0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
14
Okunma

Göz bebeklerimde asılı kaldı yüzün.
Dilimde ise adın.
Bir yudum nefes gibiydin,
içime çektiğim.
Gitme dedim...
Çünkü bu koca şehir sensiz olur bir enkaz.
Binalar ayakta ama içi boş.
Çünkü bu sokaklar adımlarına olur hasret.
Kaldırım taşları bile "nerede" diye sorar.
Eğer gidersen,
pusulasını şaşırır bu seven garip yürek.
Kuzey diye bir şey kalmaz bende.
Karanlığa teslim olur loş odalar.
Ampul yansam da zifir olur.
Kasvete dönüşür geceler.
Saat 3 olur, 4 olur, sabah olmaz.
Rüyamda bile bu yürek adını heceler.
Uyurken bile "gel" der.
Nolur gel!
Bak gölgem bile küser benden.
Aynaya bakıyorum, yarım çıkıyorum.
Hadi dön.
Bilemezsin arkanda bıraktığın boşluğu.
Bir oda değil, bir ömür boşalıyor.
Bir takvim yaprağı gibi kopuyor ömrümden ömrüm.
Her gün bir yaprak daha... sensiz.
Gitme.
Odamdaki saat seninle durur.
Akrebim yoruldu, yelkovan hasretine kilitlenir kalır.
Tık... tık... diye değil,
"gel... gel..." diye atıyor.
Nolur veda cümlesi kurma artık.
"Hoşçakal" kelimesi zehir bana.
Bu streste ömrüm erir.
Gelmezsen bu beden çürür.
Bu gönül yalnızlığa sığınır.
Yastığımda kokun, penceremde hayalin üşür.
Sabahları kimse açmaz perdeyi.
Seni götüren yollara isyanım.
Niye götürdü seni benden diye.
Sana yol gösterene sitemkarım.
Keşke göstermeseydi o yolu.
Hadi gel.
Yalnız kalmasın bu seven yaralı gönül.
Sensiz ıssız geceler.
Sensiz soğuk yataklar.
Sensiz anlamsız sabahlar.
Geri dön...
Son kez diyorum:
Geri dön.
Dinçer Dayı
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.