaha karşı, belki bir ayak sesi getirir seni diye,
Çalan her kapıda yüreğim ağzıma gelir, umut sarar dört bir yanımı.
Kapı açılır; içeriye yalnız soğuk rüzgâr girer,
Ben yine derdimi boş sandalyeye anlatırım senmişsin gibi.

Sen gidince duvarlar üzerime yürür yavaş yavaş, odalar daralır, nefesim kesilir.
İçimde bir çocuk ağlar hiç susmadan, oyuncağı elinden alınmış gibi çaresiz.
Nereye gitsem, hangi şehre kaçsam ardımdan gelir bu koyu hüzün,
Çünkü ben senden kaçamam; gittiğim her yer senin yokluğunla doludur.
Aynalara baktıkça biraz daha eksilirim,
Yüzümde senden kalan sessiz bekleyiş büyür durur.

Gözlerim yorulur karanlığı taramaktan, uyku bir düşman gibi uzak durur benden.
Yastığa sinmiş kokunu arar avuçlarım, buldukça daha çok kanar içimdeki yara.
Gece yarısı saatler tam seni vurduğunda bir yangın başlar göğsümün ortasında.
Ne bir damla su söndürür bu alevi, ne zaman örtebilir üzerini küllerle.
Sabah olur, güneş doğar; ama bana hiçbir sabah aydınlık getirmez,
Çünkü senin yokluğun geceden daha karanlıktır.

Bir gün dönersin diye açık bırakırım içimin bütün kapılarını,
Belki rüzgâr sesini taşır diye dinlerim her esintiyi.
İnce bir umut kırıntısı bile yetiyor bazen ayakta kalmama,
Sonra yine susuyor dünya, yine sensizlik çöküyor omuzlarıma.
Beklemek en ağır yükmüş meğer,
İnsan en çok gelmeyeceğini bildiğini beklermiş.

Sen gidince eksilirim ben; yarım kalır başladığım bütün cümleler ve hayatım.
Bir daha hiç tamamlanmayacak bir hikâyenin son sayfası gibi kalırım ortada.
Geriye ne tutunacak bir umut kalır ne de yarınlara verilecek bir söz.
Çünkü sen gidince sadece sen gitmezsin ki yar,
Bütün mevsimler, bütün şarkılar, bütün yollar da gider seninle.
Ve ben, senden sonra yaşamayı değil; sadece nefes almayı öğrendim..

Cemre Yaman

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (21)

5.0

100% (21)

Sen gidince Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Sen gidince şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Sen gidince şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
13.8.2026 04:59:43
5 puan verdi

Sevgili Cemre
Bu şiir yüreğimi delip geçti

Sen gidince demişsin ya her mısrada bir şehir yıkılıyor
Lambalar sönüyor sokaklar susuyor gece omuzlara çöküyor
Çay bile soğuyor masada zaman duvara çakılıyor

En çok şu vurdu bana
Pencerenin camına küser ışık içeriye aydınlık sızmaz
Rüzgâr perdeyi savurdukça senin adını fısıldar bu kimsesiz eve
Yani ev bile sensiz ev olmaktan çıkıyor

Adımların silinirken caddelerden sen yalnızlığın tam ortasında kalıyorsun
Hangi eşyaya dokunsan soğuk bir yabancılık
Gökyüzü yıldızlarını saklıyor bulutlar ağlamak için sıra bekliyor

Boğazına takılan cümle konuşamamak
Duvardaki gölgenin bile hareketsizleşmesi
İçindeki kışın başlaması karın düşlerin üstüne yağması
Bunların hepsi yokluğun ağırlığı

Taksim çöle dönüyor vapurlar martılar Boğaz bile küsüyor
Yürüyemiyorsun çünkü geçmiş bileklerine dolanıyor
Takvim yaprağı düşüyor ama zaman ilerlemiyor sen yokken

En acısı da şu
Bir gün dönersin diye kapıları açık bırakmak
Her kapı çalındığında yüreğin ağzına gelmesi
Sonra içeri sadece soğuk rüzgârın girmesi
Ve derdini boş sandalyeye anlatmak

Beklemek en ağır yükmüş diyorsun
İnsan en çok gelmeyeceğini bildiğini beklermiş
Ve sonunda nefes almayı öğrenmek yaşamak değil sadece

Sevgili Cemre çok güzel yazmış
Ama s

Bu şiir bir ağıt
Ama aynı zamanda güçlü bir çığlık
Yalnız değilsin bu satırlarda ben de varım
İstersen her gece böyle dök içini ben dinlerim.

