6
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
75
Okunma

Sen gidince şehir susar, bütün lambalar birer birer söner sokaklarda,
Gece yavaşça çekilir odamın kuytu köşelerine, karanlık çöker omuzlarıma.
Masada yarım kalan o çay sessizce soğur, zaman paslı bir çivi gibi çakılır duvara,
Adımlarının yankısı silinirken caddelerden, ben yalnızlığın tam ortasında kalırım.
Pencerenin camına küser ışık, içeriye tek bir aydınlık bile sızmaz,
Rüzgâr perdeyi her savurduğunda senin adını fısıldar bu kimsesiz eve.
Hangi yöne dönsem ağır bir sessizlik, hangi eşyaya dokunsam soğuk bir yabancılık,
Gökyüzü yıldızlarını gizler benden, bulutlar ağlamak için sırasını bekler.
Bir cümlen takılır boğazımın tam ortasında; yutkunamam, konuşamam kimseyle,
Duvarda asılı duran gölgen bile hareketsizleşir, gülüşünün izi silinir zamanla.
Sen gittiğin an başlar içimdeki amansız kış, kar yağar bütün düşlerimin üzerine,
Baharın geleceğine inanacak tek bir umut bile bulamam artık ufka baktığımda.
Sen gidince ben bende kalmam ki; sökülür giderim senin ardın sıra adım adım.
Bir sesin çınlar boşlukta, bir de tam ortadan ikiye kırılmışlığım.
Sokaklar asfalta dökülmüş yapraklar gibidir, hayallerim ayaklar altında ezilir.
İçimde büyüyen bu kimsesizliği ne bir dost eli avutur ne de geçen zaman.
Eski bir plak döner durur içimde, aynı acıyı usanmadan tekrarlar,
Unutmak istediğim ne varsa daha da belirginleşir gecenin dumanlı sessizliğinde.
Ellerimi uzattığım her boşluk senin yokluğunla dolar birdenbire,
Kendi sesim bile yabancı gelir kulağıma, adını anmaktan korkarım.
Taksim’in kalabalığı bile bir çöle dönüşür, insan yüzleri silinir gözümden,
Vapurlar martılara, martılar gökyüzüne küser,
Boğaz’ın suyu karanlığa gömülür.
Her köşe başında seninle yürüdüğümüz yollar dolaşır bileklerime,
Yürüyemem ileriye; geçmişin ağırlığı çeker beni kendi derinliğine.
Bir takvim yaprağı daha düşer yere ama zaman ilerlemez sen yokken içimde.
Aylar değişse ne çıkar, mevsimler dönse ne değişir benim dünyamda?
Gündüzün geceye devrolduğu o ince çizgide hep senin hayalin durur yanı başımda,
Gözlerimi kapatsam sen varsın, açsam ardında bıraktığın kapkaranlık boşluk.
Avuçlarımda biriken sıcaklık birdenbire buz keser bu sessiz odada,
Kurumuş bir çiçek bile boynunu büker kitapların arasında.
Sana yazılmamış ne kadar şiir varsa dökülür kalemin ucundan,
Ama hiçbir dize anlatmaya yetmez bıraktığın bu uçsuz bucaksız enkazı.
Yollara bakarım sabaha karşı, belki bir ayak sesi getirir seni diye,
Çalan her kapıda yüreğim ağzıma gelir, umut sarar dört bir yanımı.
Kapı açılır; içeriye yalnız soğuk rüzgâr girer,
Ben yine derdimi boş sandalyeye anlatırım senmişsin gibi.
Sen gidince duvarlar üzerime yürür yavaş yavaş, odalar daralır, nefesim kesilir.
İçimde bir çocuk ağlar hiç susmadan, oyuncağı elinden alınmış gibi çaresiz.
Nereye gitsem, hangi şehre kaçsam ardımdan gelir bu koyu hüzün,
Çünkü ben senden kaçamam; gittiğim her yer senin yokluğunla doludur.
Aynalara baktıkça biraz daha eksilirim,
Yüzümde senden kalan sessiz bekleyiş büyür durur.
Gözlerim yorulur karanlığı taramaktan, uyku bir düşman gibi uzak durur benden.
Yastığa sinmiş kokunu arar avuçlarım, buldukça daha çok kanar içimdeki yara.
Gece yarısı saatler tam seni vurduğunda bir yangın başlar göğsümün ortasında.
Ne bir damla su söndürür bu alevi, ne zaman örtebilir üzerini küllerle.
Sabah olur, güneş doğar; ama bana hiçbir sabah aydınlık getirmez,
Çünkü senin yokluğun geceden daha karanlıktır.
Bir gün dönersin diye açık bırakırım içimin bütün kapılarını,
Belki rüzgâr sesini taşır diye dinlerim her esintiyi.
İnce bir umut kırıntısı bile yetiyor bazen ayakta kalmama,
Sonra yine susuyor dünya, yine sensizlik çöküyor omuzlarıma.
Beklemek en ağır yükmüş meğer,
İnsan en çok gelmeyeceğini bildiğini beklermiş.
Sen gidince eksilirim ben; yarım kalır başladığım bütün cümleler ve hayatım.
Bir daha hiç tamamlanmayacak bir hikâyenin son sayfası gibi kalırım ortada.
Geriye ne tutunacak bir umut kalır ne de yarınlara verilecek bir söz.
Çünkü sen gidince sadece sen gitmezsin ki yar,
Bütün mevsimler, bütün şarkılar, bütün yollar da gider seninle.
Ve ben, senden sonra yaşamayı değil; sadece nefes almayı öğrendim..
Cemre Yaman
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.