Kalemine kelamına yüreğine sağlık.
👌👌👏👏☕🙏

YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
13.8.2026 01:11:57
5 puan verdi
Ayrılığın, yokluğun ve o gitmeyen gidişlerin ağırlığı bundan daha samimi ve derin anlatılamazdı. Her dizesinde İstanbul’un o karanlık, nemli hüznü, soğuyan çayın sessizliği ve bekleyişin o ağır yükü buram buram hissediliyor.

Sadece bir ayrılık acısını değil, sevgili kişinin yokluğunda parçalanan benliğin ve zamanın işlevini yitirdiği bir varoluş krizini anlatır. Şair, "sen gidince" ifadesini bir başlangıç noktası olarak kullanarak, şehrin fiziksel ortamından içsel dünyaya kadar her şeyin nasıl dönüştüğünü katman katman işler.

Sokak lambalarının sönmüş olması, ışığın pencere camına küsmesi ve rüzgârın fısıldadığı isimler, mekânın bile ayrılıktan etkilenen canlı bir karaktere büründüğünü gösterir.

Zaman ise "paslı bir çivi" gibi çakılır; akış durur, ileriye doğru bir hareketlilik kalmaz. Bu, yas sürecinin ilk evresi olan şok ve donma halinin güçlü bir imgesidir. Taksim'in kalabalığının çöle dönüşmesi ve Boğaz'ın karanlığa gömülmesi, dış dünyanın anlamsızlaşmasını ve yalnızlığın evrenselleşmesini simgeler.



​Özellikle şu iki satır adeta kalbe dokunuyor:
​"İnsan en çok gelmeyeceğini bildiğini beklermiş."
"Çünkü sen gidince sadece sen gitmezsin ki yar; bütün mevsimler, bütün şarkılar, bütün yollar da gider seninle."


Sen gidince ben bende kalmam ki" diyerek kimlik bütünlüğünün bozulduğunu ilan eder.
Ayrılık, sadece bir kişinin gitmesi değil, şairin kendi içindeki bütünleşik yapının da dağılmasıdır. "İçimde bir çocuk ağlar" dizesi, bu kaybın yetişkinlik maskesinin altında derin bir çaresizlik yarattığını vurgular.

Aynalara bakıldığında azalma hissi, sevgilinin varlığının şairin varoluşunun bir parçası olduğunu, yokluğun ise kendinden bir parça eksilttiğini gösterir.

​Yaşamaktan vazgeçip sadece "nefes almaya" mahkûm kalmanın acısını duyuran bu dizeler, terk edilmiş bir ruhun en yalın aynası olmuş.

Umudun İnatçı Varlığı ve Çaresiz Bekleyiş
Şiirin ilerleyen bölümlerinde, karanlık bir gerçeklik karşısında inatçı bir umut belirir. Kapıların açık bırakılması, her esintiyi dinlemek ve "gelmeyeceğini bildiğini beklemek" gibi ifadeler, insanın mantığını yenen ama duygusal bağın gücünü koruyan bir bekleyiş haliyle yüzleşmesini anlatır. "Bir daha hiç tamamlanmayacak bir hikâyenin son sayfası" metaforu, hayatın yarım kalışını ve geleceğe dair sözlerin

Şiirin finalindeki "sadece nefes almayı öğrendim" ifadesi, tüm bu acı yolculuğun nihai sonucudur. Hayatın anlamı, renkleri ve mevsimleri sevgiliyle birlikte gitmiştir. Geride kalan, biyolojik bir devam olan nefes alma eyleminden ibarettir. Bu, trajedinin zirvesidir; yaşamak ile hayatta kalmak arasındaki ince çizginin tamamen silindiği anı yakalar.

Şiir, acıyı sadece bir duygu olarak değil, mekânı, zamanı ve benliği yeniden şekillendiren bir güç olarak ele alır.

Her dörtlük, kayıp hissini farklı bir boyutta (fiziksel, zamansal, psikolojik) keşfederek okuyucuyu o karanlık odada, soğuyan çayın yanında baş başa bırakır

Yüreğinize sağlık; hüzünlü fakat bir o kadar da göz alıcı bir şiir.
Mehmet Salih Demirsoy
Mehmet Salih Demirsoy, @olumunesevenler
12.8.2026 23:28:23
5 puan verdi
Gün şiirim seçtim kutlarım değerli dost kalem sevgili dost yürek iyi geceler diliyorum şiirle kalınız şiirlerde buluşmak dileğiyle
ben YEP
ben YEP, @benyep
12.8.2026 22:39:02
5 puan verdi
Duygusu ve anlatımı çok güçlü bir şiir okudum.
Emeğinize sağlık...
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
12.8.2026 21:27:44
5 puan verdi
Tutkulu bir aşkın tükenmesi sonunda seveni ne hallere düşüreceğini sevdiğine ileten bir gönül sesiydi. Doğal imgelerle harika bir aşk ve sevda seslenişiydi. Cemre üstademin kalemine selam ile hayırlı geceler diliyorum

Hikmet-Metin
Hikmet-Metin, @hikmet-metin
12.8.2026 19:05:41
5 puan verdi
Yokluğun ağırlığını şehirden odaya, bir çay bardağından Boğaz’ın karanlığına kadar taşıyan, oldukça yoğun ve duygu yüklü bir şiir. Özellikle “Sen gidince ben bende kalmam ki” dizesi, ayrılığın insanın kendi içinden de eksilmesi hâlini çok güçlü anlatıyor. Yüreğinize sağlık, kaleminiz daim olsun.
İhalil
İhalil, @ihalil
12.8.2026 18:46:52
Selamün aleyküm sevgili Ceren hanım kardeşim! Her zaman ki bir şiirinizi daha okumanın keyfini yaşıyorum.
Ne mutlu sevdalı asil gönlünüze ve güçlü kaleminize...
Vallahi her şiirinizi büyük bir keyifle okuyorum.
Ne zaman Ceren Yaman isimli bir şiirinizi görsem okumak için sabırsızlanıyorum.
şiirlerinizin her cümlesi birbirinden manidar...
Her cümlesi övülmeyi yüzde yüz hak ediyor.
İyi ki sizi tanıma şansına sahipim.
Ben kolay kolay her şiiri okumam ve beğenmen
Şiirleriniz benim şiirlerim gibi epey uzun ama sizin imzanızı taşıyorsa mesele yok.
Bazı cümleleriniz bir doktora tezine konu olabilecek kadar çok derin mana içeriyor.
Her şey gönlünüzce olsun!
Allah siz yaşadıkça yar ve yardımcınız olsun!
Allah kaleminizi pür daha kavileştirsin!
Rabbim size hayırlı güzel rahmani mutluluklar la dopdolu uzun ömürler versin!
Tercanlı24
Tercanlı24, @tercanli24
12.8.2026 17:13:52
5 puan verdi
bir yangın başlar göğsümün ortasında.
yarım kalır başladığım bütün cümleler ve hayatım.
KUTLUYORUM EMEĞİ
Güzel bir çalışma olmuş Beğeniyle okudum
Kaleminize ve yüreğinize sağlık
Selamlar saygılar bıraktım
Hayalleryumağı
Hayalleryumağı, @hayalleryumagi
12.8.2026 16:53:44
5 puan verdi
mükemmel
tebrikler
esenlikler dilerim
ramazancelik
ramazancelik, @ramazancelik
12.8.2026 16:38:13
5 puan verdi
sevilen kişinin gidişiyle başlayan derin yalnızlık, çaresizlik ve hayatın tamamen anlamını kaybetmesidir.
emre vehbi alkan
emre vehbi alkan, @emrevehbialkan
12.8.2026 16:19:53
5 puan verdi
Harika bir şiir okudum. Yürekten kutluyorum sizi güzel insan. Başarılarınız daim ilhamınız ölümsüz olsun. İki katlı şehrimden selamlar gönderiyorum çokça…
(sahaf)
(sahaf), @-sahaf-
12.8.2026 16:02:21
Şiirine yorum yapmayacağım seni tanimam ama okuyorum sende ricam tavsiyem bu kadar çok şık ara ile şiir yayınlama okuyanlar seni okuyanları yorma zaman değerli kendini ve duygularını eskitme 12 şer saat ara ile yayınla bir düzene sok dost tavsiyesi seni anlayıp okumalarını istiyorsan dinlenme payı ver okuyucularına
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL